Yarım kalan güzel bir hikâyenin vedasıdır bu.
Her veda içinde biraz hüzün, biraz minnet, biraz sitem, biraz da dua taşır. Her ne kadar her ayrılık yeni bir başlangıcın habercisi olsa da geride kalanların gölgesidir bir ömür takip eden insanı.
İnsan bir mekândan ayrılırken alıştığı seslerden, yüzlerden, hatıralardan ve gönlünde yer eden insanlardan da uzağa düşer. Bu terk ediş değil araya hasret girmesidir.
Ağırdır vedalar. Yüreğin altında ezildiği anlardan biridir. Tıpkı sonbaharda dalından kopan yaprak gibi... Ağacın kaderi başka, yaprağın yolculuğu başkadır artık. Fakat ne yaprak ağacı unutabilir ne de ağaç yaprağın izini silebilir. İnsan da böyledir. Ne kadar uzağa giderse gitsin, gönlünün bir köşesinde geride bıraktığı insanlar devam eder yaşamaya. Vedaların mayasındaki burukluk biraz da bundandır.
Bir şehirden ayrılırken sokaklar gelir peşinden insanın, kaldırımlardaki izler silinmez. Bir okuldan ayrılırken de koridorlarda yankılanan sesler yaşamaya devam eder zihinde ve mazinin tozlu raflarında.
Okul bahçesinden koridorlara, öğretmenler odasına, sınıflara varana kadar her hatıra hüzünlü bir şekilde tebessüm eder insana. Çalan zile yenik düşer, buğulanır gözler. Artık orası duvarlarla örülü bir bina olmaktan çıkmış; hatıraların, dostlukların, emeklerin, mazinin mayalandığı bir aile ortamı olmuştur. Bugün de böyle bir vedanın eşiğinde duruyorum.
Her gidiş birilerini geride bırakmak değildir. Kaderde aynı yolu yürümek de vardır bazen farklı yollarda yine birlikte kalabilmek de... Kimi zaman aynı şehirde olmanın, kimi zaman yine bir gün karışılacak olmanın tesellisidir ruhu diri tutan.
Resmiyetin gölgesinde olsa da samimiyetle gönülden kurulan bağların arasına mesafe giremez. Yollar ayrılsa da dualarda buluşur insanlar. Mekânlar değişse de baki kalan muhabbettir esasında.
Bizler de hayat yolculuğuna sadağımıza aldığımız güzel dostluklarla devam edeceğiz. Geride bıraktığımız her güzel insan, bu yolculuğun yoldaşı; her güzel hatıra ise gönül heybemizin en kıymetli emaneti olacaktır.
İnsan, ömrü boyunca geriye dönüp baktığında makamları, unvanları ve başarıları değil; dokunduğu gönülleri hatırlar. Ardında bıraktığı güzel izleri, tebessüm ettirdiği yüzleri ve kurduğu samimi dostlukları hatırlar ve bunlarla hatırlanır.
Makamı insanlarla arasına mesafe olarak koyanlar bu hayatta kaybetmeye mahkûmdur. Makamdan aldığı güçle dikte bir yönetim anlayışı yerine makama güç vermek adına insanların gönlüne dokunabilme gayretidir bizimkisi. Ki insanın gerçek sermayesi biriktirdiği apoletler, başarılar, plaketler değil; dokunduğu yürekler, kazandığı gönüllerdir. O vakit Devlet yücelmiş olur.
Niyetimiz, “Bâki kalan bu kubbede hoş bir sada bırakmak”tır. Eğer bir gönülde güzel bir hatıra olabildiysek, bir öğrencinin hayatına küçük de olsa bir dokunuş yapabildiysek, bir çalışma arkadaşımızın yükünü hafifletebildiysek, bir tebessüme vesile olabildiysek kendimizi bahtiyar sayarız.
Unutulmasın ki, bir okulda öğretmen mutluysa öğrenci de, veli de, okul idaresi ve personeli de mutludur. İşte o zaman ülkenin geleceği adına umutlu olabiliriz.
Kısa sayılabilecek bir zaman diliminde ekip olarak ortaya koyduğumuz çalışmalar, birlikte yaşadığımız sevinçler ve paylaştığımız emekler bugün ayrılığın hüznünü hafifleten en büyük teselli kaynağımızdır. İnsan yaptığı işten çok, o işi kimlerle yaptığına dönüp bakıyor yıllar sonra. Hatırlanan başarılar değil, yol arkadaşlıkları oluyor.
Bu vesileyle, 23 Nisan İmam Hatip Ailesi olarak birlikte geçirdiğimiz bu güzel yılda çalışma ortamını bir iş yerinden öte bir aile ortamına dönüştüren; samimiyeti, fedakârlığı ve gayretiyle bu iklimin oluşmasına katkı sunan bütün çalışma arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum.
Her biriniz bu güzel hikâyenin unutulmaz bir cümlesi, samimi birer kahramanı oldunuz.
Rabbim yollarınızı açık, gönüllerinizi ferah, sağlık ve huzurunuzu daim eylesin. Hayatınızın her döneminde güzellikler sizinle olsun. Eğer bilmeden kırdığımız, üzdüğümüz veya eksik bıraktığımız bir şey olduysa affola.
İnsan gider, zaman geçer, mekânlar değişir. Fakat samimiyetle kurulan dostluklar baki kalır.
Ve bazı vedalar, ayrılıktan çok güzel hatıraların teşekkürüdür. Hepinize bana yaşattığınız güzellikler için gönülden teşekkürlerimi sunuyorum.
Selam, dua ve muhabbetle...