Değerli okurlarım asrın depreminin üzerinden koca üç yıl geçti.

Depremde ölen canlarımız şehidlerimize Rabbim rahmetiyle muamele eylesin, mekanları cennet makamları âlî olsun.

Ölen canlar gelmez ama yerle bir olan şehirlerin yerine yeni şehirler yapıldı, yaralar büyük oranda sarıldı. Asrın depreminin izlerinin silinmesi elbette uzun yıllar alacak ancak devlet millet kaynaşmasının bu süreci kısaltacağı ümidi içindeyim.

Doğup büyüdüğüm memleketimi yerle bir eden depremden hemen sonra yaşadığım İstanbul ile ilgili kaygılarda çoğalınca sabık İBB başkanı televizyonların karşısına geçti ve o mağrur duruşu ile geçmişte verdiği sözleri hatırlamadan, İstanbul için kolları sıvadığını bir saniye bile boş vaktinin olmadığını hatırlamış olmalı ki, konuştukça coştu, coştukça da konuştu.

Ekipler kurduğunu ve binaların depreme dayanıklılık tespiti için vatandaşları davet ederek binaların durum tespitini ivedilikle yapacağını açıklar açıklamaz hemen müracaat ettim.

Sağolsunlar cevap anında geldi. En kısa sürede binanızın durum tespiti yapılacak dediği için içim ferahladı ve beklemeye başladım.

Aradan günler aylar ve yıllar geçti geçmesine de ne arayan ne soran ne de defalarca tekrarladığım talebime dönen olmadı.

Ta ki,13 Ocak 2026 tarihine kadar.

Geçtiğimiz ay mailime gönderilen cevap aynen şöyle;

Bahse konu adresteki binada, Müdürlüğümüz tarafından yürütülen Hızlı Tarama Yöntemiyle binanızın risk sıralaması ve deprem güvenlik düzeylerinin saptanmasına yönelik inceleme talep edilmektedir.

Müdürlüğümüzce yürütülen çalışma İstanbul’daki yapıların adrese dayalı risk sıralamasının yapılmasına yöneliktir. Yapıların içinden toplanan ayrıntılı bilgilerle hızlı, mekanik tabanlı ve bilimsel temelleri olan tarama yöntemleri ile değerlendirme yapılmaktadır. Müdürlüğümüzün çalışması 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun kapsamında olmayıp bir ön inceleme niteliğindedir.

Söz konusu talebinize istinaden Müdürlüğümüzün çalışmaları kapsamında binanızda Hızlı Tarama Yöntemi ile tespit yapılmasına bina sakinlerince müsaade edilmediğinden, tarama gerçekleştirilememiştir.

Yapının risk durumunun tespiti ve depreme dayanıklılığı hususu öncelikle maliklerin sorumluluğunda olup, bahse konu binanın Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının yetki verdiği kuruluşlara 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkındaki Kanun veya Türkiye Bina Deprem Yönetmeliği (2018) kapsamında ayrıntılı olarak tarafınızca incelettirilerek değerlendirilmesi gerekmektedir.

Sağlıklı günler dileriz.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi

Binamıza gelseler önce benim haberim olurdu. Ancak geçtiğimiz hafta beyaz masadan arıyoruz diyen bir beyle telefon görüşmesi yaptım ve çok erken dönüldüğü için teşekkür ederek konuştum. Konuşma çok kısa sürdü ve hemen kapatıldı. Sanırım teşekkürümden rahatsız oldu.

Değerli okurlarım beklenen İstanbul depremi ile bile bu kadar hızlı ve güzel çalışan belediye hizmetini İstanbullu hak etmiyor. Bir musibetin bin nasihatten daha iyidir gerçeği İBB’yi hiç ilgilendirmiyor.

Rabbim korusun büyük ya da küçük bir depremle İstanbul sarsılsa her türlü olumsuzluk için suçlu hazır. Cumhurbaşkanı.

İBB ve avanesinin daha önemli işleri var. Keseler ve kasalarda mevcut boşlukları dolduracak yeni rant kapıları varken bu önemsiz meseleyi mi gündeme alacaklar.

Metrolar toplu taşımada halkın yaşadıkları, trafik çilesi bunların hiç ama hiç önemi yok.

Paralar suyunu azda olsa çekmiş olmalı ki, diğer zamlar yetmemiş şimdide toplu taşımaya zam yaparak emme basma tulumba ile garip gurebanın cebine göz dikmişler.

Sadece İstanbul mu?

CHP nin yerelde iktidar olduğu nerede ise tüm belediyeler; rüşvet ,irtikap ,yolsuzluk ,arsızlık , taciz akla gelebilecek tüm olumsuz sıfatlar cirit atıyor.

İstanbul Beykoz belediye başkanı Özlem Vural Gürzel hanımın röportajını izledim. CHP zihniyetinin ülkemiz için ne kadar tehlikeli olduğunu anlamış ve tüm içtenliği ile de anlatarak bence çok doğru bir iş yaparak yaşadıklarını açık yüreklilikle cesurca anlatmış.

Röportajda aktardıklarının bir kısmına buda olmaz derken insanın eşreflikten esfelliğe nasıl gittiğini de anlamış oldum.

İnsan denen mahluk hem eşref hem esfel nasıl olur sorusunun cevabını merak edenler bu röportajı izlesin.

Bu ülke bu rezilliği hak etmiyor.

Bu güruhun neden iktidar olamadığının da şifreleri var bu röportajda.

Bir kez daha bu milletin asaletine şapka çıkarttım. Bu asil millet bu rezil insanlara iktidar yüzü göstermiyor.

Çeyrek asra yaklaşan AK Parti iktidarı yıpranmalara yanlışlara ve başarılı olamadığı icraatlara rağmen milletin tek umudu tek seçeneği olmaya devam ediyor.

Bunu iyi anlamak ve yapılan yanlışlarla yüzleşerek hizmet kervanını yürütme gayreti desteklenmeli.

Malum kitlenin her geçen gün balonu biraz daha fıslıyor.

Fısladıkça agresifleşiyorlar ve cumhuriyetimizin kurucusuna sığınarak kemik sızlatmaya devam ediyorlar.

Bunlara ülke teslim etmek çırağa dükkan teslim etmek gibidir.

Belediyelerde yenilen herzelerden bu anlaşılıyor. Sade İstanbullu değil birçok il ve ilçe belediyelerinden sıkıntılar yükseldikçe yükselmeye devam ediyor.

Son olsun diyeceğim ama nafile. Giresun Görele Belediye Başkanı da tüm bu yolsuzluklara tuz biber olacak bir arsızlık yaptığı için tutuklandı ve kodesi boyladı.

Yarın ne gibi garabetler ve oyulmamış kabaklara şahit olacağız bilinmez ama CHP ülkemizin başına bela olmaya ve yeni belalar açmaya devam edecek gibi.

Sağlık ve mutluluk dileklerimle.