Hegemonik dünya düzeni, mevcut dengelerle açıklanamayacak derecede kırılma sürecine girmiş durumda.
Güç merkezleri yer değiştiriyor, müesses nizamlar sarsılarak dağılıyor.
Sarsıntılar, mevcut ittifakları tartışmalı hale getiriyor, yeni müttefik arayışlarının maliyetini artırıyor.
İngiltere Kralı III. Charles’ın ABD Kongresi’nde, NATO’nun yalnızca askerî blok değil, Avrupa’nın stratejik güvenlik merkezi olduğunu, NATO’suz güvenlik, savunma arayışlarının mümkün olamayacağını vurgulayan konuşması esasında dağılmaları, yeni ittifak arayışlarını sonlandırmak üzere kurgulanmıştı.
Kral üstü kapalı Trump’ı uyararak, ABD’nin NATO’dan kopuşunun, sıradan ayrılık değil; Batı’nın güvenlik tertibatının çözülmesi, kırılması anlamına geleceğini söyledi.
Medeniyetlerinin temelinin ‘Hristiyanlık’ olduğunu söyleyen Kral’ın konuşmasını nasıl okumalıyız?
NATO’daki tek Müslüman ülke Türkiye’nin alınma hakkı saklı kalmak üzere, alması gereken örtülü mesaj kanaatimce;
“İttifakta kal, NATO’suz senaryolara hazırlıklı ol!”
Türkiye’nin tam anlamıyla yaptığı;
NATO’da kalırken, güvenliğini, geleceğini ittifaka teslim etmeyen;
Yerli Savunma Sanayii, Bağımsız Operasyon Kabiliyeti, Yaygın Diplomasi hamleleri…
Günü değil, yüzyılları kurtarmanın, geleceği inşa etmenin yol haritası…
Türkiye, silahlı insansız hava aracı pazarında dünyanın açık ara büyük üreticisi haline gelmiş durumda.
Pazarın büyük üreticisi Çin’i geride bırakarak, dünya ihtiyacının yüzde 65'ini karşılamaya başladı.
Türkiye’nin İnsansız Hava Araçları üretim, pazarlama başarısı mevcut klasik, hantal savaş stratejilerini kimsenin ön göremediği şekilde yerle yeksan ederken, sınırlı platformlara bağımlı ağır savunma sanayi pazarını iflasın eşiğine getiriyor.
İşte gerçek kırılma, hakiki sarsılma;
SAHA İstanbul Yönetim Kurulu Başkanı Haluk Bayraktar, faaliyetlerini Türkiye'nin 81 iline yayma konusunda karar aldıklarını açıklayarak, "Her ilimizde bir dron üretim ve eğitim merkezi kuracağız. Halka açık, gençlerin gelip eğitim ve üretim yapabileceği, dronları test edebileceği, bir ekosisteme girebilecekleri dron eğitim merkezleriyle herhangi bir anda milyonlarca dron üretebilecek kapasiteye yurt çapında ulaşıyor olacağız." dedi.
Baykar neden her şehre dron üretim merkezi kurma kararı aldı?
Çünkü…
Ukrayna-Rusya Savaşı sahada, tek merkezi üretimin hedef alınarak yok edildiğini, dağıtılmış üretimin ayakta kalabildiğini göstermişti.
Atölyelere, küçük işletmelere, hatta evlere kadar inen üretim; ağır saldırı şartlarında dahi sürekliliğini koruyabiliyor.
Türkiye, düşük maliyetli, fazla sayıda, her yerde üretilebilir aparatlarla esnek güç inşa ederek, yeni savaş sanatını sahaya sürüyor; Dağıtarak Koru, Yayarak Güçlendir…
Baykar Yönetim Kurulu Başkanı Selçuk Bayraktar, ‘Sivrisinek’ adını verdikleri Akıllı Kamikaze İnsansız Hava Aracı Sistemiyle Türk Savunma Sanayini fabrika meselesi olmaktan çıkarıp, 81 ilin tamamına yayılan ‘Milli Mobilizasyon Ekosistemine’ dönüştürdüklerini belirtmişti.
Sistemin aile bütçesine, şehirlere, ülkeye ekonomik katkılarını sonraya bırakırsak temel hedef, Türkiye’yi ‘müdahale edilebilir’ ülke olmaktan çıkartarak, ‘caydırıcı güç’ haline getirmek.
Son söz;
Kendi savaş stratejisini kuran devletler, başkalarının oyununda figüran olmazlar…