Bugün tarih 15 Temmuz 2026. Tam on yıl geçti o ihanet gecesinin ardından. Millet olarak devletimizle birlikte, ordumuz ve polisimizle, bütün güvenlik güçlerimizle alçak darbecilere karşı direndiğimiz gece. Yeni bir Millî Mücadele’nin verildiği, istiklalimiz ve istikbalimiz için ayağa kalktığımız o kutlu geceyi kim unutabilir?

İnsan hafızası her şeyi saklamaz. Her bilgi, malumat, hadise zihnimizde kökleşmez. Aralarında önemsemediğimiz bazı olaylar, kişiler silinip gidebilir ve nisyana gömülebilir. Ama bazı tarihî hadiseler vardır ki, istesek de onları unutamayız. O kırılma anları, gelir bize kendilerini hatırlatırlar. Bedir Harbi, Malazgirt Zaferi, Kudüs’ün Fethi, Osmanlı’nın kuruluşu, İstanbul’un Fethi, Çanakkale Destanı ve Millî Mücadele Yılları bu kabil dönüm noktalarıdır. 15 Temmuz 2016 tarihi de hamdolsun bu milatlara eklenmiştir.

15 Temmuz’da bir millî şuurun, ezanlar ve selalarla yeniden uyandığını gördük. Yediden yetmişe asil ve cesur halkımız elinde Türk bayraklarıyla, hainlerin tanklarına, uçaklarına karşı yürümüş ve bütün dünyaya ibretle gösterilecek bir tarih yazmıştır. Peki, tehlike sona erdi mi, hayır, Asla! Dünyayı kana bulayan, mazlumları katleden, soykırım uygulayan emperyalist güçler var oldukça bu tehlike sona ermez. Dolayısıyla teyakkuz hâlimiz hep devam etmeli. Dün hain FETÖ’yü maşa olarak kullananlar, yarın başka kirli örgütleri de kullanabilirler. Her zaman uyanık olmak zorundayız. Millî birlik ve beraberliğimizi, din kardeşliğimizi her zaman hatırlayıp yaşamak mecburiyetindeyiz.

Türkiye’nin bekası çok mühimdir, hatta en önemli meseledir. Zira sadece ülkemiz için değil bu endişemiz. Çünkü bütün İslam âleminin önderiyiz, Türk dünyasının başı ve öncüsüyüz. Yeryüzündeki cümle mazlumların biricik ümidi, teselligâhı ve sığınağıyız. Bunun için çok güçlü olmak zorundayız. Türkiye’miz hamdolsun son yıllarda artık küresel bir güç olmuştur. Bu günleri gördük, şükürler olsun.

Teyakkuz kavramını boşuna tekrarlamıyoruz. Çünkü ihanet örgütünün kibirli mensupları henüz pişmanlık emaresi göstermemiştir. Derin bir sessizliğe, sinsi bir suskunluğa girmişlerdir. Bu güruhun sözde aydınları, akademisyenleri, yazarları, kalemşörleri arasında açıklama yapan, yazı yazan, kitap kaleme alan ve pişmanlık gösterenler bir elin beş parmağını geçmiyor. Ama sanki hiçbir şey olmamış gibi aramızda dolanıp duruyorlar. Bu hain kalemden bazıları hatıralarını yazdıklarında 15 Temmuz’u ‘es geçiyor’. Herif her şeyden bahsediyor ama 15 Temmuz’dan söz etmiyor. Onların bu alçak sukutu, aslında hainlerle aynı kanaati taşıdığını gösteriyor. “Yeşillenmeye”, çevremizde dolanmaya ve muhtelif gruplara, cemaatlere, partilere, tarikatlara ‘sızmaya’ devam ediyorlar. Gözümüz her zaman bu tehlikeli ajanların üstünde olmalıdır. “Zira su uyur, düşman uyumaz.” Aliya’nın “Unutulan soykırım tekrarlanır.” İhanetler de öyle… Bu ve benzeri ihanet örgütleri, kullanılmaya her zaman müsaittir. Türk dünyası ve İslam âlemi her zaman uyanık durmalıdır. Allah korusun benzer bir teşebbüs kardeş ülkelerimizin her zaman başına gelebilir. “Kahırdan bazen lütuf doğar.” Evet 15 Temmuz bir kahırdı ama ardından lütuf geldi. Türk ordusu ve emniyetimiz, içindeki zararlı unsurları temizledi. Devletimiz Suriye’de harekâtlara başladı. Cenab-ı Allah “İslam’ın sancaktarı ve bayraktarı Türkiye”yi aziz eyledi, ezdirmedi, hasmına karşı galip kıldı. Millet ve devlet olarak âdeta dirildik, direndik, yenilendik, güçlendik, ümidimiz arttı elhamdülillah.

Türkiye’nin istiklal ve istikbal mücadelesini verdiği, aziz milletimizin 15 Temmuz 2016 tarihinde yazdığı büyük destan, 10’ncu yıl dönümünde bütün Türkiye’de pek çok faaliyetle hatırlanıyor. Muhtelif resmî ve sivil kuruluş, 10. Yıl dolayısıyla çeşitli etkinliklerde bulunacak, günün anlam ve önemi hakkında toplantılar düzenleyecek.

Ülkemizin önemli sivil toplum kuruluşlarından, 30 yıldan beri düzenlediği kıymetli faaliyetleriyle temayüz eden Yeni Dünya Vakfı da, Genel Merkez konferans salonunda bugün saat 15.30’da, FETÖ ihanet şebekesinin 10 yıl önce Türkiye’de gerçekleştirmeye çalıştığı alçak darbe teşebbüsünü ele alacak, yaşanmış hatıralar tazelenecek.

“İstiklalden İstikbale 15 Temmuz Destanı” başlıklı toplantıda 15 Temmuz Gazileri Platformu Başkanı Erol Bulut bir konuşma yapacak. Erol Bulut, hitabesinde o gece arkadaşlarıyla birlikte yaşadıklarını ve soylu direnişi dinleyicilere anlatacak, milletimizin kahramanlığını dile getirecek. Bulut, o karanlık geceyi unutturmamak için gazi arkadaşlarıyla birlikte gerçekleştirdikleri faaliyetlerden bahsedecek. Konuşmadan sonra dinleyiciler de sorular sorarak ve görüşlerini aktararak programa katkı sunacaklar. Toplantının sona ermesinden sonra Eyüpsultan Türbesi ziyaret edilecek, ardından Edirnekapı’daki 15 Temmuz Şehitliği’ne gidilecek. Burada tilavet edilecek Kur’an-ı Kerim’in akabinde dua edilecek, Fatiha okunacak. Hazırladığımız ve sunacağımız programın başında, 15 Temmuz 2016 gecesinden seçilmiş ve ihaneti belgeleyen fotoğraf kareleri gösterilecek. Mehmed Akif, “Allah bu millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın.” demişti. Duanın devamı: “Rabbim bize yeni 15 Temmuz’lar yaşatmasın, âmin”