İstanbul şehir kütüphanesini kurma ve yaşatma derneğini kuran, ilk yazısı 1933' de vakit gazetesinde yayınlandıktan sonra 1947' den 1953 sonuna kadar günlük gazetelerde ve çeşitli dergilerdeki yayınları ile kitap sayısının toplamı 226 olan bilim ve kültür adamı… İşte detaylar; 1914 yılında İstanbul’da Beyazıt semtinde doğdu. Babası Üsküdar Bidâyet Mahkemesi reisi Neşet Bey’in oğlu, Tıbbiyye-i Şahanenin 1901 mezunlarından Yusuf Selami Bey, annesi eski Tugay kumandanlarından Miralay Arif Bey’in kızı Şefika Nurünnisa Hanım’dır.

İstanbul Tıp Fakültesinden Mezun Oldu ve Ders Verdi
İlk ve orta öğrenimini Kabataş’ta, liseyi Kadıköy Lisesi’nde tamamladı. Çocukluktan beri kararlı olduğu baba mesleğini seçti ve 1933’te girdiği İstanbul Tıp Fakültesi’ni 1939’da bitirdi. Daha tıp öğrencisi iken çeşitli ortaokul ve liselerde Türkçe, biyoloji ve fizik dersleri okuttu. Yatılı öğrenci olması dolayısıyla zorunlu hizmetle yükümlü tutulup Adana’ya sıtma mücadele stajına gönderildi.
Sağlık Müdürü Muavini Olarak Çalıştı
Askerliğini 1939-1941 yıllarında Kayseri’de yaptı. Ardından Eskişehir sıtma mücadele şube hekimliğine tayin edildi. İki yıl sonra çıkan bir salgın yüzünden Tifüs Mücadele Heyeti ile birlikte İstanbul’a geldi. Burada merkez hükümet tabibi, emraz-ı sâriye tabibi ve sağlık müdür muavini olarak çalıştı. 1944-1945’te ikinci defa askere alındı ve Kartal’da II. Tank Alayı tabibi sıfatıyla hizmet yaptı. Ardından sağlık müdürlüğündeki görevine döndü. 1947’de çıkan kolera salgını sıralarında kurulan mücadele ekiplerinden ilkinin şefi olarak Mısır ve Hicaz’a gitti.

Seyahatlerde Bulundu ve Sosyal Yardım Bakanlığı Müfettişliği Yaptı
1948’de Beyrut, Kıbrıs ve Mısır’a seyahat etti; aynı yıl Sağlık ve Sosyal Yardım Bakanlığı müfettişliğine getirildi. 1949’da Rockefeller Foundation’ın davetiyle Amerika’ya gitti. Dönüşünde İstanbul Tıp Fakültesi’nin isteği üzerine üniversiteye asistan alındı. 1953’te tıp tarihi uzmanı unvanını aldı. 1955’te tıp tarihi ve deontoloji doçenti oldu. Çeşitli yerlerde tıp tarihi ve deontoloji konusunda konferanslar verdi. İstanbul ve bazı Anadolu kütüphanelerinde çalışmalar yaparak yeni tıp yazmaları tespit etti. Bu arada çeşitli kongre ve sempozyumlara katılıp tebliğler sundu. 1962’de profesörlüğe yükseldi.
Tıp Tarihi Anabilim Dalı Arşivlerine Katkıda Bulundu
ürk Tıp Tarihi Kurumu, Türk Sosyoloji Cemiyeti, Türk Fizikî ve Tabiî İlimler Cemiyeti, Société Internationale d’Histoire de la Médecine, Académie Internationale d’Histoire des Sciences gibi bilimsel kuruluşların aslî ve Académie de la Méditerranée’nin muhabir üyesiydi. Küçük yaştan beri topladığı zengin koleksiyonu bugün İÜ Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Deontoloji ve Tıp Tarihi Anabilim Dalı arşivlerinin bir parçasını oluşturmaktadır.
Birçok Eseri İnceledi
Türk tıp tarihiyle ilgili yazma eserleri yıllarca büyük bir titizlikle incelemiş, bilhassa Osmanlılar’da verem, kolera, akıl hastalıkları, çiçek aşısı, hekim biyografileri, sağlık kuruluşları, karantina, tıpta iz bırakmış kişiler, İslâm tıbbı, bilimler tarihi gibi konularda çalışmalar yaptı.
Türlerle İlgili Araştırma Yaptı
Batı dünyasında yazılan birçok tıp tarihi kitabında İslâm öncesi ve sonrası Türklerle ilgili malumata rastlanmadığı kanaatindedir. Bu bakımdan gerek Osmanlı tıbbının gerekse daha önceki Türk topluluklarıyla ilgili tıbbî gelişmelerin Türkler tarafından araştırılması ve Batı dünyasına tanıtılmasının gerektiğini düşündü.
Tıp Etiği Konusunda Sonuçlar Elde Etti
Türkiye’de ve dünyadaki çeşitli kütüphanelerde Türkçe tıp yazmalarını inceleyerek tıpkıbasımlarını hazırladı ve tıp tarihi, tıbbî deontoloji, tıp etiği konusunda yararlı sonuçlar elde edilmesini sağladı.
Birçok Konuda Tıp Dünyasını Aydınlattı
Şehsuvaroğlu asıl mesaisini tıbbî deontoloji ve tıp etiği konularına ayırmakla birlikte hekim sorumluluğu, hekimin görevleri, şarlatanlık, konsültasyon, hekim raporları, ötanazi, ilâç alışkanlığı, organ nakli, hibernasyon (dondurarak yaşatma), tıbbî denemeler gibi deontolojik konuları tıp hukuku ve tıp etiği açısından aydınlatmaya çalıştı. Ona göre deontoloji “görev bilimi, meslekî davranış ve meslek ahlâkı” demekti.
Organ Nakli İle İlgili Görüşlerini Belirtti
İnsanlarda organ nakli konusunda günümüze kadar gelen aşamaları 1970’li yıllarda ele alarak modern tıp etiğine dair görüşlerini de belirtir. Ayrıca aile planlaması, tüp bebek ve yapay döllenme konularına değindi, bunların tıp etiği sorunlarını inceledi. Geleceğin önemli bir konusu olan hibernasyonu 1970’li yıllarda ele aldı. 13 Mayıs 1977’de ölen Bedii Nuri Şehsuvaroğlu’nun ikisi kız üç çocuğu olmuştur. Karacaahmet Mezarlığı’ndaki aile kabristanına defnedildi.
Eserleri
Farabi: 870-950 (İstanbul 1950); Doktor Akil Muhtar Özden Bibliyografyasi (İstanbul 1951); İstanbulda 500 Yıllık Sağlık Hayatımız (İstanbul 1953); Şair ve Hekim Ahmedî: Hayatı ve Eserleri (İstanbul 1954); Anadolu’da Dokuz Asırlık Türk Tıp Tarihi (İstanbul 1957); Ebû Reyhan Bîrûnî ve Kitâbü’s-saydele (İstanbul 1959); Hazâinü’s-saâdet, Cüzam ve Türkçe Tıp Yazmaları (İstanbul 1961); Göztepe (İstanbul 1969); Eczacılık Tarihi Dersleri (İstanbul 1970); Hekim Bir Siyasimizin Portresi, Büyükelçi Doktor A. Hulusi Fuad Tugay (İstanbul 1972); Dinlerde ve Tarikatlarda Sembolizm, Remizler (İstanbul 1973); Eczacı Yarbay Nâyzen Halil Can (1905-1973) (İstanbul 1974); Tıbbi Deontoloji Dersleri (İstanbul 1975).