Uzun bir aradan sonra babamla beklenen olağan buluşmayı hanesinde yaptık. Babamla zaman zaman bir araya gelip hasbihâl ediyoruz. Hem ona hem bana iyi geliyor bu buluşma.

Babamın babası, İbiş dedem (İbrahim) Kafkas Cephesi’ne katılmış, yedi yıl sonra dönebilmiş. Seferberlik ilan edildiğinde nenemle yeni evlenmişler. Hatta rahmetli nenemin gelin indiği gün seferberlik ilanı yapılmış. Rahmetli nenem anlatıp dururdu.

Dedem için Tokat’ta meşhur olan onbeşlilerden diyebilirim. Esir düşmüşler. Cepheden döndükten sonra da çok yaşamamış, genç yaşta vefat etmiş. Emine nenem altı çocukla kalmış. Arazi var ama onu işleyecek yetişkin kimse yok. Irgat tutup tarlalarını ekip biçmişler. Nenemin yiğit bir kadın olduğunu biliyorum. Babamlar böyle bir aile ortamında kerpiç bir evde büyümüşler.

Babam, 1940’lı yılların ortalarında, o zamanlar Artova’ya bağlı büyük bir köy olan Sulusaray’da ilkokula başlamış. Dönemine göre iyi muallimlerden (babam hâlâ muallimi kullanıyor) eğitim almış. O yılları anlattığı zaman heyecanlanıyor, sınıf arkadaşlarından bazılarının delikanlı olduğunu, okula geç başladıklarını söylüyor.

Ahşap bir ilkokul binasında okula başlayan babamın el yazısı çok iyi. El yazısı ile yazdığı mektupları da biliyorum. O döneme ait disiplinden de bahsetmeden geçmiyor. Gerçi öğretmenlerinin zaman zaman şiddet uyguladığını da unutmuyor. Yaşları büyük sınıf arkadaşlarının öğretmenlerine karşı koyduğunu da gülerek anlatıyor. Onun için geçmişi anlatmak çok keyifli. Gurbette karıştığı kavgaları, yedikleri dayağı bile güle güle anlatıyor. Sanırım kendisiyle barışık ve pozitif olmak dedikleri böyle bir şey olsa gerek. Her hatırayı, acı tatlı fark etmeden gülerek anlatmak. Anlatırken de hem kendisi keyif alıyor hem de dinleyenler.

Babam hayatına Sulusaray’da devam ediyor. Küçük ağabeyimle birlikte yaşıyorlar. Eski usûl aile hayatı diyelim. Annemin ve kardeşimin vefatı onu çok üzdü ama hayata tutunmaya devam ediyor. Evde gelinimiz, torunlar ve babam var. Dolayısıyla şenlikli ve kalabalık bir ev olduğu zaman babamın morali yerine geliyor. Yeter ki eve misafir gelsin. Hele hele uzaklardaki çocukları, torunları geldiğinde ondan mutlu kimse yoktur.

Sülalede yaşça babamdan daha büyük kimse kalmadığı için bilhassa bayramlarda ziyaretçisi çok oluyor. Her ziyarette konu komşu, hısım akraba ona eskileri anlattırıyor. Bu yönüyle onun iyi bir sohbetçi belki iyi bir hikâye anlatıcısı olduğunu söyleyebilirim. Malûm olduğu üzere eskilerde sözlü kültür güçlü. Babam da o kültürden geliyor. Köy odalarında dinlediği hikâyelerden beslenmiş olmalı.

Her ziyaretimde babam çok seviniyor. Onunla gündeme dair konuşuyoruz. Son ziyaretimde de güzel sohbeti ve gündeme dair dikkat çeken görüşleriyle beni mutlu etti, duasını aldım. Allah başımızdan eksik etmesin. Babamla buluşmamızdan öne çıkan gündem maddeleri, sıcak konular ve bunlara dair görüşlerini kamuoyunun takdirine sunuyorum.

Tarım

Önce tarımdaki gelişmeleri konuştuk. Arazi toplulaştırmalarının doğru yapılmadığına dikkat çeken babam, çiftçilerin bundan rahatsız olduğunu beyan etti. Şeker pancarının kilogram fiyatı artmasa da yazı yaban herkesin pancar ektiğini söyleyen babam, sulama sorununun azaldığını, bu alanda iyi işler yapıldığını söyleyerek memnuniyetini dile getirdi.

Emeklilerin Durumu

Kendisi çiftçi olduğu için Bağ-Kur’dan emekli olan babam, emekliler konusunda şu değerlendirmeleri yaptı: “Emeklileri sevindireceğiz, dediler. Olmadı. Yılbaşını bekliyorlar. Emekliye vermiyorlar. Çok şükür Allah’a ama emeklinin durumu iyi değil. Hükümet iyi işler yapıyor ama emekliyi ihmal etti.”

Terörle Mücadele

Günlük ajansları takip ettiğini söyleyen babam, hükümetin terörle mücadelesini ihtiyatlı ve temkinli bir şekilde takip ediyor. Azerbaycan’dan kalkan askeri uçağın düşmesi sebebiyle şehit olan askerlerimize çok üzülen babamın kazaya dair kanaati şöyle: “Onlara tuzak kurulmuş olabilir. Düşecek tayyare değildi, deniliyor.”

Siyaset

Siyasî liderleri de takip eden babamın görüşleri şöyle: “Bahçeli iyi konuşuyor, Reisicumhur ile arası sargın. Anarşistleri topladılar ama anarşistlerin çoğu İsrail’e karıştı. Biraz silah toplayıp yaktılar ama yeterli değil.”

Gazze

Bölgesel sorunlar ve Arap liderlerin tutumu vb. konuları masaya yatırdık. Babam, Arafat’ın politikası yüzünden bugünlere gelindi, diyor. Gazze için çok üzüldüğünü söyleyen babam, Gazze’nin kurtuluşu için dua ediyor.

Sağlık

Sağlığı konusunda babam şunları kaydetti: “Sağlığım iyi, ayaklarım ağrımasa daha iyi olacağım. Ama namazımı kılıyorum; sabaha kadar Allah’a dua ediyorum. İyice rüyalar görüyorum.” Vefat eden akrabaları rüyasında gördüğünü söyleyen babam, buna çok seviniyor.

Yerel Siyaset

Belediyenin hizmetlerinden duyduğu memnuniyeti dile getiren babam şu değerlendirmeyi yaptı: “Belediye yol ve kaldırım yapıyor, reis tavatir çalışıyor. Kocaman düğün salonu yaptılar. Çok iyi çalışıyorlar.”

Kitaplar

İyi bir okur olan babam, kitapları çok seviyor. Ona yeni kitaplar verdim. Hemen okumaya başladı. Okuduğu kitapta geçen şiirleri ezberleyen babam, “Şiir ezberlemek güzel. Beni topluyor, kötü söz söylemiyorum. Sabaha kadar dua ediyorum.” dedi. Ayrıca her gün kitap okuduğunu, birini baştan başa okuyup bitirdiğini söyledi. Peygamberimizle ilgili ezberlediği şiirlerden okudu. Şiir okurken çok mutlu olduğunu ifade etti.

Gençlik

Günümüz gençliği ile eskiyi mukayese eden babam, günümüz gençliğini daha çok beğeniyor. Doğrusu buna ben de şaşırdım zira herkes günümüz gençliğini çok eleştiriyor. Babamın şu tespitleri var: “Gençlerimiz iyi, eskiden daha iyiler. Eskiden dövüş oluyordu, katillik oluyordu. Gençlerimiz beni parkta görünce hâlimi hatırımı soruyorlar. Allah’a şükür.”

Televizyon da en çok ajansları izliyorum, diyor. Spora dair görüşlerini sordum. Erkekler birbirlerini düşürüyorlar, kavga ediyorlar, onları sevmiyorum, dedi. Kız sporcular daha iyi, onlar iyi oynuyor, dedi.

Gençlere Tavsiye

Son olarak gençlere bir mesajının olup olmadığını sorduğum babam, tek cümleyle aslında sadece gençlere değil, tüm ülkeye mesaj verdi: “Kavga etmesinler, kardeşçe yaşasınlar.”

Allah büyüklerimizi başımızdan eksik etmesin. Babamla böylelikle bir buluşmayı daha geride bıraktık. Ayrılırken bahçede yetişen kabaklardan verin, dedi. İki tatlı kabağını ve diğer hediyeleri alıp babamın hanesinden ayrıldım. Hamdolsun.