0

Fesat komitelerinin kaynattıkları fitne gazı, bazılarında baş dönmesi yapmış, sendeletmiş ve yanlış adımlar attırmıştı… İftiralar yalanlar iz bırakmış ve 7 Haziran akşamı yenilgi ortaya çıkmıştı… Asılsız dedikoduya aldanıp, eşini boşayan çift gibi ortalığa salınan fitne ve yalanın çeşidinden dolayı, Ak Partiyi boşayan, fenalık geçirmiş kendinde olmayan seçmen yüzünden, kirli oluşumlara ve başta İsrail'e bayram yaşatılmıştı… Fitne etkisinde kalan Müslüman'ın yüzünden, tüm Türkiye zarar görmüş, hırpalanmış, en önemlisi cesaretini moralini kaybetmişti… Ve 1 Kasım zaferi, Türkiye'nin yarısı elini vicdanına koydu Ampul'ün voltunu yükseltti… Işığın artmasına, ortalığın aydınlığına ve göz alıcı başarılara ve hıza ihtiyaç vardı… Şimdi Ak'lık, paklık göz kamaştırdı… Bu Seçim zaferi hem bizlere, hem de dünyanın bize muhabbet edenlerine hayırlı olsun…

7 Haziran'dan – 1 Kasım'a kadar acizlik zirve yaptı, boynumuz büküldü ve dua ile birlikte tevazu doğruldu… İnsanın acizliği duayı iştahla yaptırır, merhamet kapıları sonuna kadar açılır… Büyüklenmek, kibir tevazuu küçültür, etrafına duvarlar örer ve dua etmeye tenezzül etmez, başarıyı ise kendisinden bilir…

5 aydır yapılan duanın samimiyeti arttı, dozu attı… Büyük partinin mensubu değil, büyük Kudret'in iradesinde ve kul olduğumuzu; Allah yardım etmez ise ehli imanın çok rahat şekilde hesabı dürüleceğini hatırlattı… 3 dönem üst üste başarının hiç önemli olmadığını, fitne ile bir anda yıkılabileceğimizi, her şeyin aleyhe dönebileceğini çok iyi ve tırsarak anladık… Zındaka planları ve alçakça oyunlarına karşı daima uyanık olmak gereği akıldan uzak edilmemesini kavradık… Allah, daha bir hatırlanır oldu… Dünya mazlumları daha bir hatırlanır oldu; zaferin sadece bize değil İslam Âlemine güç katacağı derinden anlaşılır oldu ve Allah, seçim zaferini nasip etti…

Unutmayalım: Dua, Allah'ın her şeyin sahibi ve kudretinin sonsuz olduğu akıldan çıkarılmadan ve doğru bir şeye yapılır ise, kapalı kapıları titretir… Herkesin bu başarıda emeği var hepsinden Allah razı olsun… Ayrıca İnterneti güzel kullanarak, şer odaklarına karşı mücadele vermiş gençlere ve Twitter'da / SANCAK TİM ismiyle gurup kurup, seçmene gerçekleri ve Ak Partinin başarılarını ve kirli aklın oyunlarını anlatan arkadaşlara da teşekkürler ediyorum…

Son söz Sevgili Psikoloğum Bediüzzaman'dan olsun:

"Dua bir sırr-ı azîm-i ubûdiyettir. Belki ubûdiyetin ruhu hükmündedir. Çok yerlerde zikrettiğimiz gibi, dua üç nevidir.

Birinci nevi dua: İstidat lisanıyladır ki, bütün hububat, tohumlar, lisan-ı istidatla Fatır-ı Hakîme dua ederler ki, "Senin nukuş-u esmanı mufassal göstermek için bize neşvünema ver. Küçük hakikatimizi sümbülle ve ağacın büyük hakikatine çevir."

Hem şu istidat lisanıyla dua nev'inden birisi de şudur ki: Esbabın içtimaı, müsebbebin icadına bir duadır. Yani, esbab bir vaziyet alır ki, o vaziyet bir lisan-ı hal hükmüne geçer; ve müsebbebi, Kadîr-i Zülcelalden dua eder, isterler. Mesela su, hararet, toprak, ziya, bir çekirdek etrafında bir vaziyet alarak, o vaziyet bir lisan-ı duadır ki, "Bu çekirdeği ağaç yap, ya Halıkımız" derler. Çünkü, o mu'cize-i harika-i kudret olan ağaç, o şuursuz, camid, basit maddelere havale edilmez, havalesi muhaldir. Demek, içtima-ı esbab bir nevi duadır."