Kuzeydeki bela olarak tanımladığım Rusya-Ukrayna Savaşı, 4 yıllık süreç sonrasında mutasyona uğrayıp özellikle menzilleri ve tahrip güçleri artırılan dronlarla, Ukrayna’dan sonra Rusya’nın da içlerine kadar taşınması suretiyle büyük bir değişim geçirdi. Söz konusu durum dünyanın en büyük üçüncü petrol üreticisinin işlenmiş akaryakıtta bir anda ithalata muhtaç hale gelmesine neden oldu.

Ukrayna Batı’dan aldığı teknolojik destekle tamamen Rusya’yı bitirmeye oynuyor. Rusya’nın tüm rafinelerinin yanında Karadeniz’deki tüm tankerlerini teker teker avlayan ve sadece bu hafta 25 petrol tankerini vuran Ukrayna, geçtiğimiz günler itibariyle artık stratejik ticari hedeflere de saldırmaya başladı. Ülkenin en büyük online pazarının devasa depolarını vurarak Rusya’nın günlük hayatını ve tedarik zincirlerini aksatmayı hedefleyen Ukrayna için savaş tam anlamıyla ölüm kalım meselesine dönmüş durumda.

Elbette Rusya’da aynı şekilde son derece ağır cevaplar veriyor. Kiev’e hem dronlarla hem de yeni teknoloji füzelerle saldırıyor. Patriotları biten Ukrayna da en az Rusya kadar zorda. İki tarafın da birbirini tamamen yok etmek için giriştiği yüzlerce dronluk saldırılarla bir gece Kiev ertesi gece Moskova yanıyor. Fakat tüm bunlarla beraber takvimler Rusya’nın çok daha fazla aleyhine işliyor. Netice itibariyle 4 yıldır Ukrayna topraklarında cereyan eden savaş doğrudan doğruya Rusya sokaklarına taşınmış durumda.

Karadeniz’de durum hepten vahim artık. Rusya buğday-mısır taşıyan ticari gemileri dahi vurmaya başladı. Her ne kadar başka ülke bayraklı da olsa son vurulan gemiler Türk şirketlerine aitti. Burada önemli bir mesaj olabilir…

Güneyde işler, İran’ın Suudi Arabistan’a saldırması ihtimali üzerinden Kızıldeniz’i de her an kana bulama ihtimali olan Husiler’in Suudilere karşı deniz ablukası ilanıyla hepten gerilmiş durumda. Bir de İran’dan Suudilere saldırı olursa aralarındaki güvenlik anlaşmasından ötürü sahaya çıkacağına ilan eden Pakistan’ı da katınca denklem daha da çözülme hale geldi.

Hasılı, zor günler geride kaldı; çok daha zor günler bizi bekliyor…