İslam ümmeti olarak “fikir anarşisi”nin zirvede olduğu bir zaman dilimindeyiz. Terör vb. olaylarda düşman bellidir, azdan az, çoktan çok der meydana çıkılır ve gereken yapılır. Ama fikir anarşisi öyle sinsi, öyle tehlikeli ki, düşman; pirinç içinde beyaz taş gibi gizli ve siyah taş üstünde karınca misali durmaksızın çalışıyor. Bunun sonucu olarak şu anda tarikat, cemaat vs. cemiyetler sahasında tam bir keşmekeş yaşanmaktadır. Çok basit meseleler yüzünden birbirlerini tekfir etmeye varan tartışmalar, ötekileştirmeler ve daha ötesi…
Ancak bu böyle gitmemeli. Bu durumdan mustarip olan her kesimin bu konuda elini taşın altına koymaları gerekir. Başta DİB olmak üzere, rüştünü ispat etmiş olan tarikat ve cemaatlerin bu soruna bir çare bulmaları gerekir. Din İşleri Yüksek Kurulu öncülüğünde, kanaat önderi ve ehil liyakatli ulemanın girişimleriyle bu soruna bir çözüm bulmak zor olmasa gerektir. Osmanlı da veya daha önceki dönemlerde bu nasıl çözülmüşse bu günde çözülebilir. Evet, “İslam Hilafeti” tüm sorunların en kolay çözümüdür. Ama o zamana kadar yapacak bir şeyler vardır…
Öncelikle “Meclis-i Meşîhat” ile Meclis-i Meşâyih kavramlarını birbirinden ayıralım. Osmanlı kurum tarihi açısından bunlar aynı şey değildir. Kullanıcının sorduğu Meclis-i Meşâyih (مجلس مشايخ), özellikle tekke ve tarikatların denetimiyle görevli kuruldur. 1866'da Şeyhülislâmlığa bağlı olarak kurulmuştur. (TDV İslâm Ansiklopedisi)
Meclis-İ Meşâyih: Kuruluşu, Görevleri Ve Çalışma Sistemi
1. Meclis-i Meşâyih neydi?
Meclis-i Meşâyih, kelime olarak “Şeyhler Meclisi” demektir. Osmanlı Devleti'nde XIX. yüzyıla kadar tekkeler ve tarikatlar devlet tarafından bugünkü anlamda merkezi bir teşkilatla yönetilmiyordu. Tekkelerin kendi iç teşkilatları ve belli ölçüde özerk yapıları vardı.
Ancak XIX. yüzyılda Osmanlı Devleti'nin genel merkezileşme politikası tarikat ve tekkeleri de etkiledi. Devlet, tekkelerin şeyh tayinlerinden idarî işlerine kadar daha düzenli biçimde denetlenmesini istedi. Bu sürecin sonucunda Meclis-i Meşâyih ortaya çıktı. (TDV İslâm Ansiklopedisi)
2. Kuruluşundan önce neler olmuştu?
Meclis-i Meşâyih'i anlamak için III. Selim → II. Mahmud → Sultan Abdülaziz dönemlerini birlikte değerlendirmek gerekir.
III. Selim dönemi
Tekkelerin devlet tarafından daha yakından denetlenmesi yönündeki ilk önemli teşebbüsler III. Selim döneminde görüldü. Bazı İstanbul tekke şeyhlerinin şikâyetleri üzerine, tarikat mensuplarının ve tekkelerin durumlarını incelemek üzere bazı şeyhler görevlendirildi. Ancak bu görevlilerin yetkilerini aşmaları üzerine 1793'te görevli şeyhlerin sayısı üç kişiyle sınırlandırıldı. (TDV İslâm Ansiklopedisi)
II. Mahmud dönemi
Asıl merkezileşme II. Mahmud döneminde hızlandı. 1812 tarihli bir düzenlemeyle:
· Tekke vakıfları Evkāf-ı Hümâyun Nezâreti'nin denetimine alındı.
· Aynı tarikata bağlı tekkeler İstanbul'daki merkez âsitâneye bağlandı.
· Boşalan tekke meşihatlarına şeyh tayininde Şeyhülislâmlığın onayı önem kazandı.
· Taşradaki tekkelerde şeyh tayin edilirken merkez tekkenin görüşünün alınması usulü getirildi.
· Böylece tekkeler idarî bakımdan Şeyhülislâmlığın, malî bakımdan ise Evkāf-ı Hümâyun Nezâreti'nin denetimine girmeye başladı. (TDV İslâm Ansiklopedisi)
3. Meclis-i Meşâyih ne zaman kuruldu?
Burada da önemli bir ayrıntı var. Meclis-i Meşâyih'in ilk kuruluşu 1864 olarak görünmektedir. Fakat meclis başlangıçta fiilen çalışamadı. Sebebi, Evkāf-ı Hümâyun Nezâreti'nin meclisin şeyh tayinleriyle ilgili yazılarını dikkate almamasıydı. Bunun üzerine meclisin yeniden düzenlenmesi gündeme geldi.
15 Kasım 1866'da (7 Receb 1283) Sultan Abdülaziz'in iradesiyle Meclis-i Meşâyih yeniden kuruldu ve hazırlanan nizamnâme yürürlüğe girdi. Bu nedenle kurumun fiilî ve kurumsal kuruluş tarihi olarak genellikle 1866 verilir. (TDV İslâm Ansiklopedisi)
4. Kimlerden oluşuyordu?
Meclis, başlangıçta farklı tarikatların önde gelen şeyhlerinden oluşturuldu. 1868'de:
· Sa‘diyye
· Kādiriyye
· Sünbüliyye
· Halvetiyye
· Nakşibendiyye tarikatlarından birer temsilci olmak üzere 5 üye bulunuyordu.
Meclisin başkanı ise Yenikapı Mevlevîhânesi şeyhi Osman Selâhaddin Dede idi. 1874'te Rifâiyye temsilcisinin eklenmesiyle üye sayısı 6'ya çıktı. (TDV İslâm Ansiklopedisi) Dolayısıyla bu yapı yalnızca tek bir tarikatın kurulu değildi. Farklı tarikatların temsil edildiği bir üst denetim ve koordinasyon kurulu niteliğindeydi. Günümüzde buna “Rüştünü ispat etmiş” cemaatlerden de birer üye alınabilir.
5. En önemli görevleri nelerdi?
Meclis-i Meşâyih'in temel görevi tekke ve tarikatların idarî düzenini sağlamak ve devlet adına denetlemekti. Arşiv belgeleri incelendiğinde görev alanının oldukça geniş olduğu görülüyor. Bu gün islam esaslarına göre teşkil edilecek özerk bir kurul; tarikat, cemaat, vakıf ve dernek gibi tüm STK’ları da inceleyip denetleyebilir. Subhaneke... Bi-hamdike... Esteğfiruke...