Değerli okurlarım, devletimiz içinde biriken safraları boşaltmaya başladığı günden bugüne nerede ise her gün açılan yeni bir lağım çukurundan yayılan kesif koku ile karşılaşıyoruz.

Bankaların içinin boşaltıldığı, saadet zincirinin halkalarının birbiri ardına çözüldüğü, tosuncukların malı götürdüğü günlerden geçtik geçmesine de şimdide foncuların tuzağına düşüp nerde devlet diye haykıranları görüyoruz.

Fare kapanındaki tuzak peynirleri yerken bunu düşünüp akletmeliydiniz. Bu yoğurdun bolluğunu sorgulayarak tuzaklar var dikkatli olun uyarılarına kulak tıkamamalıydınız.

Affınıza sığınarak bir atasözünü hatırlatmak isterim. "Eşek temmuzda düştüğü çamuru bilir ve kışın o çamura batmaz”

Yıllardır yaşanmış benzer durumlardan dersler almak varken; haram, helal demeden mal bulmuş mağribci olmak ve canı yandığında da ciyaklayanlara acımak yerine içimden beter olsunlar demek geliyor.

Meseleye örnek başka bir atasözümüzde makaleme başlık oldu. Tamahkârla sahtekâr iyi anlaşır ve uyum içinde yaşar derler.

Bire bin hatta onbinler kazanmak hangi felsefe ve hangi görüş açısı ile bakılırsa bakılsın sağlıklı bir yolculuk değildir ve insanı sadece yoldan çıkarır.

Ponziler, fonziler, saadet zincirleri, tosuncuklar, Fadıl’lardan ders alınmadıysa bari son fon olayı son ders olsun.

***

Eski Türkiye günlerinin karanlık dehlizlerinden çıkmaya çalışılan bugünlerde terörsüz Türkiye ve terörsüz bölge mottosu ile içerde ve dışarda hergün yeni bir gerçeklikle karşılaşıyor ve yüzleşiyoruz.

Bizzat şahidi olduğumuz 15 Temmuz darbe girişiminden günler önce kurtlar vadisi pusu da yayınlanan bölümlerde devletimizin bölünmez bütünlüğüne yönelik yapılan plan ve projeler insanın kanını donduracak cinsten.

Subliminal verilen haddi aşan tüm mesajlarla ilgili devletimiz refleksi gereği harekete geçti. Sonuna kadar gidileceğini tahmin ediyorum.

Fetö teröristlerinin amacı belli 15 Temmuz hain darbe girişimi, cumhurbaşkanımızın dirayetli duruşu ve halkımızın canhıraş kararlılığı ile çok şükür saatler içerisinde bastırıldı. Şehidlerimize Rabbim rahmetiyle merhametiyle muamele eylesin mekanları cennet makamları âlî olsun.

Devletimiz takdire şayan bir titizlikle Fetö teröristlerinin röntgenini çekti ve sap ile samanı ayıklamaya azami gayret göstererek çalıştı, mümkün olan en az hata ile de bugünlere gelindi.

Bizzat darbe girişimde görevli olanlar bile suçsuz ve masum olduklarını iddia edecek kadar aymaz olan tescilli suçlular kodesi boylarken masum olanları aklanmak için devletin tüm kurumları çalışıyor.

Darbe girişimi üzerinden 10 yıl geçti.Terörist başı öldu ama hücre evlerde gizli toplantılar , haberleşme ağları, para pul ilişkileri , ihanet şebekesinin birlik ve bütünlüğümüzü iğfal etme çabaları acımasızca devam ediyor.

Her şey ayan beyan ortada ama cezaevlerini medrese-i Yusuf görenler ya da cezasını tamamlayarak dışarı çıkmış olanlarda zerre kadar bir pişmanlığın olmamasını anlamakta zorlanıyorum.

Mesleğim gereği halkımızla iç içeyim. Farklı sebeple fetö artıkları ile karşılaştığımda ilk dikkatimi çeken şey pişmanlık duygularının olmaması, amalı fakatlı kelimelerle böylesi hayati bir meseleyi sulandırma gayretlerinde ağız birliği etmişçesine inadım inat durmaları. Bana daha enteresan geleni ise suçlu ararken aynaya bakmayı unutmaları yada nankör veya bakar kör olmaları.

Bugüne kadar pişman olan bir fetöcü görmedim desem yalan olmaz.

Herhangi bir olumsuz eyleminden pişmanlık duymayan çok sayıda psikopat tanırım. Her durum ve şartta kendinden başka haklı olmadığına inanan kendini beğenmiş narsistleri de iyi tanırım.

Fetöcü olmak psikopatlık mı? Narsistlik mi? yoksa beyni yıkanmış bir aparatlık mı? sorularının cevabını vermekte ise hâlâ zorlanıyorum.

Bundan sonra hiçbir şeyin eskisi gibi olmayacağına ve gitmeyeceğine bende inanmaya başladım.

Sağlık ve mutluluk dileklerimle.