Yer: İstanbul Beşiktaş Levent Mahallesi Cömert Sokak İsrail Konsolosluğu önünde silahlı saldırıda 3 polis yaralandı. Teröristler etkisiz hale getirildiler…

Türkiye, ABD-İsrail'in çekmek istediği tuzağa -füzeler de atsalar- düşmedi. Cumhurbaşkanı, barışı İsrail'in istemediğini açıkladı. Hemen -bir gün sonra- İsrail, mayın eşeği “dinci” teröristlerini harekete geçirdi. 1990'lara dönüş saldırısıdır, bu. Algı şu: “Saldırıları Türkiye (Cumhurbaşkanı Erdoğan) yaptırıyor.” 2006’da Danıştay’ya yapılan saldırıyı da bu minvalde lanse etmişlerdi. 2014’te Musul Başkonsolosluğunun basılıp onlarca kişinin rehin alınmasını da böyle anlattılar. Terör olaylarını Başkanlık Sistemine geçmek için devletin kendisini yaptırdığını diyecek kadar pervasızlaştılar. Kobani olayları öncesi dönemin ABD Başkan Yardımcısı Joe Biden, Türkiye DEAŞ’a yardım ediyor.” diyerek mayın eşşeklerini sahaya sürmüştü. Ekim 2015’te Ankara’da 103 vatandaşın öldüğü saldırıyı da yine ülkenin üzerine yıkmaya çalışmışlardı. Kasım 2003’te (3 Kasım 2002 seçimlerinden 1 yıl sonra...)İstanbul’da sinagoglara saldırının amacıyla bu saldırının amacı aynıdır. Türkiye’nin dış dünya ile alakasını kesip, içte kendisiyle boğuşan bir ülke haline getirmek.

36 yıl önce de gündem ve yöntem aynıydı. Körfez’de ABD-İsrail işgali; Türkiye’de terör, rüşvet, bankaların içini boşaltma… Siyasi kaos çıkarma girişimleri… Cumhurbaşkanının meşruiyetini tartışma… Faili meçhul cinayetlerle sokaklara döktükleri beyinsizlerle Türkiye’yi kendi içinde boğuşan, cephelere bölünmüş hale getirerek iç savaş denemeleri yapıyorlarken öte yanda bölgede yeni sömürü planlarını devreye sokuyorlardı. Koalisyon hükümetlerinin oluşturduğu boşluktan ülkeyi krizden krize sokuyor, hükümetlerin düşürülmesi için, açık gizli tüm aparatlarını kullanıyorlardı. Buna teşne kifayetsiz muhterisleri de “büyük kurtarıcılar” olarak yere göğe sığdıramıyorlardı. Yine gündem: Basra Körfezi, Hürmüz Boğazı… Türkiye’deki malum mayın “eşşekleri” rüşvet, hırsızlık, arsızlıklarını rahatça yapabilmek için şimdi de siyasi kaos peşinde…

ABD Başkanı Trump, İran halkını ayaklandırmak için silah yardımı dahil her türlü yardımı gönderdiklerini ama iç savaş çıkartamadıklarını, muhalefetin korkak olduğunu itiraf ederken Türkiye’de on yıllarca buna gönüllü koşulan Gezici, Mandacı, Darbeci eşşekler akla geliyor. Türkiye’de “muhalefet” adı altında kurulan masanın etrafına bakıldığında planın vahameti ortaya çıkmaktadır. Siyonistler neye karşıysa “Masanın” da ona karşı olması aralarındaki organik bağın, “uzlaşının” delilidir. Gazze, İran, Terörsüz Türkiye, savunma, güvenlik, gündemlerinde değil. Varsa da yoksa hırsız, arsız kutsasalar. Bir fırsatını bulup da hapishaneleri boşaltsalar…

Terörsüz Türkiye/ Terörsüz Bölge hedefine yaklaşıldıkça ve Siyo-Emperyalistler kaybedecek bu coğrafyadan silinip gidecekler.