İyi aile kurmak insanoğlu için bir talihtir. İç huzur bu sayede sağlanır; yüksek moral bu şekilde elde edilir. Sağlam kurulmuş bir ailede hayat, anlam, ahenk ve değer kazanır. Ben son derece geniş bir ailede doğup büyüdüm. Pederşahi aileydik. Yedi kardeştik. İkisi kız, beşi erkek. Büyük abim ve iki ablam da vefat etti. Ama onların aziz hatırasını, her vakit içimizde muhabbetle yaşatıyoruz. Aile işte budur.

Aile, bugün sadece Türkiye’de değil dünyanın pek çok ülkesinde de gündemin ön sıralarında. Niçin? Çünkü aileyi çökertmek, toplumu zayıflatmak, nesilleri amaçsız, meselesiz, ruhsuz hâle getirmek isteyen bozguncu çevreler var. Bu müfsitlere karşı aile kalesini muhkem hâle getirmek zorundayız. Bu duruş, hepimiz için mukaddes bir ödev, kutlu bir görevdir. Aileyi koruyamazsak hayati mücadeleyi kaybetmiş oluruz. “Aile Yılı”nın on yıla yaygınlaştırılması isabetli olmuştur.

“En Küçük Devlet Aile”, Osmanlı Devleti’nin manevi kurucusu Şeyh Edebâli’nin kelamıdır. Bu derinlikli ve incelikli sözde, büyük hikmet var. Ailesi güçlü olmayan toplumların devleti de, düşmana karşı asla güçlü duramaz. 19. yılına giren “Yazı Editörlük ve Medya Kursu” mezunu olan öğrencilerimizle birlikte ortak kitaplar hazırlıyoruz. İlk kitap Mustafa Yılmaz’ın editörlüğünde hazırlandı: Yazı Mektebi. İkinci kitabımız Gazze’nin Cennet Kuşları’ydı. Bu kitabı hazırlarken hüzün dolu duygularla iç içeydim. Sonra En Küçük Devlet Aile kitabı… Tam 40 arkadaşımız bu müşterek çalışmaya emek verdi. Kendi aile fertlerini anlattılar, aile kavramı hakkındaki güzel düşüncelerini dile getirdiler. Fotoğraflarla bezenen birbirinden seçkin edebî çalışmaları ortaya koydular. Bu arkadaşlarımızın alfabetik olarak isim ve soyadları şöyle:

Abdurrahman Türkmen, Aşkın Geçgel, Azize Üzel, Beyza Kılıç, Beyza Nur Duman, Burak Altay, Celal Çelik, Elif Türe Atam, Emine Yıldırım Toraman, Erdem Atalay Gülmez, Faruk Gökbulut, Fevgiye İrem Çelik, Gülcan Güneş, Gülhan Er, İhsan Gümüş, Hamza Yolcu, Hülya Günay, Mustafa Hakkı Sezgin, Kayhan Kılıç, Kemal Kaya, Kübra Çakır, Melek Maksudoğlu, Mehmet Sait Yıldırımer, Menekşe Özkaya Tutum, Mustafa Özkul, Mücahit Kocabaş, Müge Aydın, Nur Kahraman, Nurol Sarıçiçek, Osman Bölükbaşı Dara, Rabia Nur Gürlük, Saliha Çelik, Serdar Üstündağ, Sevgi Korkusuz, Şaban Çetin, Şehri Karabuğa, Şenol Danışman, Şüheda Güzel, Volkan Taşkıran ve Yağmur Erdem.

Kitapta ben de takdim yazısının dışında “Babamın Dükkânı”nı yazdım. Bunu, “Edebiyatçılar, Sanatçılar ve Aileleri” başlıklı araştırma yazım, hatıra aile fotoğraflarıyla süslenerek takip etti. “Evlerimize Dönmeliyiz”, fakirin bir hatırlatma ve uyarı denemesidir. Evimizin kedisi, can dostumuz Lokum Yardım’ın bana vekâlet vermesiyle onun “Bir Aile Rüyası” hikâyesini kaleme almaya çalıştım. 250 sayfalık bu kitabın kapağını kıymetli ressam Muammer Erkul yaptı. Aile, bir kitap kapağında ancak bu kadar güzel ve sevimli yansıtılabilir. Akıl Fikir Yayınları’ndan çıkan eserin tanıtım toplantısı, bu hafta sonunda 25 Temmuz 2026 cumartesi günü, Türk Edebiyatı Vakfı’nda saat 14.00’te başlayacak. Kitaptaki metin yazarları, edebiyatçılar, sanatçılar ve münevverlerin iştirak edeceği bu toplantıya sizler de davetlisiniz.

İSTİKLALDEN İSTİKBALE

15 Temmuz ihanet gecesini, 10’ncu yıl dönümünde hüzünle hatırladık. Hiç unutmadık ki! Devletimiz ve milletimiz o şanlı destanın sahibi, ümmetimiz ise duacısıydı. Milletlerin tarihinde önemli kırılma anları vardır; büyük ihanetler ile zaferler ve destanlar yaşamıştır. Malazgirt, Osmanlı’nın Kuruluşu, Niğbolu, İstanbul’un Fethi, Mohaç, Çanakkale, İstiklal Harbi, Dumlupınar, Sakarya, Kıbrıs Barış Harekâtı Türk tarihinde yaşanmış bu tür milat noktalardır. 15 Temmuz ihanet hareketi ve destanı da öyledir. İstiklalden İstikbale kitabında 15 Temmuz öncesi ve sonrasında Türkiye’nin manzarası dile getiriliyor. Türkiye, 15 Temmuz 2016 tarihinde sadece alçak ve kanlı bir darbe teşebbüsü ile karşı karşıya kalmadı. O menfur ve menhus gecede, “İslam’ın en güçlü kalesi” kabul edilen ülkemizin istiklal ve istikbali de fütursuzca tehlikeye atıldı. Emperyalist Batının oyuncağı ve kuklası olan kirli FETÖ şebekesi, düşmanımız olan sömürgeci ülkelerden aldığı desteğe rağmen başarılı olamadı; Türkiye’mizi ele geçiremedi. Yarım asırdır içinde beslediği hain emellerine kavuşamadı.

Büyük oyunu ve tezgâhı fark eden aziz milletimiz, şehadeti göze alarak çoluğu çocuğuyla, yaşlısı genciyle o karanlık gece yollara düştü, meydanlara indi ve vatanımızın ihanet örgütlerine ve düşman devletlere peşkeş çekilmesine izin vermedi. İstiklâl Savaşı’nda Sütçü İmamlar, Nene Hatunlar, Kara Fatmalar, Şerife Bacılar nasıl direnip zafer kazandıysa 15 Temmuz’da da aynı mübarek ecdadın kahraman torunları, kiralanmış askerlerin kirletilmiş kara tanklarına karşı tarihî bir direniş gösterdi, ihanete yol vermedi. Kitaptaki yazılar, o zifiri, puslu gün ve gecelere düşülmüş tarihî, aydınlatıcı ve bilgilendirici notlardır. Geleceğin tarihçileri, bu yazı, intiba, hatıra, duygu ve düşüncelerden yola çıkarak destanlar yazmış büyük bir milletin 15 Temmuz 2016’da uyanışını, dirilişini, direnişini ve şahlanışını anlatacaklardır. Kitabın 3. baskısı, Post Yayınları tarafından yapıldı.