Ramazan; sosyal hayatımızda yalnızca bir zaman dilimi değildir. Ramazan, müşterek bir duygudan, manevi bir iklimden, aynı inanç ve kültürden beslenen bir toplumun millet olduğunun farkına varmasını sağlayan kutsal bir aydır. Bu anlamda MEB’in genelgesi ise eğitimin hedeflerini gerçekleştirmek için yerindedir.
Günlük hayatın telaşı içinde birbirinden kopuk yaşayan insanlar, bu mübarek ayda aynı saatlerde bir sofranın etrafında toplanır, benzer duygularla ezanın saatini bekler. Bu bile tüm insanları eşitleyen ve bir yapan sosyal bir güçtür. Zengin fakir herkes aynı havayı teneffüs eder. Ramazan ayı bu yönüyle toplumu da birleştirir.
Ramazan ayı Kur’an’ın indiği ay olmakla Müslümanlar için son derece önemlidir. Dolayısıyla bir çocuk, yaşadığı toplumun inancını, geleneğini, kültürünü, duyuş ve düşünüş biçimini öğrenmelidir. Bunu sağlayacak ortam da okullardır. Eğitim yoluyla birçok kültürü ediniriz.
Birlikte yaşamak, millet olmanın en önemli unsurudur. Birlikte yaşayabilmek için ortak inanç ve kültür gerekir. Ramazan ayı bu yönüyle milletimizde derin izler bırakmıştır. Ramazan eğlenceleri, gölge oyunları, meddahlık geleneği, mahalle iftarları ve çocuklara yönelik etkinlikler toplumu birleştirir.
Ramazan etkinlikleri çok eskilere dayanan kültürel bir mirastır. Ramazan, çocuklarımızın belleğinde sadece oruçla değil, paylaşma, ortak sevinç ve birlikte olma duygusuyla yer alır. Toplumda ise bu ay, yardımlaşma ve dayanışma hissini artırır. İnsanı kendi dünyasından çıkarıp başkasının hâline bakmaya davet eder. Bu davet çağlar boyunca sürmüştür. MEB’in genelgesini böyle bir davet olarak görmek ve okumak gerekir.
Ramazan aynı zamanda nefsi kontrol etme ve sabrı öğrenmek için bir terbiye dersi olur. Bu ders, insanın sınır tanımayan isteklerini ve kanaatsizliğini düşünmeye ve kontrol etmeye sevk eder. İç huzura vesile olan bu düşünme biçimi eylemeye dönerek insana acizliğini hatırlatır. Merhamet ve vicdan devreye girer. Böylece kişi, hırs, rekabet, tamahkârlık gibi insanı yaratılış amacından uzaklaştıran ve kendini unutturan kötü eylemlerden uzaklaşır. İçine dönen insan, kendini bulur, tenini ve canını var edeni düşünür, hatırlar. Ruhunu besler.
Bu genelge ile çocuklarımızda olumlu davranışlar artacak, muhtaç olanı, düşkünü ve güçsüzü düşüneceklerdir. Okullar sosyal hayatın yaşandığı bir mekâna dönüşecek. Ağır ders ve sınav stresinden uzaklaşmak, hangi çocuğa iyi gelmez? Hayatın bir de bu yönünü öğrenmiş ve uygulamış olacaklar.
Bu çerçevede Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in imzasıyla yayımlanan “Maarifin Kalbinde Ramazan” etkinliklerini düzenlemesi okullarımızda gönüllülük esasına bağlı olarak uygulanmakta. Her kademe için hazırlanan rehber beş bölümden oluşuyor: “Hoş Geldin Ramazan, Dünyada Ramazan, Şehrimde Ramazan, Bayram Sevinci, Terminoloji”
Eğitim, sadece akademik bilginin aktarımı değil, kültürün ve değerlerin genç kuşaklara taşınmasıdır. Ramazan etkinlikleri tam da bu noktada, manevî değerleri yaşam pratiğine dönüştüren bir zemin hazırlıyor. Çocuklarımızın gözleri gülüyor. Okullarımız bambaşka bir havaya giriyor. Bu bağlamda Millî Eğitim Bakanı Yusuf Tekin’in yaklaşımı, Ramazan’ı sadece nostaljik bir hatıra olmaktan çıkarıyor, yaşayan bir kültür hâline sokuyor. Böylece çocuklarımız, geçmişiyle bugün arasında köprü kuruyor, milletini, dilini, geleneğini, mizahını ve ortak sembollerini öğrenmiş oluyor.
Sonuç olarak “Maarifin Kalbinde Ramazan” düzenlemesi, eğitimi amacından uzaklaştırmıyor. Bu yaklaşımla kültürel mirasımız korunuyor, dinî alana ait terimler öğreniliyor, ortak yaşam ve empati duygusu geliştiriliyor. Dolayısıyla bu düzenlemeye karşı tutum sergilemek, bu topluma yabancı kalmaktır. Bir çocuk, geçmişini, ortak kültürünü ve değerlerini başka nasıl öğrenecek? Doğru bilgiyi hayata geçirmek eğitimin amacı değil midir? Bu etkinlikler, eğitimin hedefleriyle çatışan bir uygulama olmadığı gibi, amaçlarını pekiştiren bir uygulamadır.
“Maarifin Kalbinde Ramazan” etkinlikleri çocuklarda öze dönüş, kendini ve toplumu tanıma anlamında olumlu bir uygulama olmuştur. Eğitimin tanımına da uygun bu düzenleme ile olumlu ve istendik davranışlar kazanmak için de fırsat olmuştur. Ramazan sadece maarifin kalbinde yaşamıyor, hayatın ve milletin kalbinde de yaşamaktadır, yaşayacaktır da. Mübarek olsun!