0
MİLLİ Eğitim Bakanlığı, bu sene yeni bir eğitim sistemi geliştirdi. Altmış aylık ve üzeri bütün çocuklar ilkokula başlayacak ve ilkokulu dört senede bitirecek. Sonrasında ortaokula geçip bu dönemi de dört senede tamamlayarak, eğitiminin son dört senesini de lisede bitirecek şekilde düzenlenmiş bir sistem. Bu sene uygulamanın ilk senesi olduğu için, eğitimcilerde, çocukları okula yeni başlayacak ailelerde endişeli. Aslında bakıldığında eğitim sürecinin azalması veya kısalması söz konusu değil fakat çocukların bir sene daha erken okula başlamaları kafa karıştırıcı olabilmektedir. Bir çocuk neden daha oyun oynadığı bir dönemde okula başlayacak? Okullar bu yaş grubu çocuklar için nasıl bir müfredat oluşturacak? Gibi sorular fazlası ile gündemi ve kafaları meşgul etmekte.
Asıl olan şudur ki, gelişmiş ve gelişmekte olan birçok Avrupa ülkesinde bu sistem zaten uygulanmaktadır. İlk defa Türkiye de uygulamaya girmiş önü arkası belli olmayan bir eğitim sistemi projesi değildir. Uygulanabilirliği kanıtlanmış ve uzun vadede işe yaramış bir uygulama olup, eğitim de özgürlük anlayışına da kapı aralamıştır.
Bir çocuk anaokulu eğitimi alıp, direk ilkokula başladığı zaman çok fazla bocalamaktadır. Çünkü ilkokul müfredatında oyuna, eğlenceye fazla yer verilmemektedir. Çocuklara ilk olarak harfler, sayılar ardından da okuma, yazma gibi oyundan bağımsız bir eğitim planı uygulanmaktadır. Anaokulunda ise hem oyun hem eğitim bir arada sunulur. Bu nedenle ilkokul birinci sınıfa henüz başlamış olan çocuk, hem okula hem de öğretmenine alışmakta sıkıntı çeker. Fakat yeni eğitim sistemi daha çocuk merkezli olarak tasarlanmıştır. Birinci sınıf eğitim müfredatı ile anaokulu eğitim müfredatı harmanlanarak yeni bir eğitim anlayışı oluşturulmaya çalışılmaktadır. Çocuk ilkokula başladığı zaman tek bir öğretmen ile ilk dört senesini tamamlayacak, birinci sınıfta ise hem eğlenerek hem de öğrenerek eğitim hayatını sürdürecektir. Böylece çocuklar ilkokula daha hızlı adapte olabilecekler.
Son olarak yeni sistemde, seçmeli ders uygulamaları ile çocuklar artık ilk olarak üniversite de karşılaşmayacaklar. Genel olarak seçmeli derslerle eğitim sistemi zengin bir içeriğe kavuşmuş olacak. Seçmeli dersler konularak eğitime yeni ve özgürlükçü bir bakış açısı da gelmiş olacak. Bu sayede, çocukların mesleki eğilimleri de erken yaşta tespit edilebilecektir. Çocuklar istemedikleri veya başarılı olamadıkları dersleri seçmek zorunda olmayacaklar. Aynı zamanda on iki senelik eğitimin üç parçaya bölünmesi ve zorunlu olması da gençlerin üniversiteye gitme oranını yükseltmek adına yapılmış güzel bir uygulamadır. O zaman iş sadece bilinçli eğitimcilerin sayısının artmasına bakıyor. Haydi, çocuklar ve gençler 4+4+4…' e. Nede olsa hayat hep eğitimden ibaret!