Milletleri, halkları, aşiret ve memleketleri var eden, ayağa
kaldıran, ayakta tutan unsurdur. Asırlarca süren birliktelik
atalar tarafından süzgeçten geçirilir ve bu birliktelikte seçilen kaideler,
kurallar, atasözleri, aforizmalar kabul edilir.
Milletleri millet
kılan, diğer milletlerden ayıran ve ayrıcalıklı kılan en belirgin özelliktir.
Evet, töreden söz
ediyorum. Kimi dinlere ait kutsallar da “TORAH”* örneğinde olduğu
gibi “töre” adını alır. Bilimsel olarak ise;
”Bir toplulukta
benimsenmiş, yazılı olmayan, teamül ve âdetlerin temelini
oluşturduğu, yerleşmiş davranış ve yaşama biçimlerinin, kuralların, gelenek ve
göreneklerin, ortaklaşa alışkanlıkların, tutulan yolların bütünüdür” töre…
Türkler için töre, hukuktur,
Namustur töre Türk’e!
Ahlaktır, adalettir,
edep ve adaptır Türk milleti için töre!
“Türk demek, töre
demektir!”
Kısacası Türk, töresi ile vardır,
töresine toz kondurmaz, töresini çiğnetmez ve töresi için canını verir.
Şimdi kimileri çıkıp töre mi kaldı?
Türkler eski
Türkler değil!
Gibi haklı haksız
eleştiride bulunabilir.
İyi de Türk ve Türk
Milliyetçiliği adına mangalları cilalayan partiler söz
konusu olunca Türk ve Türk’ün töresi hatırlatılmalıdır.
Büyüklerimiz:
“İntihar ederim, öldürürüm diyen,
ya da içinde kurşun bulunmadığından emin olsa da silahın namlusunu arkadaşına
doğru tutan kim olursa olsun ondan uzak durun” diyorlardı. Keza
“Hiç kimse kimseye namussuz demez, diyemez, dememeli” diyorlardı.
Türkün töresinde
hiçbir şekilde bir kadın, “Namussuzum!” diye bir ant, bir yemin içmez. Hiçbir
şekilde bir kadın, “Namussuzum” diyemez, diyen kadından uzak durulur.
Ne demek
istiyorum?
Selahattin
Demirtaş yattığı cezaevinde ortakları CHP ve İYİ Parti’ye ültimatom verdi:
“Eğer
muhalefetteki milliyetçi odaklar demokrasi ittifakına engel olmaya
devam edecekse HDP öncülüğünde 3. İttifak kurulabilir.”
Demirtaş’ın
Akşener ve Kılıçdaroğlu’na gönderdiği bu ültimatom çok sert ve çok ağırdı. Lakin her
kesimde yankı bulan bu sözler CHP ve İYİ Parti cenahında titremeye yol açsa da
liderlerin sözlerine yansımadı. Daha doğrusu Demirtaş’ın sözlerinin muhatabı
olan iki lider bu ültimatom karşısında titrediler.
HDP eski Eş Genel
Başkanı Selahattin Demirtaş’ın sözleri ortakları tarafından gündeme alınmadıysa
bu, Demirtaş’ın sözlerini önemsemediklerinden değil, onu kızdıracak bir söz
söylemekten kaçınmalarından dolayıdır.
CHP lideri Kılıçdaroğlu’na
tekrar tekrar sordular. Kılıçdaroğlu, “Herhangi bir değerlendirmem yok”
ifadesini kullandı ancak, “Bir ittifak olur olmaz şu an için bilmiyorum, ama
şu anda görülen iki ittifak var zaten. Millet İttifakı ve Cumhur İttifakı. 3.
bir ittifak olur mu, onu zaman gösterecek.” dedi.
Demirtaş’ın 3.
ittifak çıkışı İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener’e de soruldu. Akşener, “Şu
anda seçime yönelik bir çalışma yok. Herkes bir şey söylüyor. Siyasi partilerin
ilan etmediği her şeyi karşı taraf konuşuyor. Bunun için biz de o tuzağa
düşmeyeceğiz.” dedi.
Demirtaş’a değil,
“karşı taraf”a laf atıyor Sayın Akşener.
Hatırlarsanız geçtiğimiz hafta
hiçbir sebep yokken Meral Akşener çıkıp:
”Öldürülsem de
tek kişi kalsam da bu mücadeleden dönersem namussuzum, şerefsizim. Bu
da Müslüman bir Türk kadınının yeminidir" demişti.
Oysa Türk’ün
töresinde, Türk kadınının töresinde bir kadın kendisi için hiçbir şekilde
“Namussuz”luk ifadesi kullanmaz. Durup dururken “Dönersem namussuzum”
diyerek Türk’ün töresini çiğneyen Meral Akşener, Demirtaş’ın sözlerine sessiz kalıyor.
O zaman sormak
hakkımız:
Sayın Akşener,
neyin mücadelesi için Türk’ün töresini çiğniyorsunuz?
Üstelik Türk
töresi için üstü hançerle kazılıp silinmiş bir kelimeyi yani Namussuz”luğu
yemin olarak kullandınız?
Cevap vermezsiniz
Sayın Akşener, cevap veremezsiniz.
Neden mi? Ondan
işte!
* Tevrat