İlk tur öncesi…

Cumhurbaşkanlığı seçimini ikinci turda Sayın Erdoğan’ın kazanacağı tahmininde bulundum diye hem Ak Partililer hem de CHP’liler kızmıştı.

Ak Partililer, “Birinci turda kazanacaklarından” emin oldukları için kızıyorlardı, “Niçin ikinci tura kalıyormuş, niyetin ne?” filan diyerek…

CHP’liler ise “yakın” anket şirketlerinin “Kemal Kılıçdaroğlu ilk turda en az yüzde 55 ile kazanıyor!” yalanlarına itibar ettikleri için saldırıyorlardı bana.

Neticeler benim tahminlerimi doğruladı ama kimse özür dilemedi.

Sonra…

Yerel seçim geldi.

O zaman da “İstanbul’u da Ankara’yı da CHP alıyor!” dediğim için Ak Parti cenahı az hücum etmedi.

Görünen köy kılavuz istemezdi ama herkesin kendine göre kılavuzu vardı.

Neticeler bu sefer de benim tahminlerimi doğruladı…

Yine “Haklı çıktın!” diyen olmadı!

Hatta…

Bir televizyon programında bunu hatırlattığımda…

Karşımdaki…

“AK Parti’nin kaybedeceğini görsen de bunu dememen lâzımdı!” yollu lâflar etti.

Anket şirketlerinin çoğu bu işlerden para kazandıkları için “Sonuçlar kendilerini rezil edermiş, etmezmiş… İtibarlarını sarsarmış, sarsmazmış..” pek de umursamıyorlar.

Ben ise bağımsız gözlemci.

Elbette bir tercihim var ama o tercihimden dolayı yalan söyleyemem.

Yanılabilirim, aldanabilirim ama yalan söyleyemem!

Seçim tahminlerimde bugüne kadar yanılmadım zira sokaktaki vatandaşın içindeyim.

Ayrıca iletişim hatlarım herkese sonuna kadar açık.

Dolayısıyla ben her gün nabız tutuyor, anket yapıyorum.

Gördüğümü de olduğu gibi söylüyor ve yazıyorum.

Bundan sonra da her kesimden tepki alıyorum!

Sonuçlar beni doğruladığında da geçmiş unutuluyor…

Herkes hayatına yeniden başlıyor!

Şimdilerde yine anket furyası var.

CHP’ye yakın anketçiler, “Mutlak Butlan” kararının ardından, “Özgür Özel’in kuracağı yeni partinin yüzde kaç oy alacağına” dair sonuçlar yayımlıyorlar.

Tahmin edersiniz, hepsinden de “yeni parti” en az beş puan farkla birinci çıkıyor!

Ak Parti ikinci…

CHP ise diplerde!

Kemal Kılıçdaroğlu’na verilen mesaj:

“Yol yakınken vazgeç!”

*

Biz Kemal Kılıçdaroğlu’nun son derece yetersiz bir politikacı olduğunu, lider vasfına sahip olmadığını söylerken, bazı CHP’liler küfür yağdırıyordu.

Şimdi…

“Hain” oldu!

Atatürk’e ihanet eden bir Kemal!

*

“Bugün hain dediğinize Cumhuriyeti teslim edecektiniz!” dediğimde de…

Yine küfür yağıyor o cenahtan…

İlginç!

*

Malûm anket şirketleri, dün Kemal Kılıçdaroğlu’nu şişiriyorlardı bugün de Özgür Özel’i!

Bence ikisinin arasında fark yok!

Sokaktaki vatandaş da öyle düşünüyor, yani kahir ekseriyeti öyle düşünüyor bilesiniz!

Bizim Kastamonu “genel seçim sonuçlarını” sağlıklı bir şekilde tahmin etmek isteyenler için çok güzel bir alan.

Burada, hem Ak Parti’, hem CHP, hem de MHP güçlü.

Zaman zaman milli görüş partileri de hatırı sayılır oranlarda oy çıkartıyor buralardan.

Kastamonuluların bir ayakları büyük şehirlerde, özellikle de İstanbul’da.

Siyaseti yakından takip ediyorlar.

Siyasetin nabzını da ortalama Ankara gazetecisinden çok daha iyi tutuyorlar.

Buralarda her kesimden vatandaşa sormaya gayret ettim:

“Bir CHP’yi yönetemeyen, birbirlerini yiyip bitiren kişiler ülkeyi nasıl yönetecek?” görüşü çok yaygın.

İktidara tepki var, bazı işlere akıl erdiremediklerini söyleyen çok ama bunlar, Özgür Özel’e ya da bir başka muhalif politikacıya yönelime yol açmıyor.

Zira…

Sokaktaki vatandaş, sadece eleştirmiyor…

“Bu giderse yerine gelecek ülkeyi nasıl yönetir?” sorusuna da cevap arıyor!

Bu sorunun cevabı yok.

CHP’deki siyasetçilerden, CHP kadrolarından da hiç mi hiç ümit yok!