Aksa Tufanı’ndan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı.
7 Ekim 2023’te Filistinlilerin İsrail kuşatmasına karşı gerçekleştirdiği Aksa Tufanı operasyonu, Filistinlilerin İsrail tarafından tamamen yok edilmemek için yaptığı bir direniş-savunma operasyonuydu. İsrail, Amerika, Batı ülkeleri ve işbirlikçi bölge ülkelerinin desteğiyle Filistin’i tamamen işgal etmek için hazırlık yapıyordu. Gazze halkını Mısır’ın Sina çölüne sürecek, Kudüs’ü ebedi başkent ilan edecek ve Mescidi Aksa’yı ‘altında açtığı tüneller vasıtasıyla yıkarak Süleyman Mabedini inşa edecekti.
Bütün bunları gerçekleştirmek için ahmak fil Amerika’yı kullanarak “İbrahim anlaşmaları” ile normalleşme adı altında bölge ülkelerini planına dahil etmeye başlamıştı. Avrupa ülkeleri zaten Epistein gibi dosyalarla on yıllardır Siyonizmin yalanlarına hizmetkar kılınmıştı.
Filistin halkının varlık yokluk savaşında, Aksa Tufanı bütün maskeleri indiren, neredeyse yüz yıldır her türlü şeytani yöntemi kullanarak insanlığı aldatmak için uydurdukları yalanları ifşa eden bir operasyon oldu.
Bedeli ağır, süreci zor, direnişi destansı ama küresel şeytani düzenin çarklarını kırmaya, gözlere indirilen perdeleri kaldırmaya, küllenmiş vicdanları harlamaya, iki yüzlü Batı’nın iddia ettiği bütün değerlerinin yalan olduğunu ve uluslararası düzen dedikleri şeyin Episteinci sapıkların çıkarı için kurulduğunu göstermeye vesile oldu. Müslüman Dünya’nın ise aciz ve koltukları için her türlü ihaneti meşru gören kukla yöneticilerle dolu olduğunu da…
Filistinli kardeşlerimizin canı üzerinden hamaset yapmak haddimize değil. Gazzeli bir çocuğun tırnağı için bütün zalimleri ateşe döksek soğumaz içimiz. 78 Yıldır zulmün her türlüsüne maruz kalan Filistinlilerin, 3 yıldır dünyanın gözü önünde soykırımla yok edilen Gazze halkının, gün görmeden, güneş görmeden aylarca- yıllarca tünellerden çıkıp sıfır noktasında Siyonist katillere vuran yiğitlerin inancı, fedakarlığı, Allah’a olan imanı ve her biri ümmete ve insanlığa örnek olan sabır ve direnişinin zaferin ve Müslüman ve mazlum dünyanın prangalarından kurtuluşunun nişanesi, ümidi oldular.
İsrail, sadece Filistin’e değil, bölgedeki her ülkeye kudurmuşçasına saldırıyor. Lübnan, Suriye, İran, Katar Somali, Libya ve tabi ki Türkiye…
Siyonistler zehirli bir yılan gibi kuşattıkları dünyada insanlığın her bir ferdini kendilerine köle-goyim yapana kadar durmayacak. Bunu açıkça söylüyorlar zaten. Fakat artık hiçbir şey eskisi gibi olmayacak.
Aksa Tufanı operasyonu ile yaşadıkları hezimet estirmek istedikleri rüzgarla kazanca çevirip Filistin-Gazze’yi işgal edip ve Filistinlileri öldürmelerinin ne kadar haklı bir şey olduğunu empoze etmeye çalıştılar. On yıllardır ellerinde olan küresel medya gücüyle, Hollywood üzerinden çektikleri binlerce filmle, çocuklara tecavüz etmek için Epistein adasına müdavim kıldıkları akademisyen, sporcu, politikacı kraliyet aile mensupları oyuncu yazar ve iş insanları ile bu algıyı yerleştirip Arzı Mevud önündeki bir engeli daha kaldıracaklarını zannettiler.
Ama öyle olmadı. Soykırımcı Siyonistlerin sadistçe bir zevkle çoluk çocuk yaşlı genç kadın erkek bütün Filistinlileri sadistçe zevk alarak katletmesi ve bunu pervasızca göstere göstere yapması maşeri vicdanı uyandırdı.
Dünyada şu zamanda Siyonist İsrail’den nefret edenlerin sayısı yüzde yetmişeri buldu. İsrailin suç ortağı Amerika’da bile özellikle gençler arasında yapılan araştırmalarda İsrail nefreti yüzde elliden fazla çıkıyor. Daha düne kadar on yıllardır yapılan propaganda sonucunda “Filistinlileri İsrail toprağını işgal etmiş teröristler” olarak gören Amerikalı, Batılı insanlar işin öyle olmadığını anlamaya başladı. Yüz milyarla dolar harcansa binlerce film çekilse, yüz binlerce makale kitap yazılsa Siyonistlerin bu kadar insanlık düşmanı cani olduklarını anlatamazdı kimde dünyaya. Zevk için özellikle çocuk öldüren, işkenceyle insanları katleden, hırsız tecavüzcü yalancı ve korkak olduğunu göremezdi insanlık.
Aksa Tufanından sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı, olmayacak. Öncelikle Filistin’in yiğit aslanlarının direnişi bu değişimin temelini oluşturdu. Türkiye’nin özellikle CB Erdoğan’ın dik duruşunun yanında bazı ülkelerin İsrail karşısında sesini yükseltmeye başlaması, devlet bazında olmasa da dünyadaki pek çok ülkedeki vicdanlı insanların ayağa kalkması ve yangın yerine dönen coğrafyamızda güç odaklarının istese de istemese de taraf olmak zorunda kalması İsrail sonunun geldiğini gösteriyor.
İsrail’in azgın şekilde yaptığı saldırılar, masum ve mazlumlara yaptığı soykırımı devam ettirmesi her insan için nefret objesi haline Siyonist Yahudileri Gargat ağacının arkasına saklanacak noktaya getireceğini de göreceğiz.
Ankara Filistin Dayanışma Platformu Aksa Tufanı’nın 3 yılı münasebetiyle “Özgür Filistin Haftası” başlığında çeşitli etkinlikler düzenliyor. Hafta başından itibaren her gün farklı etkinlikler yapılarak devam edecek Özgür Filistin Haftasına destek vermeliyiz. Özellikle geçen yıl yapılan Ateşkes anlaşması ile İsrail saldırganlığı durduruldu şeklinde yanlış bir anlayış oluştu ve Siyonist vahşete tepkiler biraz zayıfladı. Soykırım ve işgalin devam ettiğini duyurmak, her platformda İsrail vahşetine tepki göstermeye devam etmek zorundayız. 7 Ekim Çarşamba günü Kocatepe camiinden yapılacak büyük yürüyüşe bütün Ankaralıların katılımını bekliyoruz.
Filistin özgür oluncaya, katiller hesap verinceye kadar susmayacak sesimiz…