Modern dünyada şiddet çoğu zaman gizlenir, örtülür, inkâr edilir. Ancak İsrail’de artık şiddet gizlenmiyor; aksine teşvik ediliyor, ödüllendiriliyor ve normalleştiriliyor. Son günlerde İsrail’in aşırı sağcı televizyon kanallarından biri olan Kanal 14’te yayımlanan ve Arap medyası tarafından aktarılan bir haber, bu gerçeği tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi: Filistinlilere yönelik saldırılar için açık bir “fiyat listesi” yayımlandı.
Bu listede, bir Filistinlinin aracını yakmanın, evini tahrip etmenin, ağır saldırıda bulunmanın ve hatta öldürmenin karşılığı kalem kalem belirlenmiş ödüllerle duyuruluyordu. İsrail pasaportu taşıyan, 1948 topraklarında yaşayan Filistinliler, adeta ödül avına çıkarılmış hedefler haline getirildi. Bu yayın, sıradan bir medya provokasyonu değil; toplumsal şiddeti örgütleyen, teşvik eden ve meşrulaştıran sistematik bir zihniyetin tezahürüdür.
Özellikle vurgulamak gerekir ki bu çağrı, Batı Şeria veya Gazze için değil; İsrail sınırları içinde yaşayan Filistinlilere yöneliktir. Yani hedef alınanlar, hukuken İsrail vatandaşı sayılan, vergisini ödeyen, kamusal hizmetlerden sınırlı da olsa yararlanan insanlardır. İsrail devletinin resmî söyleminde “İsrail Arapları” olarak adlandırılan bu topluluk, fiiliyatta güvenlik tehdidi, demografik risk ve iç düşman olarak kodlanmaktadır.
Son bir hafta içinde 20’den fazla Filistinlinin öldürülmesi, onlarca evin ve aracın yakılması, bu çağrıların sahadaki yansımasıdır. İnsanlar artık evlerinden çıkamaz hale gelmiş, gündelik hayat korku ve tedirginlik üzerine kurulmuştur. Bu tablo, münferit saldırılarla veya bireysel nefret suçlarıyla açıklanamaz. Burada açık bir örgütlü şiddet politikası vardır.
Batı Şeria’da yıllardır süren yerleşimci şiddeti, İsrail’in işgal politikalarının doğal sonucu olarak sürdürülmektedir. Ancak bugün yaşananlar, yeni ve çok daha tehlikeli bir aşamaya işaret etmektedir: İsrail içindeki Filistinli varlığının tasfiyesi. Amaç, bu topluluğu yıldırmak, göçe zorlamak, ekonomik ve sosyal olarak çökertmek ve zamanla demografik dengeyi tamamen değiştirmektir.
Araç yakmalar, ev kundaklamaları ve cinayet çağrıları bu politikanın araçlarıdır. Ödül sistemi ise bu şiddeti sıradanlaştırmakta ve toplumun geniş kesimlerini suça ortak etmektedir. Bir toplumda öldürmenin, yakmanın ve yıkmanın fiyatı belirlenmişse, artık orada ahlaki çöküş tamamlanmış demektir.
Daha da sarsıcı olan, bu vahim gelişmeler karşısında uluslararası toplumun derin sessizliğidir. İnsan hakları örgütleri, Batılı hükümetler ve küresel medya, bu tür haberleri ya görmezden gelmekte ya da “çatışma” söylemiyle geçiştirmektedir. Oysa ortada iki eşit taraf yoktur. Bir tarafta silahlı, korunan, ödüllendirilen saldırganlar; diğer tarafta savunmasız siviller vardır.
Bu sessizlik, İsrail’e cezasızlık alanı açmakta ve şiddeti daha da körüklemektedir. Çünkü cezasızlık, suçu cesaretlendirir. Bugün araç yakan, yarın ev yakar; bugün evi yıkan, yarın insan öldürür. Bu, şiddetin psikolojik ve sosyolojik yasasıdır.
İsrail içindeki Filistinliler için bugün yaşananlar, yalnızca güvenlik meselesi değil; varoluşsal bir tehdittir. Bu insanlar artık sadece ayrımcılıkla değil, sistematik tasfiye politikalarıyla karşı karşıyadır. Eğitimden istihdama, barınmadan güvenliğe kadar her alanda baskı altındadırlar. Şimdi ise hayatları doğrudan hedef alınmaktadır.
Bu tablo, İsrail’in demokratik bir hukuk devleti iddiasının ne kadar temelsiz olduğunu bir kez daha göstermektedir. Bir devletin ana akım televizyonunda öldürmenin fiyatı konuşuluyorsa, orada artık hukuktan, insan haklarından ve medeniyetten söz etmek mümkün değildir.
Tarih bize şunu öğretir: Bir toplumu insanlıktan çıkarmanın ilk adımı, onu hedef haline getirmek ve öldürülmesini meşrulaştırmaktır. Bugün Filistinliler için yapılan tam olarak budur. İsrail içindeki bu ödüllü şiddet düzeni durdurulmazsa, yarın çok daha büyük felaketlerin kapısı aralanacaktır.
Bu nedenle mesele yalnızca Filistinlilerin değil, insanlığın meselesidir. Bugün susanlar, yarın bu utancın ortağı olarak anılacaktır.
Kaynaklar:
El Arabiya – İsrail Kanal 14 aktarımı (video):
https://www.facebook.com/share/v/18PeoSwTkB/
Kul Al-Arab – “الكشف عن تسعيرة الدم: 50 ألف شيكل مقابل جريمة القتل” (08.02.2026)
https://www.kul-alarab.com/Article/1118578
Yaffa48 – Yerel Filistin basını doğrulaması
https://yaffa48.com/site/post/75875