Değerli okurlarım çeyrek asırlık Erdoğan döneminde ülkemiz ve milletimiz adına yapılan sayısız icraatlar bir yana, Ayasofya’nın 86 yıllık esaretini sonlandırarak ibadete yeniden açılması bir yana konsa Ayasofya camiinin açılması diyenlerdenim.

Hayra firen şerre gaz CHP zihniyeti, eften püften sebeplerle 1934 yılında Ayasofya camiini zincirleyip kilitleyerek müzeye çevirmişti.

Müslümanlar uzun yıllar caminin bırakın içine girmesini yakınına bile sokulmazken gayrimüslimler müze olarak içinde yıllarca cirit attı.

Müslüman bir kişinin müzede hatta müzenin dış duvarlarında ibadet etmesine müsade edilmediği gibi gizli açık ibadet edenler ise kodese tıkıldı.

Müslüman halk 86 yıl boyunca her 29 Mayıs günü zincirler kırılsın Ayasofya açılsın sloganları ile bu zulmü telin ederken bazen coplanmış bazen dövülmüş bazan ise hapsedilmiş ama pes etmemiş direnmiştir.

Merhum üstadın Necip Fazıl

“Ayasofya açılacak... Hem de öylesine açılacak ki, kaybedilen bütün mânalar, zincire vurulmuş masumlar gibi onun içinden fırlayacak!.. Öylesine açılacak ki, bu millete iyilik ve kötülük etmişlerin dosyaları da onun mahzenlerinde ele geçecek... Ayasofya açılacak” sözleri ile yıllar önce bu müjdeyi vermiş ve içimizi ferahlamıştı.

O karanlık günlerde içimizi ferahlatan umudumuz olan bu evrensel sözlere merhum Kadir Mısıroğlu üstadım da sohbetlerinde atıf yapar destek olur hatta daha ileri gider Ayasofya’nın cami olarak ibadete açılıp asli misyonuna kavuşturulması ile ülkemiz kaderinin değişeceğini söylerdi.

Kendileri göremediler ama Rabbim bize gösterdi. Ayasofya bugün zincirli değil ve beş vakit ezanla Müslümanların rahatça ibadet edebildikleri misyonu olan ülkemiz bağımsızlığının tesciline mazhar bir cami.

Cumhurbaşkanımız 24 Temmuz 2020 yılında Ayasofya’nın paslı zincirlerini kırdı ve cami olarak ibadete açarak üstatlarımızın kemiklerini daha fazla sızlatmadı.

Zulüm 1453 de başladı diyen gezi kafalı zekâ özürlü akıl danelere inat bugün Ayasofya, zinde dünyanın emperyalist elitlerine de mesaj olarak misyonuna uygun cami olarak açık.

13 yıl önce Taksim meydanını işgal eden gezi zekâlı kalkışmacılara CHP maalesef sahip çıkmış ve olayların fitilini ateşleyerek destek mesajları ile de yangına körük olmuştu.

Gezide amacın ağaç olmadığını buldukları her fırsatta dile getiren gezi sözcüleri asıl amaçlarını dile getirmeye cesaret edememişlerdi.

Mesnetsiz hukuksuz eylemlerini sonlandırmak için ileri sürdükleri şartlar ise asıl amaçlarını gösteriyordu.

Kalkışmalarını sonlandırma şartları arasında İstanbul havaalanı ve boğaza yapılan üçüncü köprü de vardı.

O gün bu gerçekliği göremeyenler bugün açıkça görüyor ki bu iki devasa proje ülkemizin prestiji ve bir üst lige girmemizin de sebebi.

Gezide asıl amaç: devletimizin bekası, milli birlik bütünlüğümüzün bozulması ve hatta darmadağın olup yüz yıl önceki döneme gitmemizdi.

Cumhurbaşkanımızın kararlı ve dirayetli duruşu ve çapulculara anladıkları dil ile cevap vermesi ile süt dökmüş kedi misali darmadağın oldular.

Aradan 13 yıl geçti CHP her 28 Mayıs günü ülkemiz adına kara bir leke olan bu günü kutlamasını yadırgayanlardanım.

CHP’yi milli güvenlik sorunu olmaya doğru götüren Silivri çapsızının sesinin çıkmasına daha fazla müsaade etmemek gerekiyor.

Adam içerden emir komuta ile sade CHP’yi değil ülkemizi de bölmeye çalışıyor ve yediği herzelerle ilgili de farkındalığı varsa oda başka milli güvenlik sorunu.

Farkındalık yok ve inadım inat diyorsa devlet meselesinin ciddi bir konu olduğunu hatırlatmakta yarar vardır.

Cumhuriyetimizi kurmakla övünmekten başka ülke menfaatine önemli bir katkısı olmayan CHP bugün iki başlı ve birbirlerinin izine kurşun atıyor, hainlik yaftası satmakla meşguller.

İran’ı deviremeyen emperyalist aklın son durak olarak ülkemizi görmeleri ve bunu gizlemeden âmâsız fakatsız sıranın bizde olduğunu söyledikleri kaotik bir dönemden geçiyoruz.

Cehennem ortasında vaha olan ülkemizin birlik ve beraberliği için çalışmak varken kaosa odun taşımak marjinal örgütlerin ekmeğine yağ sürmek sen ben davasında haklı haksız aramanın yanlış olduğunu düşünenlerdenim.

Gavur gavurluk yaparken ayırım yapmıyor kökten yok edici güç kullanıyor. Örnekler yakın tarihimizde hem güney hem kuzeyimizdeki savaşlarda çok sayıda mevcut. Ortadoğu’ya hürriyet getirenlerin getirdiklerini görmemek için kör işitmemek için sağır olmak gerek.

Terörden arınmış demir yumruk olmuş dosta güven veren düşmanların korkulu rüyası olduğunuz günlere doğru hızlı adımlarla gidiyoruz. Engel olacakları lanetliyor, destek olacaklara ise selam ediyor ve saadetler diliyorum.

Sağlık ve mutluluk dileklerimle.