Osmanlı’nın saraylarında özel odalarda sakladığı "Lihye-i Saadet" geleneği yaşıyor. Fatih Sultan Mehmed’in Peygamber sevgisini hissetmek ve mukaddes emaneti yakından görmek isteyenler için kapılar açıldı.

Sakal-ı Şerif denildiğinde çoğu kişinin aklına yalnızca Hz. Peygamber Efendimiz’in sakal telleri gelse de, tarihî kaynaklarda bu tabirin zaman zaman Efendimiz’e ait saç telleri için de kullanıldığı görülür.

Fatih Sultan Mehmed Türbesi’ndeki ziyarete açılan Sakal-ı Şerif, Ramazan ayı boyunca inananların ziyaretine açık tutulacak. Fatih Sultan Mehmed’in türbesinde, Peygamber Efendimiz’in Sakal-ı Şerif’ini artık daha yakından görebileceksiniz. Fatih Sultan Mehmed’in Peygamber Efendimize duyduğu muhabbeti ve İstanbul’un fethinin ardındaki gerçek ruhu hissetmemek mümkün değil. Bir de bu gözle İstanbul’a bakmak, bunu hissetmek paha biçilemez. Sakal-ı Şerif denildiğinde çoğu kişinin aklına yalnızca Hz. Peygamber Efendimiz’in sakal telleri gelse de, tarihî kaynaklarda bu tabirin zaman zaman Efendimiz’e ait saç telleri için de kullanıldığı görülür. İslam literatüründe bu emanetler “lihye-i saadet” veya “lihye-i şerif” olarak anılır ve büyük bir hassasiyetle muhafaza edilmiştir.

SAHABELERİN GÖSTERDİĞİ EŞSİZ HASSASİYET

Rivayetlere göre, Peygamber Efendimiz saçını veya sakalını kestirdiğinde sahabeler mübarek tellerin yere düşmemesi için büyük bir özen göstermiştir. Bu tavır, sahabelerin Efendimiz’e duyduğu muhabbetin ve hürmetin en çarpıcı örneklerinden biri olarak kaynaklarda yer alır. Sakal-ı Şeriflerin yolculuğu oldukça eski dönemlere uzanır. Osmanlı tarihçileri ve seyyahları, farklı şehirlerde muhafaza edilen Sakal-ı Şeriflerden söz eder. Bazı Osmanlı konaklarında ve saray çevrelerinde bu mukaddes emanetler için özel odalar ayrıldığı bilinmektedir.

OSMANLI’DA RAMAZAN GELENEĞİ

Osmanlı döneminde Sakal-ı Şerifler sadece korunmakla kalmamış, Ramazan aylarında belirli bir adab ve merasimle ziyarete açılmıştır. Tekbirler ve salavatlar eşliğinde yapılan bu ziyaretler, Ramazan’ın manevi atmosferini derinleştiren önemli unsurlardan biri olmuştur. Bu gelenek günümüzde de devam etmektedir. Diyanet İşleri Başkanlığı kayıtlarına göre Türkiye genelinde çok sayıda Sakal-ı Şerif bulunmaktadır. Özellikle İstanbul, bu mukaddes emanetlerin en yoğun şekilde muhafaza edildiği şehirlerin başında gelir. Bu durum, Sakal-ı Şerif geleneğinin toplumdaki yerini açıkça göstermektedir.

SAHABELERDEN AİLELERE UZANAN EMANET

Sakal-ı Şeriflerin tarihî aidiyeti konusunda ilmî ve akademik çevrelerde farklı değerlendirmeler mevcuttur. Bazı araştırmacılar Topkapı Sarayı’nda muhafaza edilen emanetlerin daha güvenilir kabul edildiğini belirtirken, farklı coğrafyalardaki Sakal-ı Şeriflerin tarihsel süreci üzerine de çeşitli görüşler dile getirilmektedir. Kaynaklara göre sahabeler, Peygamber Efendimiz’e ait saç ve sakal tellerinin bir kısmını kendi ailelerine ve yakın çevrelerine emanet etmiştir. Bu yaklaşım, Sakal-ı Şeriflerin erken dönemlerden itibaren farklı ellerde muhafaza edilmesine ve İslam dünyasının çeşitli bölgelerine yayılmasına vesile olmuştur.