Kılıçtaroğlu küfretmesinde ne yapsın? (!) Bir travma yaşıyor... Kendi davasının yorulmaz savaşçısı olarak, baş döndürücü şekilde yükselen Türkiye'nin önüne geçemiyor… Kılıçtaroğlu küfürleri, naçarlıktan, acizliktendir... Evet, ne yapsın? Hedef yok, proje yok, vatan sevgisi, iktidar hırsı yok… En önemlisi de; bilinçaltına yerleşmiş Dersim acısı var... Korktuğu için, binlerce insanın acı çekerek ölmesine sebep olanlara değil de, merhamet sahibi Erdoğan'a küfrediyor…
CHP ve Kılıçtararoğlu, Erdoğan'ı hedef alarak, aslına dönen ezan için, bağımsızlığına kavuşan başörtüsü için, boğazın altından geçen tüp geçit ve köprüler yollar için küfrediyor… Türkiye'nin maşallah dedirttirecek yükselişine küfrediyor... Açılan üniversitelere, havaalanlarına, ürettiği teknolojiye küfrediyor… Kılıçtaroğlu ve CHP istemediği halde Türkiye'nin çirkin batıya haddini bildirmesine, herkesin yükselen hayat standart'ına, uçağa binişine, kalitesi artan yerli üretime, gariban Anadolu insanının göz doldurmaya başlayan eğitim seviyesi ve üretimine küfrediyor… Hedefte Erdoğan ve ailesi ama yapılan küfürlerin asıl adresi; İngilizin oyunlarını, Alman hilesini çözen, Siyonist haçlı ittifakının oltasına gelmeyen devlettir… Hele yükselen ve parlayan İslam inancı ve yaradılış gayesine göre hayat sürme tarzı, tahammül edecekleri bir şey değildir… Milli şef, demir yumrukla, diktatörlükle yönetirken, Erdoğan'nın milletin sevgisini kazanarak lider olması, küfür musluklarını açıyor… Fırlayan kitapçıkla, ülkenin dizlerindeki dermanı bir gecede yok eden Sezer ve Ecevit'emi, bankaları hortumlayanlara ya da IMF'den alınan paraları millete harcamayıp, cebe indirenlere mi küfredecekler? Elbette PKK'nın tepesine balyoz gibi inenlere, HDP'nin ve CHP'nin gerçek yüzünü ortaya çıkaran Erdoğan 'a küfredecekler…
Hiç geçen dönemlerde, mecliste, Sezere, Demirel'e küfreden siyasiler ya da misafirler oldu mu? Elbette hayır. Böyle bir şey yaşansaydı, anasından emdiği sütü burnundan getirirlerdi… Ya da muhalefetten yine Demirel ya da Yılmaz'a, Çiller'e küfreden oldu mu? Hayır olmadı… İsimler partiler farklı olsa da davaları, hedefleri aynı idi; Türkiye kalkınmasın bağımsızlığına kavuşmasın… Şahsi tek amaçları vardı; koltuğu koruyacaksın, vatandaşı umursamayacaksın…
Küfretmek bir acizlik ve sanki göbeği lağımda kestirmek neticesidir… Elinden bir şey gelmeyen; projesi, fikri olmayanların kıskançlık deryasında kulaç atanların ve içi silme çöplük olanların dili küfür dilidir…
Kılıçtaroğlu ve aynı zihniyette olanların bu yaşadığı travmadan kurtulabilmesi için, dünyaya yeni gelmiş gibi, bir kulağına ezan ve diğer kulağına kamet okunup, ayağa kalması için de, bu ülkenin maddi ve manevi değerleri şırınga edilmeli… Başka diyarların değerleri CHP'nin ve liderinin bünyesine dokunuyor…
Son Söz: Şehit acısından dolayı feveran edip, yumurta atan için "terörist" diyeceksin ama katliam yapana, şehit edenlere "arkadaşlar" diyeceksin… Dilerim Kılıçtaroğlu'nun ömrü uzun olur ve ileride torunları: "Siyasetçi olarak, bu ülke için neler yaptın?" diye sorduklarında: "Evlatlarım bu ülkeyi kalkındıranlara, değerlerine sahip çıkmayı sağlayanlara, Allah'a verdiği nimetler için ibadetle teşekkür edenlere ve Müslümanlara, mazlumlara sahip çıkanlara bolca küfür ettim... Öncesinde de ise SSK'nın iflas etmesine, hasta bakamaz hale gelmesine sebep oldum… Ama bir şey vardı ki onu da anlayamadım; biz küfür ettikçe bu millet daha da çok sahip çıktı Erdoğan'a…