Amerika, Avrupa kıtasının gayr-ı meşru çocuğu. Keşke Batılı kâşifler, bu şer odağı kıtayı hiç bulmasaydı. Masum Kızılderililer ilkel fakat tabii, zararsız hayatlarına devam edebilseydi. İnsanlık çok daha huzurlu bir hayat yaşayacak, bu kadar derin acılar çekmeyecekti. Kıtaya adım atan ‘beyaz göz’, orada da cinayetler işledi. Milyonlarca Kızılderili ve Afrika’dan taşınan zenci, gaddarca vahşice katledildi.
Bu kıtanın en azgın, acımasız, ağzı salyalı, gözü kanlı ülkesidir ABD. Emperyalizmin eski temsilcisi İngiltere, İkinci Dünya Harbi’nden sonra misyonunu ABD’ye devretti. Haçlı zulmü artık oradan devam edecekti. Kovboy, elindeki kanlı kılıcıyla yetinmedi, Siyonist zırhı da üstüne giydi. Japonya’da iki şehre attığı atom bombalarıyla yüzbinlerce insanı öldürenler, gözlerini Orta Doğu’ya dikti. Kirli tezgâh kuruldu, kanlı plan yapıldı ve İsrail terör örgütü...
Cumartesi günü ailece bir tanıdığa iftara gidiyorduk. Haberi yolda aldım. Dünyanın baş belası olan ABD ve İsrail, İran’a saldırmıştı. Haydut devlet ve ipini tuttuğu lanetli şeytan, sivilleri hedef almış ve Minab şehrinde Şaceri Tayyiba İlkokulu’nu bombalamışlardı. Gazze’de 75 bin can onlara yetmemişti. Alçakların iğrenç saldırısı sonucu, 160 küçük kız çocuğu şehit düşmüştü. O akşamdan bu yana katillere lanetler okuyoruz. Bu korkunç olayın dünyada yankı uyandırmaması ne kadar hazin! Batı’da olsa herkes ayağa kalkardı.
ABD, ortağı İsrail ve Avrupa’nın kibirli, nobran, günahkâr ülkeleri İngiltere, Fransa ve Almanya Gazze’de kan döktüler, canilere destek oldular. Bu suç şebekesi, Filistin topraklarında hayattan kopardıkları canlarla yetinmedi. Şimdi İran’la birlikte diğer İslam ülkelerine gözlerini dikti. Müslümanları birbirlerine düşürmenin sinsi hesabı yapılıyor. Tek kurtuluş yolu olan “İslam Birliği” idealine yanaşmayan Arap ülkeleri, kendileri için kurulan tuzağı göremiyorlar.
ABD dünyadaki bütün kötülüklerin anası, tezgâhçısı, kışkırtıcısı, takipçisi ve baş müsebbibi. Aziz vatanımıza yıllar önce musallat olan terör örgütleri PKK, DAEŞ ve FETÖ’nün hamisi, bu habis ülke değil mi? Amerika’nın paraya ve güce tapan, hiçbir kutsalı tanımayan kibir anıtı yöneticilerine bakıyorum. İnsandan başka her şeye benziyorlar. Zira merhametten, sevgiden, anlayıştan ve insani bütün değerlerden mahrumlar. Kendilerini dünyanın sahibi, diğer insanları da köleleri gibi görüyorlar. ABD-İsrail, yeryüzünde huzursuzlukların ve felâketlerin başlatıcısı, çıban başı! Cahit Külebi, 1949’da yazdığı “Biz ve Amerika” adlı şiirinde, bu zalim ülkeyi çarpıcı biçimde şöyle tanımlıyor: “Biz de karaderiliyiz onlara göre/Tarla çapalayan, pamuk toplayan, tütün kıran./Ağızsız dilsiz koyunlar gibi/Sancılanınca bağıramayan./Bizim de nasırlı ellerimiz/Çalıştığınca alamayan./Bizim de var türkülerimiz, ama/Taş atılmış kuşlar gibi perişan./Bir mendil kiraz aldım eve götürdüm,/Çocuklarım dört yanıma üşüştü,/Yeni doğmuş birer taydılar/Anasının memesini arayan./Bizim de nasırlı ellerimiz/Çalıştığınca alamayan./Biz de karaderiliyiz onlara göre/Tarla çapalayan, pamuk toplayan, tütün kıran.”
Bugün dünyada en çok nefret edilen ülkeler ABD ve İsrail. Yapılan araştırmalarda, her ikisi de Türkiye’mizde hiç sevilmiyor. Hakiki şairler feraset ve basiret sahibi olur, tehlikeyi sezer, hakikati cesaretle haykırmaktan çekinmezler. Cahit Külebi “Amerika” şiirinde de, bu ülkenin yüzyıldan beri insanlığın canına nasıl kastettiğini, masumların kanını nasıl hoyratça akıttığını bundan yarım asır önce, 1971 yılında mertçe, cesaretle yazmıştı. Bu hakikatli şiiri okuyup üstünde uzun uzun düşünmek gerekiyor: “Önce Kristof Kolomb buldu Amerika’yı,/Sonra biz./Umutlar azaldı, günden güne, mutluluklar/Ve ekmeğimiz./Bir çocuk ağlarsa dağ başında/Gözyaşında Amerika akar./Vurdularsa birini, kanı şorladıysa/Bilin ki o kurşunlarda Amerika var./Kişi kişiye köle tutulduysa, asıldıysa/Darağaçlarında Amerika var./Ama biz yine de direneceğiz/Sonuncumuza kadar.”
Hiroşima’da, Nagazaki’de, Vietnam’da, Irak’ta, Afganistan’da, Suriye’de, Filistin’de, Gazze’de akan bütün masum kanlarda bu haydut devletin suçu, vebali, günahı vardır. İsrail terör örgütünü kurdurup Müslümanların üstüne salan odur. Peki, yaptıkları bütün bu cinayetler cezasız mı kalacak? Hiç sanmıyorum. Nasıl bir zamanlar Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği, yine Müslümanların, Türklerin ve bütün insanlığın canına kastedip daha sonra paramparça olduysa, ABD’nin de parçalanıp dağılması çok yakındır. Bunu göreceğiz inşallah. Yeter ki yeryüzüne dağılmış ve 57 devlet kurmuş olan 2 milyarlık Müslüman kitle, şuurlanıp birlik ve beraberlik ruhuna sahip olsun. O zaman ABD ve hempaları ile birlikte Rusya da Çin de zulüm yapamayacak, mazlumları katledemeyeceklerdir. Doğu Türkistan’daki, Kırım’daki kardeşlerimiz de gerçek hürriyetlerine kavuşacaklardır. Bu mezalimi önlemenin tek yolu “İttihad-ı İslam” fikriyatı ve gücüdür. Başka çaremiz yok! Rabbim bize o kutlu birliğin sağlandığı güzel günleri göstersin inşallah. Bediüzaman’ın müminlere bahar meltemi gibi gelen müjdesini unutmayalım: “Ümitvar olunuz! Şu istikbal inkılabatı içinde en gür sada İslam’ın sadası olacaktır!”