Vietnam Devlet Bankası, biyometrik doğrulaması bulunmayan 86 milyondan fazla banka hesabını silmeye karar verdi. 1 Eylül’de başlatılan kapsamlı hesap silme çalışmaları, hükümetin Dijital Dönüşüm Projesi 06 kapsamında yürütülüyor.

Düşünün, bir gecede milyonlarca insanın kendi paralarına erişimi engellendi. Peki, neden? Sadece yüz tanıma gibi biyometrik kimlik doğrulaması şartını yerine getiremedikleri için!

Oysa Doug Casey’in de ifadesiyle nakit para kişisel özgürlüğün en temel bir tezahürüdür. Para yalnızca ekonomik bir mal değil, aynı zamanda bir emeğin ürünüdür.

Onu kazanmak için harcadığınız saatleri düşünün. Bu hem kendiniz hem de aileniz için gelecekte umduğunuz, hayal ettiğiniz her şeyi temsil eder.

Diğer taraftan İngiltere'de Başbakan Keir Starmer, dijital kimliği olmayan kişilerin artık çalışamayacağını söyledi.

Farkında mısınız bilmiyorum, sistematik bir şekilde merkezi kontrole doğru ilerliyoruz.

Devletler bu konuda gittikçe otoriterleşiyor çünkü dijital kimlik onlar için tam anlamıyla bir kontrol mekanizmasıdır. Çünkü bu şekilde insanları kategorilere ayırmak daha kolay olacaktır.

Yani daha az bağımsız ve özgür olmalarını ve kontrol edilmelerini kolaylaştıracak. Bu yüzdendir ki her şeyin dijitalleştiği bir dünyada her birimizin bir numarasının olmasını istiyorlar.

Anlayacağınız, her şeyi kapsayan bir dijital kimliğe sahip diktatör bir dünya hükümetine doğru ilerliyoruz.

Açıkçası karşımızda küresel totaliter bir ideolojinin varlığı ile karşı karşıyayız. Bu ideolojinin asıl hedefi insanın doğasının ve fıtratının dönüştürülmesidir.

Tam da bu noktada Klaus Schwab, “Dördüncü Sanayi Devrimi” kavramını ortaya atmamış mıydı? Ve burada da açıktan “İnsanlığın dönüşümünden” bahsediyordu.

2030 yılına kadar dijital kimlik, dijital ödeme ve veri değişim platformlarının hayata geçirilmesini hedefleyen girişimin başlıca destekçileri arasında BM, AB ve Bill Gates yer alıyor.

Dijital para, dijital kimlik, iklimle mücadele ve karbon vergisi falan derken sonra da bir bakmışsınız hepimiz dünya vatandaşı oluvermişiz!

Kaldı ki buna itiraz edecek, eleştirecek tüm değerlerimizi de yitirmek üzereyiz. Çünkü gittikçe muhakeme etme, olan biteni süzgeçten geçirip aklıselim bir kafayla düşünme yetimizi yitiriyoruz.

Bakınız Vietnam’da yapılan bir denemedir. Biliyorlar ki dijital kimlik, bireyleri izlemenin en etkili yoludur. Oysa bu durum, bireysel özgürlüğe yönelik en büyük tehditlerden biridir.

Dahası şimdiye kadar tasarlanmış en ciddi teknolojik tehdidi oluşturuyor. Kişisel mülkiyetimiz olan özgürlükten tamamen yoksun bırakılma tehdidi altındayız.

Bu anlamda 3. Dünya Savaşı, birçok cephede çoktan başladı bile. Bu savaş, insanlığın tüm değerlerini yok etme savaşıdır.

Kaldı ki küresel elit tabaka daha evvel pandemiyi dijital dönüşüm için bir katalizör olarak kullanmış ve neredeyse tüm insanlığın zihninde derin yaralar açmıştı.

Bu sayfadan defalarca dile getirdiğimiz gibi, Covid-19 tıbbi acil durumdan öte, büyük bir psikolojik operasyon ve mevcut dünya sosyal ve ekonomik düzeninin tamamen elden geçirilmesi ve yeniden yapılandırılması için bir bahaneydi.

Bugün nakitin kaldırılacak olması, hükümetlere tüketici harcamalarını izleme ve kontrol etme yetkisi de verecektir. Sonrasında evrensel temel gelir dijital kimliğinize bağlanacak ve bu da sosyal kredi puanınızı belirleyecektir.

Kısacası sivil özgürlükleriniz ve haklarınız sosyal puanınızla bağlantılı olacaktır. Düzeni eleştirirseniz, dijital para birimi şeklinde verilen evrensel temel geliri alamaz ve hatta birçok imkândan mahrum bırakılarsınız.