ABD, İsrail ve İran arasındaki gerilim günden güne yükseliyor. Gerilimin savaşa dönüşme ihtimali bir hayli yüksek. Nükleer enerji konusunda ciddi adımlar atan, nükleer santrallerinin sayısını artıran İran, nükleer silahlara sahip olmak için çeyrek asırdır yoğun bir çalışmanın içinde. Bu konuda Rusya, Çin ve Kuzey Kore’den kapsamlı teknoloji desteği alıyor.
İran coğrafyası, 1 milyon 630 bin kilometrekare ile Türkiye’nin iki katından daha geniş. Ancak yarıdan fazlası çorak ve tuzlu çöller... 93 milyon nüfusu var. Ülkenin birleştirici unsuru 12 İmam Şiiliği. Çoğunluk Pers ve Türkler’den oluşuyor. Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan Türk asıllı. Nüfusun yarısı Türk olduğu halde Türkçe resmi dil olarak kabul görmüyor.
İran, en büyük doğalgaz rezervlerine sahip dünyanın ikinci ülkesi, petrolde ise dünya üçüncüsü. Amerika’nın iki dev filo ile İran’ı ablukaya almasının sebebi bu doğal kaynaklar. İran’ın ürettiği petrolün yüzde 80’ini Çin’e satması ABD’nin işine gelmiyor. Venezuela’dan sonra bu yüzden hedefte. Çin aynı petrolü alabilecek ama ABD şirketleri üzerinden…
***
İran, insansız hava araçları ve füzeler konusunda son çeyrek asırda ciddi ilerleme sağladı. Ancak İran’a uygulanan ambargolar onun bu üretimi yaparken ileri teknolojiye ulaşmasını engelliyor. Türkiye son dönemde uzun menzilli ve nokta atışı etkili füzeler üretirken, İran füzeleri ileri teknolojien oldukça uzak. Hava gücü ve yolcu uçakları da demode halde.
İran, Karabağ Savaşı sırasında kendi ırkından ve mezhebinden olan Azeri Türkleri’ni değil Ermenistan’ı destekledi. Zengezur Koridoru’nun beş yıldır sürüncemede kalmasına İran’ın sebep olduğunu Cumhurbaşkanı Erdoğan açıkladı. Suriye’de bir milyon Sünni Müslümanı İran’dan gelen Şii milisler katletti. On milyonu da sürgün edildi. Sapkın bir anlayışları var.
Geçmişte İran her zorda kaldığında Türkiye devreye girdi, farklı ülkeleri harekete geçirerek İran’a destek verdi. Ancak Türkiye’nin bu iyi niyetli girişimlerine İran hiçbir şekilde olumlu yaklaşmadı. Kendisini kurtaran Türkiye’ye teşekkür bile etmedi. 2010 yılında Türkiye ile Brezilya’nın girişimlerine kayıtsız kalınca, Batı BM yaptırımları ile İran ekonomisini çökertti.
***
İran komşuluk ilişkileri açısından şimdiye kadar hep kötü not aldı. Türkiye’nin geçmişte çok iyi fiyatlarla yaptığı doğalgaz alımlarını her kış “boru hatlarında arıza oluştu” bahanesi ile bir haftayı bulan kesintilere uğrattı. Türkiye, İran’ın bu kasıtlı davranışına karşı kış ortasında doğalgazsız kalmamak için gaz alımlarını çeşitlendirdi. Şimdi ağırlık Türk dünyasında.
ABD’nin hedefi, İran petrolü ile doğalgazını kendi şirketleri üzerinden kontrol altına almanın yanı sıra İran’ı nükleer silahlardan uzak tutmak. İkinci önemli hedefi ise mümkün olduğunca bağnaz ve kapalı molla rejimini bertaraf edip ülkede demokrasiyi yeniden şekillendirmek. İran’daki mevcut seçimleri geliştirip Şia taifesinin yayılmacı yönünü törpülemek.
Türkiye ve bölge ülkeleri için asıl tehlike ise Perslerin hep bel altı vurma özelliği. Tarihte ve günümüzde İranlılar fitne yaymaktan hiç vazgeçmedi. Şimdi tabiat onları değişime zorluyor. Tahran’da hayat çekilmez oldu. Başkenti Hint Okyanusu kıyısındaki petrol bölgesine taşımak istiyorlar. Bu durumda kuzeyde Tebriz merkezli bir Türk Cumhuriyeti kaçınılmaz olacaktır.