Anahtar Parti’nin Ar-Ge’den Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Prof.Dr. Özcan Güngör’ün Danışmanı, hemşehrim Aydın Hızlıca “Bolu’da bir araya geleceğiz, sizi de bekleriz.” deyince…

MİLAT Yazarı Birkan Kınalı ile birlikte yola çıktık.

Ben muhalefeti çok önemserim.

Bu ülkede büyük bir muhalefet boşluğu olduğunu da hep söylerim.

CHP’yi görüyorsunuz; “haram, hırsız, kavga, gürültü, hain”

Ne kadar kirli kavram varsa üzerlerinde tepinip birbirlerini parçalıyorlar.

Sokaktaki vatandaşla ilgileri yok.

Herhangi bir ülke sorununa çözüm teklifleri, projeleri yok.

Bunların AR-GE’den sorumlu genel başkan yardımcıları kimdir bilmem, bilmek de istemem!

Bu memlekete ana muhalefet lâzım.

En azından ana muhalefet işlevini görebilecek, proje, çözüm üreten bir parti?

Milli meselelerde iktidarı destekleyecek, yanlışı gördüğünde de ikaz edecek…

İkaz etmekle de kalmayıp çözüm tekliflerini doğrudan iktidara ve kamuoyuna taşıyacak bir oluşum.

Bir parti.

Bu Anahtar Parti olabilir mi?

Bolu’da, Sayın Özcan Güngör ile oturduk uzun uzun konuştuk.

Kendisinin ve yardımcılarının hazırladıkları raporlara, çözüm tekliflerine baktık.

Evet, çalışıyorlar.

Her konuda çözüm arayışları var.

Kategorik muhalefet yapmıyorlar.

Bunu gördük.

Muhalefet partisidir, mutlaka bazı noktalarda eleştirileri olacaktır, bunlar arasında iktidarın çok aşırı buldukları da olacaktır.

Bu da normaldir.

Önemli olan, milli meselelerde bir araya gelebilmek, çözüm yolları üzerinde çalışmak ve sokaktaki vatandaşın derdine çare olabilecek projeler üretmektir.

Ve tabii, memleketin bütün değerlerinin kıymetlerini bilebilmektir.

AR-GE buluşmasında bunlar masaya yatırıldı.

Genel Başkan Yavuz Ağıralioğlu da her zaman olduğu gibi, esprilerle, iğnelemelerde dolu bir konuşma yaptı.

Uzun bir konuşmaydı ama salonun dikkati hiç dağılmadı.

Söyledikleri içinde katıldıklarımız da var katılmadıklarımız da…

CHP’nin hukuk, yargı tanımaz tutumu malûm.

Sayın Ağıralioğlu’nun Rahmetli Erbakan ve Demirel’den örneklerle “Yargı kararlarını beğenmesen de hiçe sayamazsın!” özetli sözleri dikkat çekiciydi.

Sayın Genel Başkan, doğrudan CHP’den bahsetmedi ama bizim aklımıza bazı CHP’lilerin yargı kararına karşı “sokak çağrıları” geldi.

Tehlikeli çağrılar!

Bazı politikacıların vatandaşı sadece seçim dönemlerinde önemsemelerini de esprili üslubuyla örneklendirdi Sayın Ağıralioğlu…

Bunları ayrıntılı olarak masaya yatırırız kısmetse.

Benim için şu nokta önemli ki, Anahtar Parti’nin Genel Başkanı ve diğer yöneticileri kendilerini “Tayyip Erdoğan karşıtlığını merkeze alarak” konumlandırmamışlar.

Herhangi bir isme, partiye karşıt olarak da konumlandırmamışlar.

Ne olmadıklarını değil, ne olduklarını anlatmanın gayreti içerisindeler.

Kimlik siyaseti yapmıyorlar.

Memleketin vefat etmiş ya da hayatta olan bütün kıymetlerinin fikirlerinden istifade etmek istiyorlar.

Çokları kendisine yakın gördüğünü ölesiye savunuyor ya da uzak gördüğüne ölesiye karşı çıkıyor.

Her yerde iyiler ve kötüler vardır.

Yararlılar ve zararlılar vardır.

Önemli olan bütün kıymetlerden insanlığın ve ülkenin yararına istifade edebilmektir.

Kendilerini Tayyip Erdoğan’a düşmanlık üzerinden ifade edenlerin ne hallere düştüklerini görüyoruz!

Erdoğan’ın olmadığı bir ortamda hiçbir iddiaları kalmayacak gibi.

Bu onları iyiye de kötüye de “kötü” deme durumuna düşürüyor.

Sonra da…

CHP’de gördüğünüz gibi birbirlerine düşüyorlar!

Anahtar Parti umarım, “proje proje” ilerler.

Karşı çıkmakla kalmaz çözümleri de ortaya koyar.

Bütün doğruları da destekler.

Ar-Ge biriminin bu yöndeki çabaları izlenmeye değer.

Dijitalleşme, yapay zeka, tarım politikaları üzerine yararlı sohbetlerimiz oldu Bolu’da.

Bütün çalışmalarını incelemeye alacağız.

Yakından izlemeye devam kısmetse!