Bu ramazanı evde geçirmeye mecbur olduk. Malum virüs sebebiyle dışarıda işleri devam edenler hariç, büyük bir kısmımız, ramazanda bir nevi inzivaya çekildik. İnziva başlı başına bir ibadettir. İnsanın kendi iç dünyasına yönelik derinlemesine operasyonlar yapması, inziva halinde daha kolay olur. Nitekim "Resulullah (sav) mescitte keçeden yapılmış küçük bir Türk çadırında itikafa girerdi." (Müslim, Sıyam, 215; İbni Mace, Sıyam, 62) caminin içi bütünüyle itikaf alanıdır. Ancak Resulullah (sav) inziva ve tefekkürünün daha güzel olması için ayrıca bir de cami içinde bir çadır kurmaktadır.

Ayrıca inziva insana derinlemesine tefekkürü de kolaylaştırır ki, bu da önemli bir ibadettir. Özellikle dünyevileşmenin insanlığı kasıp kavurduğu asrımızda, bizi fani alemden, baki ve ebedi olana yöneltecek tefekküre çok daha ihtiyaç vardır. "Bir saat tefekkür bazen bir sene ibadetten daha hayırlıdır."(Siyutî, Camiu's-Sağir, II/127; Aclûnî, I/310)

Ramazan daha önce her birimiz, için tamamen günlük meşgalelerimizle iç içe geçiyordu. Bu her meslek erbabı için farklı avantajların yanında dezavantajlar da içeriyordu. Evet, oruç, hatimler, iftarlar, infaklar vs. ibadetler, elbette önemlidir. Ama geri kalan vakitlerimiz, çoğu kere sırdan dünyevi meşgalelerle geçiyordu. Özellikle çok daha önemli olan ramazan son on gününde itikafa girmeyenler için, bayrama hazırlık telaşesi bizi büyük bir ecirden alıkoyuyordu. Kaldı ki, itikafa girenimiz de pek azdır.

Evet, biz diyanet görevlileri için doğal olarak avantajlar biraz daha fazladır. Teravih namazları, vaaz ve nasihatler, hatimler vs… Ama bizim dışarda geçen ramazanlarımız bile dezavantajlardan hali değildi. Özellikle TV internet, sosyal medya denilen meşgalelerin, kat kat arttığı günümüzde, itikaf ibadetiyle inzivaya çekilmek daha da önem arz etmektedir.

Bilindiği üzere Resulullah (sav) her yıl Ramazanın son on gününde itikafa girmiş ve itikafa girmeyi bizlere de ısrarla tavsiye etmiştir. Efendimiz (sav) vefat yılının ramazanında ise son yirmi gün itikafa girmiştir. "Resulullah (sav) her Ramazan on gün itikafa girerdi. Vefat ettiği sene ise yirmi gün itikaf yaptı." (Buharî, İtikaf, 17. Ayrıca bkz. Ebû Davûd, Savm, 78; ibni Mace, Sıyam, 58)

İslamî tebliğ belli bir seviyeye gelip Medîne döneminde oruç farz kılındığında Resulullah (sav) en faziletli ay olan ve kameri senenin seheri sayılan Ramazan-ı Şerif'te ibadet ve hayırlarını daha da artırırdı. Hatta ikinci on gününü tamamen ibadete ayırmaya başladı. Kadir Gecesi'nin Ramazan'ın son on gününde olduğu ağırlık kazanınca, Allah Resûlü de itikaflarını bu günlerde yapmaya başladı. (Buharî, İtikaf, 1)

Ayşe (ra) annemiz der ki:

"Resulullah (sav) Ramazan ayında ibadet huşusunda diğer aylarda görülmeyen bir gayret içerisinde olurdu. Ramazan'ın son on gününde ise kendisini çok daha fazla ibadete verirdi. Bu günlerde geceyi ihya eder, ailesini uyandırır ve izarını bağlardı. (Yani ibadet için hazırlıklarını tamamlar ve büyük bir azimle Hakk'a yönelirdi.)" (Buharî, Fadlu Leyleti'l-Kadr, 5; Müslim, İtikaf, 8)

Bu ramazanı Tabii itikafa çevirelim

Bilindiği üzere erkekler için itikaf, beş vakit namazın kılındığı bir cami veya mescitte olmak zorundadır. Kadınlar için ise asıl olan, evlerinin bir odasını veya odanın bir bölümünü, itikaf alanı olarak tayin etmeleridir. Ancak bu yılki camilerin kapalı olması zaruretine binaen, biz erkeklerin de evlerimizde itikafa girmesi mümkündür. Umulur ki, bu itikafımız, daha da bereketli geçer. İşin fıkhi boyutu ayrı bir konu…

Bu ramazan, evlerimizde de olsa disiplinli bir şekilde itikafa girdiğimiz takdirde, ecrimiz kat kat daha fazla olacaktır. Çünkü itikafa girenler ne kadar çoğalırsa, bu salgın hastalıkla mücadeleye katkı olur. Böylece hem insanlığın sağlık ve sıhhatine katkıda bulunmuş, hem de bu mücadelede geçen zaman, masraf ve nice emeklerde iktisada da katkı sağlamış olacağız. Düşünün ki, haftalar, hatta aylardır, çocuklarına hasret sağlık görevlileri var.

Allah (cc) görünmez ordularının en küçüklerinden birisinin tüm insanlıkla beraber bizi de eve hapsettiği bir ramazanda itikaftan tam istifade için: elektronik cihazlarla irtibatımızı keselim. Telefonumuza bile çocuklarımızdan biri cevap verip "babam itikaftadır, lütfen bayramda arayınız" desin. Zaruri bir durum olmadıkça itikaf alanımızın/odamızın dışına çıkmayalım. İtikafa ayırdığımız alan, itikaf günlerinde dünyalık işlerden arı olsun. Tabi ki vaktimizi, Kur'an vs. kitaplar okumak, varsa kaza namazları, yoksa nafile namazlar kılmak. Bolca istiğfar, tesbih, tahmid, tekbir vs. zikirler, dualar ve ibadetlerle meşgul olalım. Yeme içmeyi de biraz daha azaltırsak, bu aynı zamanda doğal bir rejim de olur. Allah (cc) itikaflarımızı şimdiden kabul eylesin. Âmin.