Apak’ın zikrettiği Veritas Âzâları nîçin Dumont’un listesinde yok?
Prof. Dr. Paul Dumont’un (Lübnan, 1945) naklettiği Veritas Locası Âzâları arasında, Modyano (Modiano) hâric, Üstâd-ı Âzam Kemalettin Apak’ın zirettiği hiçbir isim geçmiyor. (Apak, Modiano’nun şahıs adını kaydetmemiş; Dumont’un listesinde iki farklı Modiano var: Vita ve İsaac Modiano…)
Makâlesini Fransa Meşrik̆-i Âzamı’nın Arşivinde araştırma yaparak hazırlıyan Dumont’un îzâhatına nazaran, “bütün Loca mensûblarının kayıdlı olduğu senelik cetveller, mezk̃ûr Arşivde mevcûd değil.” (Les tableaux annuels où étaient recensés tous les membres de l’atelier ne figurent malheureusement plus dans les dossiers conservés au siège du Grand Orient de France.) Mâmâfih, orada, “her namzedin tekrîs edilmek için doldurmak mecbûriyetinde olduğu talebnâmeler muhâfaza edilmiştir” ve o, zikrettiği Âzâ isimlerini bu vesîkalardan hareketle tesbît etmiştir. (À la place des tableaux de loge on peut cependant avoir recours aux demandes de diplôme qui semblent, eux, avoir été intégralement conservés. -Les candidats à l’initiation devaient obligatoirement remplir des demandes de diplôme.-) (Dumont 2013: 67)
Dîğer taraftan, verdiği şu bilgi de büyük ehemmiyeti hâizdir:
O, Fransa Meşrik̆-i Âzamı’nın Arşivinde, peş peşe Veritas Locası Üstâd-ı Muhteremleri olan İsaac Vita Modiano’nun 24 Mart 1906 ve David J. Cohen’in 26 Şubat 1908 târihli iki mektubuna rastlamıştır. Bunlarda, mezk̃ûr Üstâd-ı Muhteremler, bir zâbıta baskınıyle Locanın Arşivinde arama yapılması hâlinde, Fransa Meşrik̆-i Âzamı’nın müdâhelede bulunmasını ricâ ediyor ve bu meyânda, her ihtimâl̃e karşı, Arşivlerini -bilhâssa yüksek resmî makâmlar işgâl̃ eden- bâzı Âzâlarının başına derd açabilecek tehlikeli evrâktan temizlediklerini ifâde ediyorlar… (…Deux lettres datées respectivement du 24 mars 1906 et du 26 février 1908 et adressés par le vénérable du moment -Isaac Vita Modiano en 1906, David J. Cohen en 1908- au secrétariat du Grand Orient de France. Ces lettres ont toutes deux le même objet: elles sollicitent l’intervention de l’obédience au cas où une perquisiton serait opérée dans les archives de la loge. Chemin faisant, elles précisent que lesdites archives ont été déjà purgées de tous les papiers qui risquaient de compromettre certains membres de l’atelier. Il ressort des deux lettres en question que c’étaient surtout les fonctionnaires du gouvernement qui se trouvaient en danger.) (Dumont 2013: 70)
Âşikâr ki Dumont’un, Fransa Meşrik̆-i Âzamı Arşivinde, Üstâd-ı Âzam Kemalettin Apak’ın listesindeki isimlerle karşılaşmamasının sebebi budur. Nitekim, benzeri bir tedbîre Emanuele Carasso’nun Macedonia Risorta Locası’nda da mürâcaat edildiğini ve mezk̃ûr Locanın matrikül kayıdlarında Kâzım Nami Duru, Ali Fethi Okyar, Mustafa Kemâl gibi şahsıyetlerin isimlerine bu sebeble rastlanmadığını biliyoruz. (Bu mes’eleyi, mevsûk bilgilerle, şu araştırmamızda aydınlatmış bulunuyoruz: Mustafa Kemâl’in İsmi Nîçin Loca Matrikülünde Yok; Yeni Söz, 7.2 – 15.4.2018, her gün tam sayfa 68 tefrika.)
Binâenaleyh Üstâd-ı Âzam Kemalettin Apak’ın kendi Mason Birâderlerinin şifâhî şahâdetlerine istinâden derlediği aşağıdaki isimlerin Dumont’un listesinde bulunmaması şaşırtıcı değildir:
- Bahriye Nazırı Midillili Ahmed Cemâl̃ Paşa;
- Fâik Süleyman Paşa (Köprülü, 1876 – Kafkas Cephesi, 30.8.1916, Harput Mez.) (Veritas Locası’nda tekrîs edilip bilâhare 1910 – 1912 ve 1915 – 1916’da Üstâd-ı Âzam olan bu 33 Dereceli Farmasonu mübârek “Şehîd” sıfatıyle yâdedenler, Müslümanlıklarını sorgulamalıdırlar!);
- İsmâil Canbolat;
- Mustafa Doğan;
- Nissim Masliyah (Manisa, 1878 – Beyrut, 16.9.1931, Ulus Sefarad Mez.; 1908 ilâ 1918 senelerinde üç devre Meclis-i Meb’ûsân’da İzmir Meb’ûsu);
- Kolağası Dr. Fâik;
- Mustafa Necib (23 Ocak 1913’teki “Bâb-ı Âlî Baskını esnâsında vuruldu”);
- Hoca Fehmi Efendi (İhtilâlden sonra Gümülcine Meb’ûsu ve Kemalettin Apak’ın “yakın akrabâsı”).
Tal̃at Paşa, Nak̆î Yücekök ve Mehmed Câvid Bey, birden fazla Locada faâliyet gösteriyorlardı
Kemalettin Apak, yukarıdaki isimlerle berâber şu bilgiyi de, Mason Birâderlerinden şahsen öğrenmiştir:
“Talât Paşa ve Naki Bey bu Mahfilde de [Veritas] âza idiler ve burada da vazife almışlardı.” (1958: 38)
Apak’ın, İTK’nın çekirdek kadrosuna mensûb Tal̃at Paşa ile Nakî̆ Bey’in (Yücekök) hem Macedonia Risorta’da, hem de Veritas’da faâliyet gösterdiğine dâir verdiği bilgi şâyân-ı dikkattir. Bunun sebebi, herhâlde, İhtilâli tahakkuk ettirmek için farklı Obediyanslara tâbi Localar arasında koordinasyonu sağlamaktır.
Muhtemelen, bu vazıyette olan başka şahsıyetler de mevcûddu. Meselâ İspanya Meşrik-ı Âzamı’na tâbi olan Perseverancia Locası müntesibi Mehmed Câvid Bey de, Macedonia Risorta’nın çalışmalarına “sık sık iştirâk etmekteydi.” (Angelo Iacovella, Gönye ve Hilâl; İttihat-Terakki ve Masonluk, Müt.: Tülin Altınova, İstanbul: Tarih Vakfı Yurt Yl, 2005, ss. 39-40)
İtalyan Akademisyeni Iacovella, bilvesîle ve Jacques Thobie’nin “Jeunes Turcs et haute finance (Jön Türkler ve Yüksek Mâliye)” başlıklı makâlesinden naklen, İTK’nın “beynelmilel yüksek mâliye âlemi”yle münâsebetlerinin (bilâhare, 1909-1915’de Şûrâ-i Âlî-i Osmânî Âmir-i Hâkim-i Âzam Muâvini, 1915-1918’de Meşrik-ı Âzam-ı Osmânî Üstâd-ı Âzamı ve Mâliye Nâzırı) Mehmed Câvid Bey’in murâkabesi altında olduğu husûsuna da dikkati çekiyor:
“İttihad ve Terakki’nin üyeleri arasında, uluslararası sermaye hareketlerine bağlı sorunların gerçekten bilincinde olan kişilerin sayısı çok azdı. Burada başlıca görev, 1909’dan 1918’e kadar, Cemiyet’in en önemli kişilerinden biri olan Cavid Bey tarafından üstlenilmiştir. Maliye kulislerinde ya da nazırlığında, Müslüman olmuş Selanikli Musevi (dönme), mason Cavid Bey, uluslararası finans piyasasının, özellikle de Fransız, İngiliz ve Alman bankacıların ayrıcalıklı muhatabıydı.” (Iacovella 2005: 39-40)
Gölgede kalmış bir başka Komitacı: Kaymakam, Muallim, Meb’ûs Nak̆î Yücekök
İttihâdcı (ve bilâhere Kemâlperest) Mehmet Nak̆î Yücekök’ün -Mehmet Tal̃at Paşa’yle berâber- hem Macedonia Risorta, hem de Veritas Locası’nın faâliyetlerine iştirâk̃ etmesinden, onun İhtilâlde oynadığı büyük rol̃ tahmîn edilebilir. İtalya Meşrik̆-i Âzamı’na tâbi Macedonia Risorta Locası’nda, Tal̃at Paşa’dan yedi ay sonra tekrîs edilmiş, bu Locada têsîs edilen İttihâd ve Terakkî Komitası’nın müessis kadrosunda yer almıştır. Kendisinden üç buçuk sene sonra da, talebesi Mustafa Kemâl, aynı Locada tekrîs edilecek ve o da, İTK’nın lider kadrosuna dâhil olacaktır.
İtalyalı Yahûdi müellifesi Iacovella’nın Gönye ve Hilâl isimli kitabına dercettiği Macedonia Risorta Locası Âzâ Listesi’nde, Mehmet Nak̆î Yücekök, “Nak̆î bin Ahmed” ismiyle zikrediliyor. Bu kayda nazaran, o, 1865 doğumludur, (12 Haziran 1903’te tekrîs edilen Dâvâ arkadaşı Mehmet Talat Paşa’dan yedi ay sonra) 12 Ocak 1904’te tekrîs edilmiştir, mesleği muallimlikdir ve Nâzilli doğumludur. Doğum yeri hâric, verilen dîğer bilgiler doğrudur. Nasliç doğumlu olduğu hâlde Nâzilli’de doğmuş gösterilmesi, bir yanıltmaca olsa gerekdir.
Çok sonraları, “Totaliter Şef”, kendi Rejimini têsîs ettiği zamân, onu üç devre Meb’ûs tâyîn etmişti: III. Teşriî Devrede Elâziz, IV ve V. devrelerde Muş Meb’ûsu… Bu sebeble, TBMM Albümü’nde onun da muhtasar tercümeihâl̃i mündericdir:
“Nakyettin Bey (Mehmet Naki Yücekök) –
“CHF – SCF – Müstakil.
“Nasliç / Makedonya. 1866, [Ebeveyni:] Ahmet [ve] Penbe. Harp Okulu [Harbiye Mektebi]. [Bildiği diller:] Fransızca, Rumca. [Mesleği, vazîfeleri:] Askerlik. Kaymakam [“Yarbay”]. Selânik Askerî Rüştiyesi Fransızca Öğretmeni. 42. Selânik Redif Alayı Kumandanı. Selânik Jandarma Alayı Komutanı. 51. Alay Komutanı. Giresun Reji Müdürü. İstanbul İnhisarlar Başmüdiriyeti 1. Şube Müdürü. III. Dönem Elaziz, IV. Dönem (Ara Seçim) ve V. dönem Muş Milletvekili. Evli, 2 çocuk.
“Ölüm Tarihi: 02.02.1947.” (TBMM Albümü; 1. Cilt: 1920-1950, Ankara: TBMM Yl., Haziran 2010, s. 281)
4 Şubat 1947 târihli Cumhuriyet’in üçüncü sayfasında intişâr eden vefât îlânında, kendisinin ebeveyninin, eşinin, kızının, dîğer yakınlarının isimleri zikredilmemiş, sâdece “Yargıtay İkinci Başkanlarından Haydar Yücekök’ün babası” olduğu belirtilmiştir:
“Emekli asker, eski Elâzığ ve Muş milletvekili Yargıtay ikinci başkanlarından Haydar Yücekökün babası NAKİ YÜCEKÖK vefat etmiştir. Cenazesi Büyükadadan bugün motörle Sirkeci rıhtımına saat 11 de çıkarılarak öğle namazı Beyazıd camiinde kılındıktan sonra Edirnekapı Şehidliğine defnedilecektir.”
Bu îlândan, kendisinin, son demlerini Büyükada’da geçirdiği anlaşılıyor.
Kızı Fatma Lemân Hanım’ın vefât îlânından hem bu ikinci çocuğunun, hem eşinin (Hatice Hanım) ve torununun (-bilâhare Prof.- Ahmet Yücekök), hem de dîğer birkaç akrabâsının isimleri öğreniliyor:
“TBMM 1’inci [doğrusu: III ilâ V.] dönem milletvekillerinden Mehmet Naki Yücekök ve Hatice Yücekök’ün kızı, merhum Haydar Naki Yücekök’ün kızkardeşi, Doç. Dr. Ahmet Yücekök’ün halası, Samiha, Burhan ve Seyfi Yalçınçıray’ın küçük halası, Kamu Yararına Çalışan Topkapı Sarayı Müzesini Sevenler Derneği’nin fahrî üyesi FATMA LEMÂN YÜCEKÖK Hanımefendi 5 Şubat 1986 Çarşamba günü Tanrı’nın rahmetine kavuşmuştur. Aziz naaşı, 12 Şubat 1986 Çarşamba günü öğle namazını müteakip Sultanahmet Camii’nden alınarak Edirnekapı Şehitliği’nde toprağa verilecektir. Nur içinde yatsın. Âilesi” (Milliyet, 12.2.1986, s. 6) (Kendisiyle 1972’de görüşen -aynı Cemâatten- H. R. Öymen’in aşağıda nakledeceğimiz makâlesinde, Fatma Lemân Hanım, “Sözen” soy adıyle zikrediliyor. Bilâhare eşinden boşanmış olsa gerek…)
18 Ağustos 1962 târihli Milliyet gazetesinde neşredilen teşekkür îlânından, “Emekli Yargıtay Daire Reisi” Haydar Naki Yücekök’ün 1962 Ağustos’unda vefât ettiği ve eşinin Nefise Hanım olduğu anlaşılıyor.
Nefise Hanım, “Türkiye’nin ilk kadın hâkimlerinden (hâkimelerinden) biri”… 1968’de “Yargıtay tetkik hakimliğinden” emekli olunca, “İzmir-Urla’nın Torasan mevkiinde” bir çiftlik kuruyor ve 1986’daki vefâtına kadar ömrünün son 18 senesini “Hâkime Hanım Çiftliği” ismini verdiği çiftliğiyle meşgûl̃ olarak geçiriyor.
Sonra, çiftliğin idâresini, Haydar Naki / Nefise Yücekök çiftinin oğlu, Siyâset Prof. Dr. Ahmet Naki Yücekök ve eşi Mesrure Hanım devralıyorlar. Çiftlik, hâlen, organik zirâat usûlüyle, mandalina ve “enginar, kekik, zeytinyağı, buğday, nohut, çilek, böğürtlen, yonca” yetiştiriyor. Çiftliğin başında artık Emine Yücekök bulunuyor. (https://hakimehanimciftligi.com/biz-kimiz/; 12.9.2026)
Nak̆î Yücekök âilesinin dîğer akrabâlık bağları, Diş Hekîmi İkbal Sirmen Hanım’ın vefât îlânında görülüyor:
“Merhum Muhlis Ethem Ertem ile merhume Melek Ertem’in kızları, merhume Mesrure Berkmen ile merhum Fikret Ertem’in kızkardeşleri, merhume Dr. Hakkı Berkmen, Melek Ataman, Dr. Muhlis – Nuran Ertem’in teyze ve halaları, Meziyet – Melih Koral, Mesrure – Ahmet Yücekök, Münir Berkmen, Ayşin – Bülent Tuşiray, Yeşim Ertem’in büyük teyze ve halaları, Mukaddes ve Mustafa Somer’in büyükleri, Seyfettin Öcal’ın dünürü, merhum Hasan Sirmen’in eşi, Tuncay Erkam’ın kayınvalidesi, Sedef Erkam’ın babaannesi, Avukat Coşkun Erkam’ın annesi İKBAL SİRMEN (Diş hekimi) 27.8.1988 tarihinde vefat etmiştir. Cenazesi 30.6.1988 Perşembe günü Şişli Camii’nde kılınacak öğle namazını müteakip Zincirlikuyu Mezarlığı’na defnedilecektir. Âilesi.” (Milliyet, 29.6.1988)