Türk düşünce tarihinin öncüsü Fuad Köprülüzade’ye Almanya’nın en prestijli üniversitelerinden fahri doktora. 1927’de Heidelberg Üniversitesi tarafından verilen bu onur, Cumhuriyet Türkiye’sinin bilimsel prestijini simgeliyor.

Resimaltı- Almanya’da düzenlenen özel törende, Büyükelçi Nadolny konuşmasını Türkçe yaptı, Köprülüzade’ye takdim edilen belge bilim dünyasında yankı uyandırdı.

Osmanlı'nın son döneminden Cumhuriyet’in kuruluş yıllarına uzanan süreçte Türk kültürü, edebiyatı ve tarihi üzerine gerçekleştirdiği çalışmalarla modern Türk tarihçiliğinin temellerini atan Mehmed Fuad Köprülüzade, 1927 yılında Almanya’nın Heidelberg Üniversitesi tarafından fahri doktora (honoris causa) unvanıyla ödüllendirildi.

CUMHURİYET’İN İLK YILLARINDA BİR BİLİM ELÇİSİ

Köprülü’nün bu prestijli ödülü almasının başlıca sebebi, Türk edebiyatı, halk kültürü ve tarih yazımı alanında bilimsel yöntemlere dayanan ilk akademik çalışmaları gerçekleştirmesi oldu. Bu gelişme, aynı zamanda yeni kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin uluslararası bilim sahnesindeki yükselişini de simgeledi.

HEİDELBERG TÖRENİ VE ALMANYA’DAKİ YANSIMALAR

9 Temmuz 1927 tarihinde, Heidelberg Üniversitesi’nin kuruluşunun 542. yıl dönümüne özel düzenlenen törende, üniversite senatosu oybirliğiyle Köprülü’yü “felsefe fahri doktoru” ilan etti. Tören, İstanbul Tarabya’daki Alman Büyükelçiliği yazlık rezidansında gerçekleştirildi. Alman Büyükelçi Rudolf Nadolny, konuşmasını özellikle Türkçe yaparak bilim diplomasisini sembolize eden bu anı daha da anlamlı kıldı. Köprülüzade’nin “ağdalı” Türkçesine karşılık konuşmanın çevirisini dinlemek zorunda kalan Nadolny, bu anı hatıralarında esprili bir dille “Türkçe bilmediğimin ortaya çıktığı an” olarak tarif etti.

TÜRK BİLİMİNİN KÜRESEL YÜZÜ: KÖPRÜLÜZADE

Köprülüzade’nin Heidelberg Üniversitesi'nden bu unvanı alması, Türk bilim dünyasının da Almanya gibi köklü akademik geleneklere sahip bir ülkede kabul gördüğünün güçlü bir göstergesi oldu. Almanya’nın önde gelen gazeteleri, bu gelişmeyi “bir Türk âlim için en yüksek akademik onur” başlıklarıyla verdi.

Dönemin gazeteleri arasında yer alan Kölnische Zeitung ve Hannoverscher Kurier, Köprülüzade’yi sadece bir akademisyen olarak değil, aynı zamanda Türk kültürünün “entelektüel elçisi” olarak tanımladı. Köprülü’nün özgün bilimsel yaklaşımı, ideolojik eğilimlerden uzak duruşu ve çok yönlü akademik birikimi, onun bu unvana layık görülmesinde belirleyici oldu.