Evvelâ imâmın telk̆înlerini dinledi; sehpâda Kelime-i Şahâdet getirdi; rûhunu öylece Müslüman ve mazl̃ûm olarak teslîm etti! Rabb’imiz mağfiret etsin! Rûhu şâd olsun!

“2 hücumbot hazırdı. Birisinde Menderes, diğerinde de ben… Çok yağmurlu bir havaydı. […] İmralı’ya vardık sonra. İskeleden indik. Adanın amirinin, savcısının odasına götürdüler. Odada kararı tebliğ ettiler… […]

“ ‘İmamla görüşmek ister misiniz?’ dediler Menderes’e. ‘5 dakika görüşeyim’ dedi. Küçük bir oda vardı, oraya girdiler. Beyaz gömleği de orada giydirmişlerdi. İmam telkinde bulunmuştu. Odadan çıktıktan sonra idam sehpasının bulunduğu alana doğru gittik.

“Sehpaya çok rahat çıktı. İlmeği geçirirken resim çektim. Daha sonra hoca ‘Tekbir getirelim’ dedi. Beraber tekbir getirdiler. Sonra Menderes ipte dönmeye başladı…” (Astsubay İsmail Şenyüz’ün şahâdeti; Yeni Şafak / Derin Tarih, 9.2.2017; https://www.gzt.com/tarih/idamin-fotografcisi-51-yil-sonra-konustu-menderesin-son-anlari-2610490; 30.3.2026)

Foto (11)-1

(Cavit Akgün, Demirören Haber ajansı, Muğla, 17.9.2021; https://www.dha.com.tr/gundem/menderesin-idamini-fotograflayan-senyuz-15-20-gun-uyuyamadim-1849083; 30.3.2026)

Îdâm ânlarının resmî fotoğrafçısı Astsubay İsmail Şenyüz’ün şahâdetine nazaran, Menderes, son ânlarında, vazîfeli imâma bakarak, Kelime-i Şahâdet getirirken… Rabb’imizin Huzûruna, Müslüman ve mazl̃ûm olarak çıktı… Allâh ganî ganî rahmet etsin! “Ameli kâsır olanı nesebi ileri götürmez!” Sahîh Îmân ve sâlih amel karşısında nesebin bir hükmü yoktur!

***

Astsubay İsmail Şenyüz’ün -Menderes’in îdâm ânlarına dâir- 2010’daki mülâkatı

Her ne kadar günümüzde, İnternet’ten, Menderes’in îdâm fotoğraflarını çeken Astsubay İsmail Şenyüz’le 2017 ve 2021’de yapılmış iki mülâkata ulaşılabiliyorsa da, bunlardan evvel, onunla, 2010’da Zaman gazetesinin muhâbiri Abdullah Kılıç tarafından yapılmış uzunca bir mülâkat mevcûddu. (http://www.zaman.com.tr/pazar_once-menderesi-astilar-sonra-gazinoda-kutlama-yaptilar_1041051.html; 19.9.2013)

Maâlesef, şimdi bu sayfaya girilmek istendiğinde şu îkâzla karşılaşılıyor:

“Zaman.com.tr, 29/07/2016 tarihli ve 2016/826 D. İŞ Sayılı ANKARA GÖLBAŞI SULH CEZA HAKİMLİĞİ kararıyla erişime engellenmiştir.”

Şenyüz’ün, 17 Ekim 2010’da neşredilen bu mülâkatından, rahmetli Adnan Menderes’in îdâm ânları hakkında biraz daha fazla mâl̃ûmât ediniliyor. Ayrıca, sonraki mülâkatlarında dile getirdiği bâzı vâkıaların burada da ifâde edildiği, böylece bunların birbirini têkîd ettiği görülüyor. Şenyüz’ün şahâdetine nazaran:

Menderes’in Yassıada’daki odasında, baş ucunda iki Mushaf bulunmaktaydı… Îdâm, (Türk örfüne mugâyir olarak) öğleden sonra 14.30 civârında infâz edildi… Menderes, hâl̃siz, perîşan vazıyette olmasına rağmen îdâm karârının teblîğini tevekkülle karşıladı; onlara, büyük bir rûh asâleti içinde: “Allâh Milletimize zevâl̃ vermesin!” niyâzıyle mukâbele etti… O elîm ânlarda dahi telâşa kapılmadı, etrâfındaki insanlara hep nezâketle davrandı… Îdâm sehpâsına doğru yürürken ve sehpâya çıkarken de metânetini muhâfaza etti… Kâtillerinden orada bulunanlar, onun îdâmından sonra, kendi aralarında sevinc tezâhüründe bulundular… Kemend boynunda, yana bakarken çekilmiş resmi, onun, İmâmla berâber Kelime-i Şahâdet getirdiği ânı tesbît ediyor… Rabb’ine karşı tam bir teslîmiyet hâletirûhiyesi içindeydi… Sük̃ûnetle, Kelime-i Şahâdet getirerek ölümü göğüsledi…

Ne mutlu ona! Veyl onun kâtillerine!

Foto (12)-1

Emekli Astsubay İsmail Şenyüz’le Zaman gazetesi muhâbiri Abdullah Kılıç tarafından 2010’da yapılan ve bugün ulaşılamıyan mülâkat…

***

Şenyüz’ün 2010 mülâkatından seçtiğimiz pasajlar aşağıdadır:

Îdâm sehpâsına giderken arkadan çekilen resmin hik̃âyesi

“Menderes ile İmralı'ya indik. Ben önüne geçip fotoğraf çekmeye başladım. Menderes, iki askerin kollarında yürüyordu. Arkasında ise subaylar vardı. Hemen beni uyardılar. ‘Önden çekme, arkadan çek, biz görünmeyelim.’ diye... Çünkü arkadan gelenlerin hepsi subay. Kimisi İrtibat Bürosu'ndan, MBK'dan, kimisi 1. Ordu'dan, içinde hakimler de var. Onlar görünmesin diye önden çekilmesini istemediler. İdam işini sivil idarenin yaptığını anlatmak istiyorlardı. Ama ben şoka girmiştim. Çekemiyordum. Birisi ‘çeksene’ diye bağırınca o son yolculuk fotoğrafını çekebildim ancak...

Foto (13)-1

(Vatan, 27.5.1960, 3. baskı, s. 1)

(https://www.nadirkitap.com/27-mayis-1960-vatan-gazetesi-3-baskisi-adnan-menderes-yakalandi-istanbulda-mudahalenin-izleri-efemera40248917.html; 26.6.2026)

(Tercüman, 28.5.1960, s. 1)

(https://x.com/tariharsivi/status/471212914855391232; 3.7.2026)

Esâs îtibâriyle, “halka mâl̃ olmamış Kemalist İnk̆ilâblar”dan uzaklaşarak “Müslümanlara yaklaştığı” ve onların üzerindeki ağır baskıyı nisbeten hafîflettiği için Menderes’e ve ik̆tidârına cephe alan Sabataî Cemâatinin kâhir ekseriyeti, (Siyonist, Farmason, Frenk müttefîk̆leriyle berâber) sinsi sinsi hazırladıkları 27 Mayıs 1960 İhtilâlini coşkun sevinc tezâhürleriyle karşıladılar…

Ahmet Emin Yalman, çığlık çığlığa haykırıyor: “Allahın bugünü de varmış!” Ve her zamânki Münâfıklığıyle Milletimiz nâmına konuşuyor: “Halk, silâhlı kuvvetlerimizi, büyük sevinçle bağrına bastı… Bütün evler ve müesseseler bayraklarla donatıldı… Yurtta bayram havası esiyor…”

Hâl̃buki, devirdikleri ik̆tidâr, takrîben iki buçuk sene evvelki Teşriî Seçimlerde (27 Ekim 1957), 9.250.949 mûteber reyden 4.497.811’ini (%48,62’sini) alarak halkın devâmında hayır gördüğü bir ik̆tidârdı…

Kapanî Nazlı (Çavuşoğlu) Ilıcak ile Kemal Ilıcak’ın gazetesi de, Cemâatin aynı fikriyât ve hissiyâtına tercümân oluyor: “Milletçe bayram sevinci içindeyiz… Bayar, Menderes, bütün vekiller, mahut Tahkikat Komisyonu üyeleri dün nezaret altına alındılar… Meclis feshedildi… Üniversite açılıyor… Kısa zamanda yeni seçimlere gidilecek… Rektör Ord. Prof. Dr. Sıddık Sami Onar ve arkadaşları yeni anayasayı hazırlıyorlar… Hâdise bütün dünyada çok müsbet karşılandı… Yabancı radyolar Türkiyede ordunun başardığı bu hareketi takdirle andılar…”

***