Nazi Fırkası’nın 1937 Nürnberg Kongresi

Nazi Fırkası, 9. Nürnberg (Frz. Nuremberg) Emek Kongresini, 6-13 Eylûl 1937 târihlerinde akdetmişti… (https://en.wikipedia.org/wiki/Nazi_Party_rally_grounds; 1.1.2025; https://fr.wikipedia.org/wiki/Congr%C3%A8s_de_Nuremberg; 6.1.2026)

Mezk̃ûr Kongre, Türkiye matbûâtında fazla akis bulmadı. Gazeteler, onu, umûmiyetle, müteferrik haberler arasında bahis mevzûu ettiler. Sâdece Cumhuriyet ve Ulus gazetelerinde ondan nisbeten genişçe bahsedildiği dikkati çekiyor.

7 Eylûl 1937 târihli Cumhuriyet’te, “Nürenberg kongresi bugün açılıyor… Bolşevizm aleyhtarı sergi dün büyük merasimle açıldı…” başlıklı haber, “Kongrenin içtima edeceği büyük stadyomda duvarlara asılan devâsa bayraklar” alt yazılı bir resmin refâkatinde, birinci sayfada başlayıp yedinci sayfada devâm ediyor. 8 Eylûl 1937 târihli Cumhuriyet’in üçüncü sayfasında, iki sütûn üzerinden, “Nazi kongresi açıldı… Kongrede okunan Hitlerin beyannamesinde İtalyan-Alman teşriki mesaisi tebarüz ettiriliyor…” başlıklı geniş haber ile aynı sayfada, yine iki sütûn üzerinden “Musolini-Hitler mülâkatının hedefi… İki devlet Şefi Avrupaya ve Cemiyeti Akvama, Roma-Berlin mihverinin her zamankinden daha kuvvetli olduğunu göstermek istiyorlar…” başlıklı, bâzı İtalyan gazetelerinin manşetlerini ihtivâ eden bir resim refâkatindeki tafsîlâtlı haber dikkati çekiyor. (Birinci haberde, Hitler’in -Wagner tarafından okunan- Beyânnâmesi naklediliyor.) 9 Eylûl 1937 târihli Cumhuriyet’in üçüncü sayfasındaki “Nürenbergte kültür günü ve nutuklar” başlıklı haberden, Kongrenin ağırlıklı mevzûlarının, (işsizlikle mücâdeledeki muvaffak̆iyete ilâveten) Almanya’daki kültürel terak̆k̆î ve Bolşevizmle mücâdele olduğu anlaşılıyor:

“Nasyonal sosyalist partisinin kongresi münasebetile bugün Nürenberg’de kültür günü küşad edilmiştir. Bu münasebetle Alfred Rosenberg, doktor Goebbels, M. Hitler birer nutuk irad ederek kültür sahasında Almanyanın terakki ve inkişaflarını anlatmışlar ve genclik teşkilâtlarının ehemmiyetini tebarüz ettirmişlerdir.

“Bu münasebetle, erkek ve kızlardan mürekkeb 40 bin Alman gencinin iştirakile Hitlerin önünde büyük bir geçid resmi yapılmıştır. […]

“Nürenberg’de açılan bolşevizme karşı sergide, bolşevizmin bu dünyayı ateşe verdiğini gösteren grafikler [resimler, şemalar] asılmıştır. Bu grafikler[de] isyan, grev ve sair faaliyetlerle bolşevizmin kutub civarındaki İslanda adası da dahil olmak üzere bütün memleketlerde yangın çıkardığı gösterilmektedir. Grafiklere göre kızıl yangın alevlerinden yalnız Almanya ve İtalya masun kalmışlardır.” (Cumhuriyet, 9.9.1937, s. 3)

Ulus gazetesi ise, sâdece 8 Eylûl 1937 târihli nüshasının bir ve beşinci sayfalarında, Anadolu Ajansı mahrecli ve “Nurenberg kongresinde B. Hitler iç ve dış politikayı anlattı… Alman Devlet Reisi Almanya’nın barış arzularından bahsediyor…” başlıklı haberiyle, Nürnberg Kongresini uzun uzadıya bahis mevzûu ederek Hitler’in Nutkunun neredeyse tamâmını naklediyor.

Bu haberlerden istidlâl edilebilir ki, Tan ile Cumhuriyet arasında münâkaşa edilen Goebbels’in nutkunda, “dâvâmız” tâbiriyle kasdedilen, “Bolşeviklikle mücâdele”dir; yoksa Sertel’lerin iddiâ ettikleri gibi, Nazilik ve Nazi cereyânının revâc bulması değildir… Sertel’ler ile Yalman’ın, Goebbels’in sözünü metin bütünlüğünden kopararak alabildiğine istismâr ettikleri anlaşılıyor…

Zekeriya Sertel, Goebbels’in Nürnberg hitâbesi hakkındaki fıkrasıyle, münâkaşanın ilk kıvılcımını çakıyor

Goebbels’in Nürnberg Nutkunun üzerinden bir ay geçmişken onu ilk def’a kalemine dolıyan, Zekeriya Sertel’dir. Ancak bir ay sonra ondan bahsetmesine sebeb, Nutkun muhtevâsından henüz haberdâr olabilmeleri imiş. İddiâsınca, Nutukta üzerinde durduğu tek cümlede kasdedilen, daha başka memleketlerle berâber Türkiye’de de “Faşizm dâvâsının muvaffak̆iyetle ilerlemesi”:

“Nuremberg’te toplanan Nazi kongresinde söylenen nutukları telgraflar bize kısaca verdiler. Şimdi gazetelerde tafsilâtını okuduğumuz bu nutuklardan Goebbels’in nutkunda bizi alâkadar eden bir cümleye rastladık. Almanya Propaganda Nazırı diyor ki:

‘Davamız Lehistanda, Avusturyada, Yugoslavyada, Bulgaristan, Yunanistan ve Türkiyede muvaffakıyetle ilerlemektedir.’

“Almanların Orta Avrupa ve Balkanlarda kuvvetli bir propaganda teşkilâtına malik olduklarını ve bu memleketleri gerek iktisaden, gerek siyaseten ele geçirmek için çalıştıklarını biliyoruz.

“Fakat Faşizm davasının Türkiyede muvaffakıyetle ilerlediğini söylemekten kastedilen mânayı anlamadık. Goebbels ne demek istiyor? Yani Türkiyede nazizim yayılıyor ve taraftar mı kazanıyor/ Türkiye nazizme doğru mu gidiyor?

“Anlamadık. Biz kimsenin dahilî işlerile alâkadar olmuyoruz. Almanya istediği rejimi kabul edebilir. Fakat onun da bizim dahilî işlerimize karışmasına tahammül edemeyiz ve lâkayt kalamayız. Nazi davasının Türkiyede muvaffakıyetle ilerlemesine çalışmaları, bizim dahilî işlerimize karışmaktan başka bir şey ifade etmez.

“Almanya Propaganda Nazırı, lûtfen bu cümle ile ne demek istediklerini izah ederler mi?” (M. Zekeriya, “Günün Meseleleri: Ne Demek İstiyorlar?”, Tan, 13.10.1937, s. 5)

Hâlbuki, Tekin Erer’in tesbîtiyle de, bahis mevzûu olan, Türkiye ve daha birkaç memlekette “Faşizmin” değil, Komünizmle mücâdelenin mesâfe kat’etmesidir:

“Goebbels, Nürnberg'deki kongrede irad ettiği nutkunda, Nasyonal Sosyalist Almanya'nın otoriter bir devlet halinde Komünizm cereyanlarına karşı açmış olduğu mücadelede yalnız kalmadığını isbat etmek isterken, ‘Dâvamız, Lehistan'da, Avusturya'da, Bulgaristan'da, Sırbistan'da, Türkiye'de muvaffakıyetle yürütülmektedir.' demiştir.” (Tekin Erer, Basında Kavgalar, İstanbul: Rek-Tur Kitap Servisi, 1965, s. 30)

(Târih sırasıyle: Tan, 13.10.1937, s. 5; Tan, 14.10.1937, s. 1; Tan, 16.10.1937, s. 1; Tan, 17.10.1937, s. 5)

Goebbels’in Nürnberg Nutku’nda Türkiye’nin zikredildiği cümlenin etrâfında Tan ile Cumhuriyet arasında cereyân eden şedîd kalem münâkaşasının ilk yazısı, M. Zekeriya Sertel’in 13 Ekim 1937 târihli Tan’da neşredilen “Ne Demek İstiyorlar?” başlıklı fıkrasıdır… Müteâk̆ib günlerde, münâkaşa, kızışmış, hakâretâmîz ithâmlar, hücûmlar mâhiyetini almıştır…

***

Yalman, Türklük maskesiyle hücûma geçiyor

Goebbels’in tahrîf edilmiş iddiâsına ikinci hücûm, ama bu def’a çok daha keskin bir üslûbla ve Türklük kisvesine bürünmüş olarak, Ahmet Emin Yalman’dan geliyor… Yalman, 14 Ekim 1937 târihli Tan'da neşredilen “Türkiyede Yalnız Türk Davası Yürür” başlıklı makâlesiyle, Goebbels’in Türkiye’yle alâkalı cümlesine dâir münâkaşayı, günün mes’elesi hâline getiriyor… Başmakâlesinde, Goebbels'in iddiâsını reddetmekle kalmıyor, bu meyânda efk̃ârıumûmiyeyi Almanya aleyhine tahrîk ediyor…

Mûtâd vechiyle, mürâîce, daha doğrusu Münâfıkça kaleme alınmış makâlesinin “Türkiye'de Yalnız Türk Dâvâsı Yürür” şeklindeki başlığından kasdettiği, Kemalizm dâvâsıdır. İddiâsına nazaran, bu “millî ideol̃oji” sâyesinde, Türkiye efk̃ârıumûmiyesi, Nazi propagandasına karşı âdetâ aşılıdır ve Kemalist Rejim, bu topraklarda, “Türk Dâvâsı”ndan başka bir dâvâya hayât hakkı tanımaz. Hele ki Almanya’ya karşı hâssaten müteyakkızdır… O Almanya ki Türkiye'yi, eskiden beri, kendine muâdil ve hürmete şâyân bir müttefîk̆ olarak görmemiş, hattâ, büyük bir saygısızlıkla, bu memleketten, “Enverland” diye bahsetmiş, dahası, Almanya'ya ilticâ etmiş Tal̃at Paşa'yı öldüren Ermeni tedhişçisi, Alman Mahkemesi tarafından berâat ettirilip kendisine bir kahraman muâmelesi yapılmıştır…

Bu meyânda, bütün Cemâatiyle berâber saflarında yer almamışlar gibi, İttihâd ve Terak̆k̆î Komitası’nı Türkiye’yi “Almanya’nın yedeğinde” Harbe soktuğu için zâhiren tenk̆îd ediyor… Hâlbuki hedefleri, bu sâyede, Osmanlı’nın topyek̃ûn tasfiyesi idi; nitekim emellerine nâil oldular…