CHP dendiğinde aklıma gelen ilk şey din düşmanı olması. Kurulduğu günden günümüze bu gerçeklik hala büyük ölçüde var ve ara sıra da ben buradayım diyerek kendini gösteriyor.

CHP’nin bugün yaşadığı kaos ve kargaşanın kaynağında bu gerçekliğin azda olsa rolü vardır diye düşünüyorum.

Etme bulma dünyası deyimine eden buluru da ekleyerek, ektiği fırtınanın rüzgârını biçiyor değerlendirmesini yapıyorum.

CHP, Din düşmanlığında öyle savrulmalar yaşamış ve halka öyle zulümler yaşatmış olmalı ki millet CHP ye o günden bugüne bir daha iktidar yüzü göstermedi.

Vesayetten beslenen damarı nedeni ile serbest seçimlerde iktidar olamasa da icraatları milleti inin inim inletti kendisi ise yıllarca muktedir olma lüksü içinde halka tepeden bakarak yaşadı.

Vesayet rejiminin sonlandırılması ile muktedirlik gücü azalan CHP son günlerde paramparça olmuş ve her kafadan bir avaz, yolsuzluk, hırsızlık, arsızlık ve fetö artıklarının cirit attığı ucube bir yapıya doğru evrilmiş durumda.

Din düşmanı CHP milletimizin dini olan İslam’a alternatif olarak icat ettiği kamalizm dini ve onun kutsal kitabının safsataları ile milleti dinden uzaklaştırmak için var gücü ile çalışmış ama halkımız sessiz, derinden ve gizli olarak dinini yaşamayı sürdürmüş.

Yasaklanan ezanı Muhammediyi gizlice okumuş, ibadetini aslına uygun yapmaya gayret etmiş. İtilmiş, kakılmış, dövülmüş, işkence görmüş, hakarete maruz kalmış ama dininden diyanetinden vaz geçmeden sabrederek yıllarca yaşamış.

Kamalizm dini ve kutsal kitabının öğretilerini merak edenler arama motorlarına bu iki kelimeyi yazdıklarında safsatalarla dolu daha detaylı dini(!) bilgilere ulaşabilirler.

CHP bugün bölünüp parçalanma sürecine girmiş sancılı bir dönemden geçiyor.

Dün yere göğe sığdıramadıkları, peygamber torunu dedemiz diyerek kutsadıkları dürüstlük timsali, ülkeyi kurtaracak adam diyerek de Kılıçdaroğlu güzellemesi yapan güruh bugün, hain, kripto saray beslemesi, kayyum gibi mesnetsiz yakışıksız sıfatlarla saldırıyor. Ailesine eşine dostuna saydırdıkça saydırıyorlar.

Bu yetmezmiş gibi sokağa çıkarsa yüzüne tükürürüz tehditleri ile algı oluşturup sokağa çıkamaz hale getiriyorlar.

İstanbul Küçükçekmece ilçesindeki Garip Dede Cem evinde Kerbela programına katılan Özgür Özel’in gelişi sırasında bir gurup kendini bilmezin hain Kemal sloganları ile salya sümük Kılıçdaroğlu’na saldırmaları bardağı taşıran son damla olsa gerek.

CHP yi bu hale getiren Silivri yolsuzu çapsız adam bu gelişmelerden memnun olup göbeğini kaşıyor olsa da, özde CHP’liler kara kara düşünmeli. CHP üzerine yapışan bu kene türü yaratıklardan kurtulmak için bir gayret içine girmeli.

Bu asalaklardan ülkeye de CHP yede bir fayda gelmez ama okyanus ötesi için bu savrulmalar bir umut olarak fakirin ekmeği gibi sıcak hatta çözüm yolunda bir adım olarak sevinçle karşılanabilir.

Sosyal medyanın gücüne güvenerek sırca köşklerin paralı trollerininin ipi ile alavere dalaverelerle bir yerlere kadar gidilebilir ama sonrası hüsrandan başka bir şey olmaz.

Asrın yıkıcı depreminin altında kalması için gece gündüz var gücü ile çalışan CHP’li troll ordusunun tüm düzmece yalan dolanlarına rağmen millet, 2023 yılında sosyal medya yalanlarına kanmadı ve sade eli ile değil gövdesi ve tüm varlığı ile depremzedelerin yarasını sarma gayreti içinde samimi olduğunu gördükleri Erdoğan’ı tercih etti.

Depremin ilk günü millet enkaz altında can verirken troll ordusu yalan pazarını harlıyordu.

Barajların patladığını, depremzedelerin yaralarının sarılmadığını, AFAD ın yardım çalışmalarında ayırımcılık yaptığı gibi yalanları sıralıyor ve AHBAP derneği pazarlaması yaparak paralar topluyor biri bin ederek de algı tüccarlığı yapıyordu.

AHBAP derneğinin kurucusu bu makyajlı yalanlardan rahatsız olmuş ve biz AFAD ile koordineli çalışıyoruz demek zorunda kalmıştı.

Sosyal ve dijital medyada AHBAP Derneği ile ilgili son günlerde olumsuz çıkan haberleri bende takip ediyorum.

Hafızayı beşerin nisyan ile malüllüğü evrensel bir gerçekliktir.

Yalanın yayılma hızı doğrunun hızından altı kat fazla olduğunu sadece bilimsel çalışmalar söylemiyor. Bu iki gerçeklik göz önüne alınarak doğruya mutlak doğruya ulaşmak için en az altı kat daha fazla çalışmak gerekiyor.

Bıkmadan usanmadan adam sende demeden evrensel doğrular yolunda yürüyenlere ne mutlu.

Sağlık ve mutluluk dileklerimle.