Prof. Avram Galanti’nin ecnebî Yahûdi akademisyenler listesi

Prof. Avram Galanti, Türkler ve Yahudiler; Tarihî, Siyasî Tetkik ünvânlı kitabının birkaç sayfasını, Kemalist Üniversite’de vazîfe verilen ecnebî Yahûdi akademisyenlere tahsîs etmiştir. Türkiye’ye nasıl kabûl edildiklerini kısaca îzâh ettikden sonra, onlardan, 1935’te İstanbul ve Ankara Üniversitelerinde çalışmakta olan 56’sının ismini ve kürsülerini kaydediyor:

“1933 de Cumhuriyet Hükûmeti ilme daha büyük bir kıymet vermek maksadiyle Darülfünunu ıslâh etmeğe karar vermiş ve bunun için İsviçreli Profesör Malche’i İstanbula davet etmiştir.

“O zaman, İstanbul Üniversitesinde, bugün Tıb Fakültesi Pathologie profesörü ve Pathologie Enstitüsü müdürü Filip [Philipp] Schwartz vardı. ‘Hariçte ihtiyaç içinde bulunan Alman âlimleri cemiyetine’ (Notgemeinschaft Deutscher Wissenschaftler im Ausland) mensup olan Schwartz, Maarif Vekili ve Malche ile münasebatta bulunarak işsiz kalan Alman profesörleri meyanında yeni Üniversite için profesör intihap etmek faydalı olacağını izah etmiş, izahatı kabul olunmuş ve bu iş kendisine havale edilmiştir. Schwartz, vakit kaybetmeden profesör seçmek işine girişmiştir. […] [İşsiz kalmış] âlimlerin adedi 1.202 olup yüzde doksanı Yahudi ve yüzde onu Hitlerizmi hoş görmiyen Hıristiyan idi. En evvel, bu âlimlerden istifade eden Türkiye ve Birleşik Amerika devletleri olmuştur. Bunlardan her biri kırkar profesör almıştır. 1935 de İstanbul Üniversitesinde asistan dahil olduğu halde elli altı ilim adamı vardı. (Bu malûmat, Une crise dans le monde universitaire adlı broşürden alınmıştır. Londra 1935.)

“İstanbul Üniversitesinde bulunmuş ve bulunan yabancı Yahudi profesörlerin isimleri şunlardır:

“Tıp Fakültesi: Prof. Braun (Bakteriyologie), Prof. Julius Hirsh (Sıhhat), Prof. Igersheimer (Ophtalmologie; 1937 senesinde Kahirede toplanan göz hastalıkları kongresinde İstanbul Üniversitesini temsil etmiştir), Prof. Kantorowicz (Diş tababeti), Prof. Lipchitz (Biyologik kimya), Prof. Liepmann (Gynécologie), Prof. Löwenthal (Histologie ve Embriologie), Prof. Nissen (Cerrahlık; 1933 senesinde Vaşingtonda toplanan Cerrahlık kongresinde İstanbul Üniversitesini temsil etmiştir), Prof. Obendorfer (Umumî ve tecrübeli Pathologie), Prof. Ph. Schwartz (Patologik Anatomi), Prof. Winterstein (Fizyologie), Prof. Haurowitz (Biyologik kimya), Prof. Hellmann (Otologie – Laryngologie), Prof. Ruttin (Otologie – Laryngologie), Prof. Frank (Dahilî klinik), Prof. Sgalitzer (Radiologie), Prof. Peterfi (Histologie), Dr. Stelnitz (Dahilî lâboratuar), Bayan Dr. Ottenstein (dozent) (Cild marazları), Dr. Ladewig (Kanser Enstitüsü), Dr. Weissglass (Radiologie), Dr. Reininger (Radiologie), İlmî Yardımcı Dr. Silberstein (Bactériologie).

“Hukuk Fakültesi: Prof. Ernst Hirsch (Ticaret Hukuku), Prof. Honig (Hukuk felsefesi ve Ceza hukuku), Prof. Neumark (Siyasî Ekonomi [Économie politique: İktisâdiyât]), Prof. Strupp (Beynelmilel Hukuk), Prof. Isaac Alfred (Siyasî Ekonomi), Prof. Andre Schwartz (Roma Hukuku).

“Edebiyat Fakültesi: Prof. Spitzer (Romanologie), Prof. Auerbach (Romanologie), Prof. Peters (Psychologie), Prof. Süssheim (Şark lisanları), Prof. Gottschalk (Üniversite kütüphanesi işleri).

“Fen Fakültesi: Prof. Brauner (umumî Nebatat), Prof. Heilbronn (Hususî Nebatat), Prof. Dember (Umumî Fizik), Prof. Freundlich (Astronomie), Prof. Gleisberg (Astronomie), Prof. Mises (Umumî Matematik), Prof. Reichenbach (Tabiî Felsefe), Prof. Prager (Hususî Matematik), Prof. Rosenthaler (Pharmaceutik), Prof. Arndt (Umumî Kimya), Prof. Herzog (Sınaî Kimya), Prof. Gross (Sınaî Kimya), Bayan Prof. Geiringer (Matematik), İlmî Yardımcı Bayan Löwe (Umumî Kimya), Dr. Hirsch (Biyologik kimya)

“Ankara Üniversitesinde bulunmuş ve bulunan yabancı Yahudi Profesörler: Prof. Landsberger (Sumerologie), Prof. Gerngross (Teknologie Kimyası), Prof. Ruben (Hindologie).

“Bunlardan maada aşağıdakiler Devletin muhtelif hizmetlerinde bulunmaktadır: Dr. Baeher (Sağlık Bakanlığı serologie enstitüsü müd.), Dr. Bodenheimer (Küçük ziraatler muallimi), Prof. Eckstein (Nümune hastahanesi çocuk hastalıkları Dr.), Prof. Melchior (Nümune hastahanesi cerrahı), Prof. Laqueur (Nümune hastahanesi tabiî tedavi tabibi), Dr. Franz Hillinger (Maarif vekâleti mimarı), Karl Erbert (Ankara Musiki Konservatuarı rejisörü). Bu zat [Karl Erbert], Hitler idaresinin başlangıcına kadar Berlin Operası umum müdürü idi.” (Prof. Avram Galanti, Türkler ve Yahudiler; Tarihî, Siyasî Tetkik, İstanbul: Tan Matbaası, 1947, ilâveli ikinci baskı -ilk baskısı 1928’de, Osmanlı harfleriyle-, s. 135-138)

Türkiye Hahambaşılığı Vakfı: “Prof. Schwartz, 200 civârında bilim insanı ve çeşitli san’at dallarından göçmenlerin Türkiye’ye gelişini sağladı”

Türkiye Hahambaşılığı Vakfı’nın İnternet Sitesinde, Prof. Philipp Schwartz hakkında şu îzâhat bulunuyor:

“Philipp Schwartz, 19 Temmuz 1894 tarihinde Macaristan’da dünyaya gelmiştir. Anne ve babası da Macaristan doğumlu, ikisi de Yahudi kökenlidir. Schwartz’ın uzmanlık alanı patoloji olup, meslek icrası da üniversitede Patoloji Profesörlüğüdür.

“1920-33 yılları arasında Frankfurt Üniversitesi Patoloji Enstitüsü’nde çalışmıştır. 1927-33 yılları arasında aynı enstitüde Genetik Patoloji ve Patoloji Anatomisi dalında profesör olarak görev yapmış, Nazi rejimi uygulamalarından dolayı Mart 1933’te İsviçre’ye kaçmak zorunda kalmıştır. 1933-45 yılları boyunca, kendisinin kurduğu Yurtdışındaki Alman Bilim Adamları için Acil Yardım Birliği’nin başkanlığını yürütmüştür. Ekim 1933’te ilk görüşmeler için aldığı çağrıyla Türkiye’ye gitmiş ve süreç içinde 200 civarında bilim insanı ve çeşitli sanat dallarından göçmenlerin Türkiye’ye gelişini sağlamıştır.

Prof. Schwartz’ın kızı: “Atatürk, inanılmaz bir teklifle [imdâdımıza] yetişti”

“Schwartz, Hitler’in Yahudi vatandaşlara yönelik uygulamalarının başlamasıyla ilk tehlikeye girenlerden biri olarak apar topar ülkeden ayrılarak, İsviçre’ye, kayınpederi doğa bilimci Sinai Tschulok’un yanına gitmiştir. Aynı sıralarda Türkiye’de bulunan Albert Malche’nin çalışmalarından, Mayıs 1933’te bir arkadaşının kendisine gönderdiği mektupla haberdar olmuştur. Arkadaşı, Malche’nin Türkiye’de yürüttüğü çalışmayı ve kendisiyle iletişime geçebileceğini söyledikten sonra, Malche’nin Yahudi olmadığını da bilgi olarak eklemiştir. Schwartz, İsviçre’ye vardıktan iki ay sonra, Nazi rejiminin sebep olduğu kitle çılgınlığının mağdur ettiği bilim insanlarının yer aldığı uzun bir listenin eline geçtiğini aktarmaktadır. Kendisinin kurduğu Yurtdışındaki Alman Bilim Adamları için Acil Yardım Birliği’ne, Zürcher Zeitung isimli gazetede birliğin kurulduğunun ilan edilmesiyle başvurular ardı ardına gelmiştir. Aynı sırada, Atatürk’ün Türkiye’de başlattığı üniversite reformundan haberdar edilmesini kızı Susan Ferenz Schwartz “Bunlarla aynı anda Atatürk inanılmaz bir teklifle yetişti” diyerek ifade etmektedir. […]

“Türkiye, Schwartz’ın organizasyonel yönünü dikkate almış, bu göç hareketini kendisiyle çalışarak yönetmiştir. Schwartz da, daha 1933 yılında ilk görüşmeden sonra, kendisine iletilen tıp alanındaki ihtiyaçlar doğrultusunda, titiz bir çalışma yürütmüş, çok iyi referanslı olan adayları arayıp bulmuştur. Nitekim Türkiye’nin o dönemki ihtiyaçları çerçevesinde, Türkiye’ye göç edenler arasında tıp alanından kişiler çoğunlukta olmuştur. […]

Rockefeller Vakfı’nın yardımı

“Schwartz, göç hareketini organize ettiği ilk dönemde hemen bu vakıfla [Rockefeller Vakfı’yla] da iletişime geçmiş ve Türkiye’ye göç konusunda desteğini istemiştir. Talebini, Türk Hükümetinin, göç etmelerine yardımcı olmak için elinden geleni yaptığını, olabildiğince işlerini kolaylaştırdığını, fakat Rockefeller Vakfı desteğinin bu konumdaki göçmenlerin saygınlığını arttıracağını ifade ederek iletmiştir. Schwartz’ın bu talebi Vakfı harekete geçirmiş, destek sağlamaya yönlendirmiştir. Vakıf, 1934 yılı başlarında ise Türkiye’deki bu göçmenlerin uyumunu ve üniversite reformu konusundaki katkılarını incelemek üzere bir denetçi göndermiştir. […]

(https://www.turkyahudileri.com/content-page.php?lang=tr&page=alman-profesorler&category=) (22.11.2025)

Türkiye Hahambaşılığı Vakfı’nın İnternet Sitesinden… Nazi Totaliter Rejiminin işsiz bıraktığı Yahûdi akademisyenlerin imdâdına Kemalist Totaliter Rejim yetişiyor…

***