0

BİR kadın için üretken olmanın ifade ettiği birçok
anlam vardır. Bunun için de her an yeni bir
durum hakkında bilgi sahibi olup, bu bilgileri
keşfedip bunları hayata uyarlarlar. Her ne hakkında
olsun kadınlar, hayatta olup biten birçok
durumu başka mecralara götürebilme kabiliyetine
sahiplerdir. Üretkenlik özelliği kadınların,
akademik hayatına, iş sahasına ve ev hayatına
büyük ölçüde yansımaktadır. Bazı kadınlar
üretkenlik özelliğini her sahaya taşımak ve her
sahada başarılı olmak üzere kullanma becerisine
sahip olmak isterler. Kısacası üretken
olmak kadının çok fonksiyonlu olmasının bir
sonucu olmuştur.
Evde anne olmak, evin kadını olmak, iyi bir
eş olmak, ev işlerine zaman ayırmak, çok erken
saatlerde kalkıp işe gitmek ve iş hayatında
standartların üstünde başarı göstermek, kariyer
yapmak, eğitim hayatında başarılı olmak,
birçok kadının hedefleri arasında yer almaktadır.
Bu durum sonucunda da, bu hedefler sonucunda
kendilerinden yüksek beklentiler içine
girerler. Çevreninde etkisi büyüktür. Çünkü iş
çevresi, kadının ailesi de beklentilerini yüksek
tutabilmektedir. Sonuç olarak kadın için hem
aile içi ilişkilerinde, hem de iş sahasında başarılı
olmaya çalışmak kaçınılmaz bir hal almaya
başlamıştır.
Bu sorumluluklar içinde en önemli olanı, İyi
bir anne olmaktır. Bunca sorumluluğun içinde
işten eve gelen kadın, eve gelir gelmez anneliğe
soyunmaktadır. Hepsini de en iyi şekilde
yapmaya çalışmak kadını çok fazla yorar. İş, eş,
annelik arasında gelip giderler. Kadının hayatı
birkaç parçaya bölünmektedir. Bilhassa hem
anne olmak, hem de iş sahasında olmak hayatlarının
fazlaca bölünmüş olmasına neden olur.
Bu durum karşısında, anneler çok büyük gerginlikler
ve sıkıntılar yaşar. Ne tam bir anne ne
de tam bir iş kadını olmaktadır. Her alanda başarılı
olma düşüncesi, kadını her sahada başarısız
olmaya iter. Hem iyi bir anne, hem de iyi
bir iş kadını olmaya çalışmak kadınların hayatını
bil hayli zorlaştırır. Başarılı olma isteği,
üretkenlik becerisine sahip olmakla alakalıdır.
Bu beceri birçok alana yayılınca kadınlar psikolojik
olarak engellenmişlik ve yetersizlik duyguları
yaşarlar.
Engellenmişlik ve yetersizlik hali yaşayan
anneler, sabahları işe mutsuz gider, evlerine de
mutsuz olarak gelirler. Çocuğuna yetememek,
işe yetememek artık stres faktörüdür. Bunlar
olası gerginliklerin bir sonucudur. Anne bulunduğu
her ortamda mutsuz ve yorgun olduğu
için yetememe duygusunu yoğun şekilde yaşar
ve bulunduğu her alanda öfkeli olur.
Sonuç olarak bir kadın her alanda olup
mutsuz olmak yerine, sorumluluklarını azaltma
yoluna gitmelidir. Çalışan anneler mutlaka çalışma
hayatlarına devam etmelidirler. Fakat
kısa zamanlı veya daha hafif çalışma şartları
olan yerleri tercih etmelidirler. Çalışma düzenlerini
çocuk merkezli bir şekilde oluşturmalıdırlar.
Anne işten eve geldiğinde dinç olmalı,
çocuklarına mutlu bir anne imajı sergilemelidir.
Eve geldiğinde anneler, ilk yarım saati sadece
çocukları için ayırmalı ve tamamen çocuklarıyla
birlikte olmalı, yarım saat içinde başka
hiçbir işle meşgul olmamalıdır. İşten eve gelen
anneler, sıklıkla iş hayatının olumluluklarından
bahsetmeli ve yorgun anne imajından sıyrılmaya
çalışmalıdırlar.