Israrla Şiiliği bir İslam mezhebi gibi görenler yanılıyorlar. Şiilik “Dine karşı din” projesi olup bir Yahudi olan Abdullah b. Sebe’ tarafından geliştirilmiş sinsi ve en tehlikeli ideolojidir. Bu proje tarih boyunca İslam ümmetini içerden tırtıklayıp zaafa uğratmaya başardığı gibi şu anda da aynı işlevini görmektedir. Onlarda bizim gibi Allah'a (cc) Peygambere Kur'an’a Sünnete iman ediyor diyenler, işi hakikatini bilmiyorlar. İncelediğiniz zaman onların inandıkları bu değerler tamamen onlara göre uyarlanmıştır.

Örneğin Şia’da bizim “Buharî” gibi değeri ve ağırlığı olan “Usul’ül-Kâfî” de şu ifaderler yer almaktadır. “Kur’an aslı itibariyle on yedi bin âyetti.” (Küleynî, el-Kâfî (Beyrut: Menşûrâtu’l-Fecr, 2007, 2/350.) Bu iddiaya göre Kur'an'ı Kerim’in 10.764 ayeti çıkarılmıştır. Beyyine sûresi Kureyş’ten yetmiş kişinin nesepleriyle birlikte ismini içeriyordu fakat bunlar çıkarıldı. (Küleynî, el-Kâfî, 2/349.) Ahzâb Sûresi, En’âm Sûresi gibi idi fakat onun içerisinden Ehl-i Beyt’in faziletlerini çıkardılar.

Yine Kur’an’da da hiç yer almayan “Nûreyn Sûresi” ve Hz. Ali’ye itaat ve hürmetin gerekliliğinden söz eden yedi âyetlik “Velâyet Sûresi” isminde sûreler vardı ve bu sûreler de tamamen çıkarıldı. Birçok yerde Ali'nin ismi, birkaç yerde Muhammed ismi, bazı yerlerde ise münafıkların isimleri çıkarıldı. Fatıma’ya ait ve elimizdeki Mushaf’ın üç kat büyüklüğünde bir Mushaf vardı. (Sakıp Yıldız, “Şîa’nın Kur’ an-ı Kerim ve Tefsiri Hakkındaki Görüşleri”, Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Dergisi 5 (1982), s. 51.)

“Yavuz hırsız ev sahibini bastırır” sözü misali Şia; hem Kur'an'ı Kerim’i tahrif etmiş hem de İslam ümmetini tahrif etmekle suçlamaktadır. Bunu da çok sinsi bir planla gerçekleştirmiştir. Şöyle ki, işe sahabeyi tahkir ve tezyifle başlamış, sonra 14 sahabe dışına kalanlarını tekfir etmiş daha sonra bu sahabeden gelen sünneti inkâr edip kendine has bir sünnet uydurmuştur. Sonra da Kur'an’ın tahrif edildiğini iddia etmeye başlamış ve kendi taraftarlarına bunu kolayca kabul ettirmiştir. Eğer biz son yıllarda yaşanan tiyatral olaylara bakarak Şia’yı değerlendirirsek, bizim nesillerimizi de kendi saflarına çekmeye devam edeceklerdir.

Şia’da Kur'an Tahrifine Örnekler:

1. “Bu şekilde sizi mutedil bir ümmet kıldık.” (Bakara, 2/143) “Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz.” (Âl-i İmran, 3/110), Âyetlerindeki “eimmeten” ibaresi “ümmeten” şeklinde değiştirilmiştir. (Kummî, Tefsîru’l-Kummî, 1/64) Ayyaşî “Siz, insanlar için çıkarılmış en hayırlı ümmetsiniz.” âyetinin Hz. Muhammed ve onun vasîleri hakkında nazil olduğunu, Hz. Ali’nin kıraatında “eimmeten” şeklinde geldiğini ve onların da Muhammed (sav) ve onun vasileri olduğunu rivâyet etmiştir. (Ayyâşî, et-Tefsîr li’l-Ayyâşî, 1/335.)

2. “Gerçekten Allah, Âdem'i, Nuh'u, İbrahim soyunu ve İmran soyunu âlemler üzerine seçkin kıldı.” (Âl-i-İmran, 3/33) Âyetin devamında “Ali’nin soyunu” kısmı vardı fakat sonradan çıkarılmıştır. (Kummî, Tefsîru’l-Kummî, 1/151.)

3. “Ey kendilerine kitap verilenler, Yanınızdakini tasdik edici olmak üzere indirdiğimize iman edin.” (Nisâ, 4/47) Âyeti “Yanınızdakini tasdik edici olmak üzere Ali hakkında indirdiğimize iman edin.” şeklindeydi fakat âyetteki; “Ali hakkında” kısmı çıkarılmıştır. (Meir M Bar-Asher, “İmamiye Şîasının Kıraat Farklılıkları ve Kur’an’a İlaveleri”, çev. Mehmet Dağ, EKEV Akademi Dergisi-Sosyal Bilimler 1/3 (1998), 222.)

4. “Fakat Allah, sana indirdiğini kendi ilmiyle indirmiş olduğuna şahitlik eder. Melekler de buna şahitlik ederler. Allah'ın şahitliği de kâfidir.” (Nisâ, 4/166) Âyetinde “Ali hakkında” kısmının çıkarıldığını iddia etmişlerdir. Onlara göre âyetin orjinal hali: “Fakat Allah, Ali hakkında sana indirdiğini kendi ilmiyle indirmiş olduğuna şahitlik eder” şeklinde idi. Sonradan “Ali hakkında”ki kısmı çıkarılmıştır. (Kummî, Tefsîru’l-Kummî, 1/30.)

5. “Muhakkak Allah, inkâr edenleri ve zulmedenleri ne bağışlar ne de doğru bir yola eriştirir.” (Nisâ, 4/168) Âyetinde “Muhammed’in ehlinin hakları konusunda” kısmı çıkarılmıştır. Âyetin orjinali şu şekildeydi: “Muhakkak Allah, inkâr edenleri ve Muhammed’in ehlinin hakları konusunda zulmedenleri ne bağışlar ne de doğru bir yola eriştirir.” (Kummî, Tefsîru’l-Kummî, 1/30.) Tabi bu iddiaya göre Resûlullah'ın (sav) ashabı (Rıdvanullahi aleyhim ecmain) ve Ehlisünnetin tamamı doğru yolu yitirmiş zalimlerdir. Nitekim Şia en iyi ihtimalle 14 sahabe dışındaki diğerlerinin tamamını ve Ehlisünnetin tamamını, yani İslam ümmetinin takriben yüzde doksanını tekfir etmektedir. Devam edeceğiz inşallah Subhaneke... Bi-hamdike... Esteğfiruke...