“İÇ ANADOLU’NUN DENİZİ” HİRFANLI BARAJ GÖLÜ
Kırşehir ve Ankara illeri arasında Kaman ilçesi sınırları içinde bulunan elektrik üretmek, taşkınları önlemek, sulamada kullanılmak amacıyla 8 Ocak 1960 tarihinde faaliyete başlayan Hirfanlı Barajı’nın açılışına zamanın Cumhurbaşkanı Celal Bayar, Başbakan Adnan Menderes, Meclis Başkanı Refik Koraltan, bakanlar ve diplomatik erkan katılmış. O tarihlerde Türkiye’nin büyük barajı olan 81 metre yüksekliğinde, 75 kilometre uzunluğunda, 320 kilometrekarelik alanda faaliyet gösteren Hirfanlı Baraj Gölü’nden yılda 400 milyon kilovatsaat enerji üretiliyor.
Kaman, Kırşehir merkezi, Evren, Şereflikoçhisar ve Sarayiçi ilçelerini kapsayan tatlı suya sahip Hirfanlı Baraj Gölü, balık üretimi, su sporları, plaj ve piknik alanı olarak kullanılmakla birlikte, manzarası, çamlıkları, sosyal tesisleri, balık avcılığı ve Macar ördeği, elmabaş pakta, tepeli pakta, dikkuyruk, sakarmeke, angut ve gülen sumruya ev sahipliği yapıyor. 20 Bakanlar Kurulu Kararı’yla 2004 yılında turizm merkezi ilan edilen bölgenin, hayata geçirilecek projelerle turizme katkı sağlaması hedefleniyor.
Ayrıca Kızılırmak üzerine kurulan Kesikköprü Barajı, Çoğun (Çüğün) Baraj Gölü ve tarihte Akuova Saravena (Su Şehri) olarak bilinen Kırşehir’in çok sayıdaki su kaynağından biri olan Hılla Gölü bozkıra hayat vermeye devam ediyor.
***

TERMAL SU VE KAPLICALAR DİYARI...
Türkiye termal su kaynakları zenginliği bakımından Avrupa’da 1’inci, dünya ise 7’nci sırada yer alıyor. Termal turizmi deyince akla ilk Afyonkarahisar, Kütahya, Denizli, Balıkesir, Bursa, Yalova, Bolu, Ankara gibi iller geliyor. Oysa Kırşehir bu destinasyonlar arasında olmasına rağmen ismi fazla göze çarpmıyor.
*
Daha önceki yazılarımızda, temaslarda bulunduğumuz Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek’in “Yunus Yolu”, Organize Sanayi Bölgesi (OSB) ve Makine ve Kimya Endüstrisi (MKE) projelerine değinmiştik. Bu büyük projelerle birlikte Demiryürek’in açıkladığı bir proje daha vardı: “Türkiye’nin ilk Termal Uygulama Oteli”. Kırşehir her ne kadar termal turizmi açısından ismini duyuramasa da, inşaatı devam eden Türkiye’nin ilk Termal Turizm Uygulama Oteli açılış için gün sayıyor. Tesisin, yalnızca konaklama kapasitesi açısından değil, aynı zamanda turizm, eğitim ve şehir ekonomisi bakımından da önemli bir değer oluşturması bekleniyor. Ayrıca, Karakurt Kaplıcaları ve tarihî şifahâne bölgesinde yapılacak yatırımlarla termal turizminin parlayan yıldızı olmayı hedefliyor.
*
Termal kaynaklar bakımından oldukça zengin olan Kırşehir, termal turizmi bakımından son yıllarda yaptığı atılımlarla iddialı şehirler arasında yer alıyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen “Termal Turizm Kentleri Projesi” kapsamına da alınan Kırşehir’in en önemli kaplıcaları arasında Terme, Karakurt, Bulamaçlı ve Mahmutlu Kaplıcaları kendini gösteriyor.
Kırşehir’in Kuşdilli Mahallesi’nde bulunan en önemli jeotermal alanlarından Terme jeotermal sahası, seracılık ve şehir ısıtmacılığının yanında Terme Kaplıca Suyu olarak, eklem ve eklem dışı romatizmalı hastalıklarına; damar sertliğine; negatif sinir bozukluğuna bağlı yetersizliklere; sürmenaj ve yorgunluğa; diyabet, gut ve şişmanlık ile gelen hastalıklara; karaciğer, safra kesesi, mide, bağırsak hastalıklarına; böbrek taşlarında, hipertansiyon, kronik bronşit ve üst solunum yolu iltihaplarına şifa olmakla birlikte, sadece Türkiye’de değil Avrupa'da bile az bulunan bol sıcak ve hazımı karbonlu, çelikli maden suyu özelliğini taşıyor.
Kırşehir kaplıcalarının şifalı sularından yararlanmak isteyenlere hizmet vermek üzere kurulmuş, Big Thermal Spa Resort Otel, Grand Terme Hotel, The One Hotel Kırşehir ve Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi’ne bağlı olarak Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Yüksekokulu’na fizyoterapist yetiştirmek amacıyla kurulan “Fizik Tedavi ve Rehabilitasyon Merkezi” yoğun talep görüyor.
Ayrıca Kırşehir’e 16 kilometre mesafedeki Karalar köyü sınırları içinde bulunan Karakurt Kaplıcası; Çiçekdağı ilçesi sınırları içindeki Bulamaçlı Kaplıcası; Kırşehir’in batısında Kaman’a 16 kilometre uzaklıktaki Savcılı kasabasında yer alan Kaman Savcılı Ilıcası hem yurt içinden hem de yurt dışından gelen misafirlerine şifa sunmaya devam ediyor.
*

BIG THERMAL HİZMETTE SINIR TANIMIYOR
Bizleri Türkiye İnternet Gazeteciliği Derneği (TİGAD) olarak 5 gün boyunca misafir eden Big Thermal Spa Resort Otel bu alanda hizmet veren konaklama merkezlerinin başında geliyor.
Şehir merkezine 5 kilometre mesafede, Bağbaşı Mahallesi, Şehit Kerem Aydın Caddesi’nde bulunan, Kırşehir’i 360 derece seyir imkânı sunan, 4 yıldızlı, 18 katlı Big Thermal Spa Resort Otel, Avrupa’nın en büyük ikinci termal oteli olma özelliğiyle öne çıkıyor. Türkiye’deki en büyük kapalı alana sahip termal oteli Big Thermal Spa Resort Otel, yarı olimpik açık hava havuzu ve bol oksijenli tuz odalarıyla misafirlerine hem sağlıklı termal hizmeti, hem de konforuyla unutulmaz anlar yaşatıyor.
Doğal mucizelerle birlikte, restoranında misafirlerine ikram ettiği Türk mutfağı ve Kırşehir’in geleneksel lezzetleri âdeta damak çatlatıyor. Otel, tesettürlü ailelere özel havuz, İslâmî inanca uygun olarak düşünülmüş termal su, spa & güzellik, buhar odası ve masaj odaları imkânı sunuyor.
Gelen misafirlerle yakından ilgilenen Big Thermal Spa Resort Otel Genel Müdür Yardımcısı Ertan Eren yaptığı açıklamada, “Kırşehir’e neden geleyim?..” sorusunun net karşılığının tanıtımdan geçtiğini, bunun için çok yönlü enformasyona ihtiyaç duyulduğunu söyledi. Bu çalışmaların artmasıyla birlikte, Kırşehir’in önemli bir destinasyon merkezi olarak sadece Kırşehir’e değil, bütün bölgeye katkı sunacağını ifade etti.
*
Genelde Türkiye, özelde Kırşehir geleneksel mutfağı sanki Big Thermal Spa Resort Otel’de gastronomi ve mutfak sanatları fuarı açmış!.. İnsan envaiçeşit yiyeceklerin yer aldığı tezgahlara bakınca gözü doyuyor, yok, yok!.. Emek verenler, teşekkürü fazlasıyla hak ediyor.
*
DAMAK ÇATLATAN YÖRESEL LEZZETLER...
Buraya kadar gezip gördüklerimizi anlattık. Sıra hepsini yiyip içmesek de, Kırşehir’in damak çatlatan yöresel lezzetlerini anlatmakta... Türk misafirperverliğinin en çarpıcı ve göz alıcı örneklerinin sergilendiği sofra, Anadolu insanının insana verdiği değerin en güzel örneğini teşkil eder. Evine misafir gelen bir aile, en değerli yiyeceklerini misafirine cömertçe sunar. Kişinin evine ne kadar çok misafir gelir, yenilir içilir ise o evdeki bereket o nisbette artar. Kırşehirliler de bu anlamda tarih boyunca Anadolu kültürünü en zengin şekliyle yaşayıp, birbirinden güzel yemekleriyle lezzetlerini tescillemiş.
Söze dünya çapında şöhrete sahip Kaman Cevizi ile başlayalım... İnce kabuklu yapısı, eşsiz aroması, iç kalitesinin yüksekliği, alan özellikli oluşu ve Türkiye ortalamasının 1,5 katı verimi ile (ağaç başına 50 kilogram) dikkat çeken coğrafi işaretli Kaman Cevizi, dünyanın her yerinden talep görüyor. (Fakat son iki yıldır verimin düşük olması sebebiyle Kaman Cevizi’ne olan talep karşılanamıyor. Bu yıl ise rekoltenin çok yüksek olacağı ifade ediliyor.)
*
Tatlı yiyelim, tatlı konuşalım...
Farsça “hoş (tatlı) ve maram (kaymak)” sözcüklerinden türeyen Kırşehir Höşmerim Tatlısı (Kırşehir Un Helvası); un, süt, yumurta, tereyağı ve şekerle yapıldıktan sonra üzerine Kaman Cevizi serpilerek servis edilen coğrafî işaretli ürünlerden. Zamanın behrinde, doğum yapan kadınlar kısa zamanda güç toplasın, sütlensin ve çocuğunu daha iyi emzirebilsin diye sık sık yapılırmış...
Kırşehirli ozan ve halk müziği sanatçısı Şemsi Yastıman’ın “Memleket Hasreti” şiirinde geçen “Höşmerim, çullama gitmez hatırdan” şeklindeki dizesi delil gösterilerek, 2017 yılında Türk Patent ve Marka Kurumu tarafından “Kırşehir Höşmerim Tatlısı” adıyla tescillenerek coğrafî işaret almış.
*
Gelelim Çullama’ya... Yağsız küçük küçük doğranmış etlerin suda haşlanıp, etin suyu ayrıldıktan sonra bu suyun bir kapta un ile çırpılıp tuz atılarak bulamaç hâline getirilmesi üzerine tencerede haşlanmış et parçalarını da ilave edilerek pişiriliyor. Muhallebi kıvamından sulu hâle gelince ateşten indirilip, tavada yakılın biber ve tereyağı bulamacın üzerine dökülerek servis ediliyor. Buyrun Kırşehir’in meşhur coğrafi işaretli Çullama yemeğine... Afiyet olsun.
*
Sizlere uzun uzun Çirleme Yemeği’ni, Ayva Boranısı’nı, Süla Kabağı Yemeği’ni, Tandırda Çömlek Paça’yı, Çömlekte Kuru Fasulye’yi, Et Yahnisi’ni, Kesme Aşı’nı, Yoğurt (Ayran) Çorbası’nı, Topalak’ı (Etsiz Köfte), Düğür Çorbası’nı, Lepe’yi (Sütlü Pilav), Pancar Çırpması’nı, Yarma Aşı’nı, Keşkef’i, Soğanlama’yı, Kürt Pilavı’nı, Sebzeli Bulgur Pilavı’nı, Çirleme’yi, Boranı’yı, Sündürme’yi, Ayva Dolması’nı anlatırdık, amma velâkin sütunlarımız buna elvermiyor.
***
PETLAS, KIRŞEHİR’İN YERLİ VE MİLLÎ GURURU
Ekonomisi ağırlıklı olarak tarım, hayvancılık ve küçük ölçekli sanayiye dayanan Kırşehir, besi hayvancılığı, et, süt ve süt ürünleri sektöründe öne çıkıyor.
Son yıllarda kurulan organize sanayi bölgeleri, yerli üretimi destekleyen politikalar ve istihdam projeleri sayesinde ekonomik açıdan istikrarlı bir gelişim gösteren Kırşehir, 2025 yılı ekonomik güç sıralamasında 48’inci sırada yer aldı.
Ankara, Kayseri ve Konya gibi önemli üretim merkezlerinin ortasında bulunan Kırşehir, 1976 yılında lastik ithalatını azaltmak ve ticari ile askeri lastik üretimini yerli imkânlarla gerçekleştirmek amacıyla Kırşehir’de kurulan PETLAS, bugün tek yerli ve millî lastik markası olarak başarı hikâyesi yazmaya devam ediyor.
Şehrin doğusunda tüten bacasıyla yaklaşık 5 bin kişiye iş kapısı olan PETLAS, batısında ise termal turizminin yükselen değeri Big Thermal Spa Resort Otel ürettikleri katma değerle sadece Kırşehir’e değil, Türkiye’ye örnek olmayı sürdürüyor.
Ahilik geleneğinin oluşturduğu dayanışma kültürü, günümüzdeki kooperatifler, esnaf birlikleri ve üretici destekleriyle birlikte Kırşehir ekonomik olarak daha da güçleniyor.
***
GELENEKLERDEN BESLENEN İKİ KÜLTÜR İNSANIYLA HASBİHÂL...
ŞEKERTÜRK GÖNÜL TELLERİMİZİ TİTRETTİ...
Kırşehir Ahî Ervân-ı Velî Zanaatkârlar Çarşısı'na yolunuzu düşünürseniz, iki kişiye uğramadan dönmeyin. Birisi sahaf ve Kırşehir’de hafızası Gazeteci-Yazar Adnan Yılmaz, diğeri ise ağaca hayat verip dile getiren saz ve söz ustası Soner Şekertürk. Soner Şekertürk Bağlama Atölyesi’nin işletmecisi Şekertürk gerçekten de şeker gibi insan. Bir taraftan zanaatını ve sanatını icra ederken, diğer taraftan fikriyle yolunda gitmeyen şeylere bulunduğu mekanın ruhu gereği çözümleme yapıyor. Saz ve sözleriyle de bunu taçlandırıyor. Şurası bir gerçek, özünü ve dahi sözünü saza döken insandan zarar gelmez.
*
“KİTAP KURTLARI” KIR-ŞEHRİ SAHAF’TA BULUŞUYOR
Günümüz dünyasında “Dijital Çağ”la birlikte geleneksel sahaflık da boyut değiştirdi. Fakat hâlâ kağıda basılmış eserlerin mis kokulu sayfaları arasında bilgiye ve bilgeliğe ulaşmaya gayret eden “kitap kurtları”nın sayısı azalmış değil. Bu kültür akımının taşıyıcıları arasında olan Kırşehir’in hafıza isimlerinden Sahaf, Gazeteci-Yazar Adnan Yılmaz’a yolumuzu düşürüverdik. İnternet Gazeteciliği ve Gazeteciler Derneği (TİGAD) tarafından Kırşehir'de düzenlenen Dijital Medya Çalıştayı’nın konuşmacılarından olan Yılmaz, Kırşehir Ahî Evrân Zanaatkârlar Çarşısı'nda öyle bir muhabbet sofrası kurmuş ki, müdavimin biri gidip diğeri geliyor. Muhabbet sofrası eşliğinde içilen kahve ve çaylar yudumlanırken, yeni bilgilerle birlikte kadîm dostluklar kuruluyor. İşte bu muhabbet sofrasına misafir olan gazetecilerden bendeniz Sabri Gültekin, Erdem Yeşer, Adem Kocatürk, Bayram Polat ve Cansel Yıldız dondurulmuş karelerin eşliğinde canlanan dostluğun son elçileri olarak poz veriyoruz. Kırşehir’e uğrayıverirseniz Kır-Şehri Sahaf’a yolunuzu düşürmeyi ihmal etmeyiniz. Vesselâm.
***
TEŞEKKÜRLER KIRŞEHİR
Dostlukların pekiştiği, bilgi ve tecrübelerin paylaşıldığı, unutulmaz anılarla hafızalarda yer eden çok özel bir “Dijital Medya Çalıştayı ve Kültür Gezisi Programı”na daha imza atıldı.
7-11 Haziran 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilen bu güzel buluşma ve çalıştay organizasyonunda büyük emekleri bulunan TİGAD Başkanı Okan Geçgel’e; Yönetim Kurulu Üyesi İzzet Aydın’a; Çalıştay’ın sunuculuğunu yapan belâgat ehli, gönül erbâbı Kırşehir sevdalısı TİGAD Ankara Temsilcisi Erdem Yeşer’e; misafirlerini en iyi şekilde ağırlamak için organizasyonun en başından sonuna kadar buram buram ter döken TİGAD Kırşehir İl Temsilcisi Fahrettin Toker’e; Kırşehir Valisi Murat Sefa Demiryürek’e; Vali Yardımcısı İsmail Çetinkaya’ya; Kırşehir Belediye Başkanı Selahattin Ekicioğlu’na; Kırşehir Ahi Evran Üniversitesi Rektör Prof. Dr. Mustafa Kasım Karahocagil’e; Mustafa Düger Vakfı Başkanı Mustafa Düger’e; İl Kültür ve Turizm Müdürü Mustafa Doğan’a; İl Kültür ve Turizm Müdür Yardımcısı Eyüp Temur’a; Big Thermal Spa Resort Otel’in sahibi Ercan Malkoç’a, Otel Müdür Yardımcısı Ertan Eren ve personeline, misafirperverlik ve bu kadîm şehre verdikleri katkılardan dolayı teşekkür ediyoruz.
İyi ki varsınız...
*
Ayrılık vakti...
Dillerde veda, gönüllerde hüzün...
Karacaoğlan’ın söze döktüğü, Neşet Ertaş’ın iliklerine kadar hissederek yorumladığı, “Nice sultanları tahttan indirdi, Nicesinin gül benzini soldurdu, Nicelerin gelmez yola gönderdi, Bir ayrılık bir yoksulluk bir ölüm...” dizelerinin anlam ve tınısı eşliğinde Kırşehir’e veda ediyoruz...
Hoşça kalınız efendim...