0

Güzel ülkemde gerçekleştirilen askeri darbeler, anarşi ve sağ-sol sonrasında PKK, FETÖ ve yaşatılan tüm alçaklıklar: "Kuşa bak kuşa" idi… Biz bu sıkıntılar ile uğraştık, bolca kuşa baktık… Biz kuşlara bakarken, alçak batı cebini doldurdu, midesini doldurdu; ne huzur kaldı nede hakiki birlik… Bizler kuşa bakarken, kimyasal silah bahanesi ile Irak'ı uçurdular, Suriye'yi uçurdular; mescidi aksa zaten çoktan kolu kanadı kırık hale getirilmişti... Bizler olmayan kuşlara bakarken, eğitimimizi, insanımızı bozdular, gazetemizi, televizyonumuzu, ahlakımızı ve bizi biz eden tüm değerlerimizi… Hira Dağı'nın çocukları, kuşlarla oyalanırken kendini ve Allah'ı razı etmeği unutmuştu...

Biz, başımıza musallat edilen çeşitli belalarla uğraşırken, mukaddesatımız elden giderek, kuşlara baktıranların maksadı gerçekleşmiş oluyordu... Biz, İmandan, Kur'an'dan ve Fahr-i Kainat Efendimizden uzaklaşınca, batı alçaklık ve tahripte birbirlerine sımsıkı sarıldı… Sıkı sıkıya sarılmalarından, davaları çürük olsa da ihlas oluştu, dünyayı istedikleri gibi paylaştılar… Oysa sadakat bizdeydi, ihlas bizim hayat tarzımızdı, bir zamanlar kazanan ve dimdik ayakta duran sadece Müslümanlardı…

Ayrılınca Kur'an yolundan, hep kuşlara; hadiselere bakar olduk, alçak failleri hep unutarak…

Başta Amerika olmak üzere, haçlı ve Siyonist zihniyet, bizlerin oyalanacağı kavgaları, içimize soktular… Ortadoğu uydurulan yalanlarla istedikleri gibi şekillendi, Türkiye iki yakası bir araya gelmeyecek şekilde tüm ayarları bozuldu… Bütün olumsuzlukları, yobazlığı bize yüklediler (!) Kendileri demokrasi havarisi kesildi, özgürlük şarkılarının, özgürlük kısmını kendileri yaşayıp, nağme kısmını bize ezberlettiler… Hedef, bizi İslam'dan uzaklaştırıp, kahramanlık dolu geçmişimizi unutturarak, kendilerinin kukla gibi yöneteceği bir hale getirmekti ya da münasip bir zaman bulup, mezhep kavgalarıyla doğrulamaz derecede belimizi kırmaktı.

Şeytanın çocukları, şeytana olan sadakatlerinin ve tahripte samimiyetle bir olmanın neticelerini alırken, bizler gerçek huzurun, ihlasın, şerefle yaşamanın kaynağı olan Kur'an etrafında sebatla birleşemeyince, yönetilen ve sömürülen sadece biz olduk... Gerçek medeniyetin sahibi olan İslam'ın çocukları, medeniyet maskesi altında Müslüman yiyen yamyam batının pençesinden kurtulma sinyalleri verince, yamyamlık iyice azdı.

DEAŞ numarası ile Musul daha verimli sağılacak hale dönüştürülecek, Irak özgürleştirme bahanesinin esaretine biraz daha itilmek istenecek. Artık geçti o eski günler… Şimdi ve yarınlarda zalim ve küffar batının dedikleri olmayacak... Uyanan Türkiye, diğer İslam ülkelerinin uyanması için var gücü ile çalışıyor… Şimdilik tam gerçekleşemeyen uyanışın sebep olduğu katliama uğramış mazlum Müslümanların ahı belki de kaderi ilahi tarafından uyanış şamarı olacak... Bu şamarları yemeden, ülkelerimiz talan edilmeden, uyanış çok güzel olacaktı ama "Kuşa Bak" oyununa geldiğimiz için, tokatlar birbiri arkasına geldi... Şefkat tokatları hiddet tokadına dönüşmeden, bir milyar 700 milyon Müslüman tek nefes olmalı.

Madem elde Kur'an gibi bütün yaralara ilaç olacak hakikatler var, sımsıkı sarılır isek ve kardeşliği tesis edecek ilahi emirler hayat tarzımız olursa, şeytanın çocukları kanımızı emmek için istedikleri oyunu kurgulasınlar, işte o zaman netice alamayacaklar… Bir milyar 700 milyon biz olursak, Hira dağının huzurunu sadece Olimpos'a değil, bütün dağlara ovalara yayarız… Bizim ruhumuzda, onlar gibi vahşilik yoktur... Bilsinler ki; huzuru ancak İslam sağlar... Oyalayan kuşa bakmalar artık yetmedi mi? Bir olup, güç elde ederek, gerçek kuşlara bakıp, ilahi sanatı tefekkür etmenin huzuru zamanıdır…