Genel Yayın Koordinatörümüz Serdar Arseven’e “Gazetenize ve şahsınıza özellikle Ramazan etkinliklerine, meslek eğitimini güçlendirme çalışmalarımıza verdiğiniz destekten dolayı teşekkür ediyorum” diyen Bakan Tekin, göz yaşlarını tutamadığı anı şöyle anlattı:

"Ramazan etkinliklerine muhalefetten tepki gelmesini bekliyorduk. Maalesef böyle bir yanlış anlayış var. Ramazan, ortak değerimiz. Bizi birbirimize yaklaştıran, saygı ve sevgi iklimi oluşturan Ramazan’ın okullarımızda güzel etkinliklerle kutlanmasından niçin rahatsız olunuyor? Oralardan malûm tepkiler geldi ama sonuç bizi çok mutlu etti. Büyük heyecanın, coşkunun olacağını tahmin ediyorduk da, doğrusu bu kadarını beklemiyorduk. Ağladığım bir sahne var: Bir öğretmenimiz, ‘Biz bir zamanlar okulda oruç tuttuğumuzu söylemekten bile çekinir bir durumdaydık, bugün okullarımızda hep birlikte Ramazan ruhunu yaşıyoruz. Bu güzel bayrağımızın altında huzuru, mutluluğu, kardeşliği yaşıyoruz ' deyince gözyaşlarımı tutamadım. “

MESLEK EĞİTİMİNDE ŞEHİRLERİMİZİN RUHUNA UYGUN ADIMLAR ATIYORUZ

Ramazan etkinliklerinin yurt çapında meydana getirdiği olumlu atmosferi bu sözlerle dile getiren Bakan Yusuf Tekin’e “Bu heyecanın yaşanması çok güzel, bir de meslek eğitimi alanında heyecanlanmak istiyoruz, zira meslek eğitimi beka meselesi. Bu konuda şehirlerimizin dokusuna ruhuna uygun adımlar atma çabalarınız var, ayrıntı verir misiniz?” sorusunu yönelttik.

Bakan Tekin, bu konuda da şunları söyledi:

- Şöyle: ben 2013 yılında müsteşarlığa başladığımda Türkiye'de imam hatip okulları ve meslek liseleriyle ilgili 28 Şubat'ın sebep olduğu travma devam ediyordu. “Biz ne yapabiliriz?” diye oturduk ve mesleki ve teknik eğitim veren ortaöğretim kurumlarımızın sektörden kopuk olduğunu, hem müfredat olarak hem de ilişki olarak kopuk olduğunu fark ettik ve “Bir şeyler yapalım.” diye başladık... 2023'e kadar epeyce önemli işler yaptık.

İşte örnek olsun diye söyleyeyim: Programlarını, müfredatını sektörle birlikte yaptık. Mesela, tekstil üzerine eğitim veren lisemizin müfredatını tekstille ilgilenen iş adamları ve firmalarla birlikte oluşturduk, ayakkabıcılar odasıyla birlikte ‘ayakkabıcılık lisesi’ müfredatını yaptık vesaire.

Sonra buralarda eğitim veren öğretmenlerimiz yıllar önce üniversiteden mezun olmuş, sektörden kopmuş, sektördeki yenilikleri takip etmemiş durumdaydı. O zaman ne yapacağız? Bu okullarda ders veren öğretmenlerin yanı sıra sektörü bilen kişiler de olsun istedik ve bu okullara ayrıcalıklı bir statüyle mühendis, makinist, usta, ustabaşı, vs. uzmanların da ders vermesini sağladık.”

MESLEK EĞİTİMİNE DESTEK ADIMLARI

Bakan Tekin sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tabii işin en önemli bölümü pratik yapabilmek. Bu çocukların staj uygulaması yapması lâzım. Staj uygulaması için iş yerleri kabul ediyor ama ücretlerini veremiyorlar.

O zaman, o dönemde Başbakan olan Cumhurbaşkanımızın talimatıyla çocuklarımıza asgari ücretin yüzde otuzu ve yüzde ellisi kadar staj ücreti vermeye başladık. Sonra çocuklar iş yerine gitmeye başladılar, iş yerlerinde kaza veya benzeri sıkıntılarla karşı karşıya kalabiliyorlar malûm. Bundan dolayı iş kazaları ve meslek hastalıklarına karşı onları sigortaladık.

Sonra, 12 yıllık zorunlu eğitim geldiği için çıraklık mekanizmaları işlevsiz kalmıştı. Herkes 12 yıllık zorunlu eğitime gidiyordu. Bu sefer ‘melez’ bir okul türü ürettik; hem 12 yıllık zorunlu eğitim hem de iş yeri eğitimi, işbaşı eğitimi yapılacak şekilde bir model geliştirdik. Bütün meslekleri bu modele dönüştürdük.

VE BAKANLIK DÖNEMİ

Müsteşarlık dönemindeki meslek eğitimi adımlarını bu sözlerle anlatan Tekin, Bakanlık dönemindeki atılımları hakkında da şunları söyledi:

“2023'te bakan olarak dönünce, bir analiz daha yaptık: Gördük ki her ilin kendine göre farklı ihtiyaçları var; hem okullarımız o ihtiyaçları karşılıyor mu karşılamıyor mu diye bir analiz yapalım, hem de ilin ihtiyaçlarına göre nitelikli eleman yetiştirelim diye bir proje geliştirdik. Sonra Cumhurbaşkanımızın imzasıyla "Mesleki ve Teknik Eğitim Politika Belgesi" yayımlandı.

Politika Belgesi’ne göre bütün meslek liselerimizin şu anda hepsinin bölümlerini, alanlarını gözden geçiriyoruz. İlde ihtiyaç olmayanları kapatıp yerlerine ilin ihtiyaç duyduğu yeni programları, yeni mesleklere ve yeni gelişmelere göre açıyoruz. Bazılarının programı var ama açılmamış, o programı açıyoruz; bazılarının müfredatı yok, müfredat oluşturuyoruz. Böyle bir süreç başlattık.

Bu yıl Mayıs ayında "Maarif'in Kalbinde Marifetli Gençlik" temasını ilan ettik. Bugün de bunun gündemde olmasının sebebi o; biz Mayıs ayını teknik eğitim üzerine bütün etkinliklerle geçiriyoruz. Mesleğe yönlendirme ile ilgili TÜBİTAK ile geliştirdiğimiz programı bugün tanıttık. Özel eğitime ihtiyaç duyan engelli bireyler için mesleki eğitim temalı bir projeyi hayata geçirdik, (bugün) sabah tanıtım programı vardı. Mayıs ayında biz bu tür etkinliklerle dolu dolu geçiriyoruz. “

MESLEK EĞİTİMİNDE HEP BİRLİKTE BAŞARACAĞIZ ALLAH’IN İZNİYLE

Bütün eğitim alanlarında ve özellikle de meslek eğitimi alanında, konuyla ilgili bütün tarafların işbirliği ile çok başarılı sonuçlar alınabileceğini belirten Bakan Tekin, “Maalesef 28 Şubat döneminden kalma bir algı var, biraz da tereddütler var. Bunları aşmak için elimizden geleni yapıyoruz. Bu konuda siz medya mensuplarına da önemli sorumluluklar düşüyor.

Bizler de sizin de sıklıkla üzerinde durduğumuz bazı konularda çalışmalar yürütüyoruz. “ dedi.

Mesleki ve teknik eğitimde ciddi mesafeler kat ettiklerini, bu anlamda hem öğretim programlarını revize ettiklerini hem de okullarda yeni mesleki gelişmelere göre program açtıklarını vurgulayan Tekin, öğrencilerin donanımlarını arttırıcak iş başı eğitimlerini, staj uygulamalarını ve teşvik uygulamalarını sektörle birlikte geliştirdiklerini söyledi.

Bakan Tekin, ortaokuldan itibaren öğrencilerin yeteneklerine göre tercihte bulunmalarını kolaylaştıracak bir mekanizma oluşturduklarını vurguladı.