Erdoğan’nın başlattığı “Terörsüz Türkiye” projesi bitti, Hükûmet ülkeyi terörden temizledi. Sırada “Terörsüz Bölge” projesi vardı. Ancak bu proje Suriye’de düğümleniyordu. 08 Aralık 2024 tarihinde Suriye’de nasıl Baas rejimi yıkılıp katil Esed Rusya’nın yolunu tuttuysa, bu ay içinde de YPG, özerklik ilan ettiği üç kantonu kaybederek Suriye tarihinden silindi.

ABD finansörlüğünde Arap gençlerini toplayarak, “yüz bin kişilik ordu” algısı oluşturmuş, bazı safdilleri de buna inandırmışlardı. Halbuki bölgede işsizlik vardı, ABD’nin ödediği aylık düzenli maaş için Arap gençleri SDG’ye kayıt oluyordu. PKK, petrol ve doğalgaz kaynaklarına çömüş, halkın refahı yerine parayı silaha harcıyor, beton tünellere gömüyordu.

10 Ocak 2026 günü yayınlanan yazımda şöyle demiştim: “Önce Arap aşiretlerine mensup gençler ayrılacak. Sonra maceracılar dağılacak. Rakka ve Deyrizor devlet kontrolüne geçecek. Barajlar, sınırlar ve petrol kuyuları kontrol edilecek. Hedef, geriye kalan az sayıdaki PKK’lının Kamışlı’da toplanması.” Bu gözlemim aynen gerçekleşti. Rajova hayali bitti.

***

Peki Rajova neydi? PKK’nın Afrin, Ayn-el Arap ve Haseke’de ilen ettiği üç özerk bölgeye verdiği ‘batı’ anlamına gelen isimdi. Dört ülkeden aşırıp kuracakları büyük Kürdistan’ın batı cephesi. Onun için bazı DEM’liler “Rajova” diye tepiniyorlar. Afrin’i Türkiye temizlemişti. ABD’nin desteğini çekmesi ile SDG tarihi karıştı, YPG ise Ayn-el Arap ve Kamışlı’ya sıkıştı.

Olaylardan ders almak önemlidir. Irak ve Afganistan’da yaşananlar henüz hafızalardan silinmedi. Ancak kendini dünyaya kapatmış ve muhakeme kabiliyetini kaybetmiş teröristler bunun farkında değildi. ABD, onları kullandı, haklarını da verdi, sonra buruşturup attı. Atılmaya isyan edince de “Aldığımız hizmetin karşılığı dolar ve petrol olarak ödedik” dediler.

Halbuki ne hayalleri vardı. Rajova dedikleri Suriye toprakları altın değerindeydi. Fırat’la hayat bulan bölge adeta bereket fışkırıyordu. Planladıkları devlet için bu topaklar önemliydi. Ancak 15 yılda disiplinli bir ordu kuramadılar. Tek bildikleri vur-kaç terör taktiğiydi. Arap aşiretlerinin gençleri çekilince de “vur”mayı unutup, “kaç”mayı hatırladılar.

***

Kürt devletini ve bağımsızlığı sadece PKK istiyordu. Türkiye’de yaşayan Kürtler hayatından memnundu. Onlar azınlık değil, devletin asli vatandaşıydı. Türklerle aynı haklara sahiplerdi. İstedikleri şehre yerleşip, istedikleri makama geliyorlardı. Türkler ve Kürtler etle tırnak gibi bütünleşmişti. Son çeyrek asırda yapılan reformlarla çok önemli kazanımlar elde edilmişti.

Türkiye, bölgeyi terörden arındırmak istiyordu, ancak proje Suriye’de düğümlenmişti. Türkiye, kendi askerini kullanmadan, Suriye’nin silahlı güçleri ile düğümü çözdü. ABD de arkalarından çekilince Avrupa’daki PKK yapılanmaları harekete geçti. Yıllardır batılıların beslediği teröristler şimdi Avrupa şehirlerini yakıp yıkıyor. PKK, gerçek yüzünü gösterdi.

Esed gitti, İran bitti, Rusya çekildi, son yolcu ABD. Şimdi DEAŞ hapishanelerini Suriye rejimine devrettikten sonra kalan ABD kuvvetleri de Irak’a kaydırılacak. Kandil’in güdümündeki DEM sınavı geçemedi. Barzani yalpaladı, asıl kaybeden İsrail oldu. Narkoz bitti, Suriye’nin doğusundaki halk şimdi esaretten kurtulmanın sevinci ile bayram yapıyor.