2023 yılında geçirdiğim anjiyo operasyonunun ardından yaşadığım olumlu tecrübeleri “Çam ve Sakura, Muhteşem Personel, Güler Yüzlü Motivasyon!” başlıklı yazımla siz değerli okuyucularımızla paylaşmıştım.

Hayat inişleri ve çıkışlarıyla devam ediyor. Bu kez yolum böbrek taşı ameliyatı nedeniyle yeniden Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’ne düştü. Açıkçası aradan geçen yılların ardından o gün gördüğümüz hizmet anlayışının devam edip etmediğini merak ediyordum. Memnuniyetle ifade etmeliyim ki, o gün dikkat çektiğimiz birçok olumlu hususun bugün de yaşatıldığına bizzat şahit oldum.

Elbette her kurum gibi eksikleri de yok değil. Özellikle acil serviste yaşanan yoğunluk zaman zaman hastaları zorlayabiliyor. Ancak burada çözümün yalnızca sağlık çalışanlarından beklenmemesi gerektiğini düşünüyorum. Aile hekimliği sisteminin daha etkin çalıştırılması, hastaların ön değerlendirmeden geçirilerek yönlendirilmesi hem acil servislerin yükünü azaltacak hem de sağlık hizmetlerinin kalitesini artıracaktır. Çam ve Sakura’nın halk nezdinde oluşan güçlü itibarı da bu yoğunluğun önemli sebeplerinden biri olarak karşımıza çıkıyor.

İki günlük tetkik ve değerlendirme sürecinin ardından Üroloji Servisi’ne yatışım yapıldı. İlk andan itibaren doktorundan hemşiresine, hasta bakıcısından temizlik personeline kadar herkesin ortak bir anlayışla hareket ettiğini görmek beni mutlu etti. Doktor Mustafa Ahmet Balaban hocamızın güler yüzlü yaklaşımı ve hastasını dinleyen tavrı daha ilk dakikadan insana güven veriyordu.

Serviste görev yapan Delil Odunveren, Hena Kılınç ve Menekşe Danış hemşirelerimizin ilgisi ise ayrıca takdire şayandı. Beni ameliyathaneye götüren isimsiz kahraman kardeşimi de anmadan geçemeyeceğim. Gece gündüz demeden, yüzlerinde tebessümü eksik etmeden, her talebe aynı hassasiyetle yaklaşmaları bizlere bir kez daha sağlık hizmetinin yalnızca tıbbi müdahaleden ibaret olmadığını gösterdi. İsimsiz kahramanlarımız olan hasta bakıcılarımızın ve diğer personelin samimi gayreti de bu güzel tablonun önemli bir parçasıydı.

Bu ziyaretimde beni en çok etkileyen olaylardan biri ise hastane personelinin dışında gelişti. Aynı odada kaldığımız Harun Baş kardeşimiz ve ona refakat eden kız kardeşi Havva Hanım ile kızı Ayşenur Hanım, daha önce hiç tanışmamış olmamıza rağmen büyük bir içtenlikle benimle de ilgilendiler. Bir hastane odasında başlayan bu samimi komşuluk ve kardeşlik tablosu, aslında milletimizi millet yapan değerlerin hâlâ dimdik ayakta olduğunu gösteriyordu.

Çam ve Sakura Şehir Hastanesi bugün sadece bir sağlık tesisi değil; içerisinde barındırdığı sosyal alanları, sunduğu imkânları ve en önemlisi insan odaklı yaklaşımıyla adeta küçük bir şehir gibi hizmet veriyor. Ancak bu başarının asıl kaynağı binalar değil, o binaların içerisinde görev yapan fedakâr insanlarımızdır.

Bir kez daha gördüm ki; güçlü kurumları güçlü insanlar ayakta tutuyor. Bizlere düşen görev, bu eserlerin kıymetini bilmek, korumak ve daha ileriye taşımaktır. Yöneticilerimizin de kuruluş misyonunu koruyarak hizmet kalitesini daha üst seviyelere çıkaracak adımları atmayı sürdürmeleri büyük önem taşımaktadır.

Bu vesileyle başarılı bir ameliyat ile şifa bulmama vesile olan tüm ameliyathane ekibi ve doktorlarıma öncelikli olmak üzere Çam ve Sakura Şehir Hastanesi’nin tüm çalışanlarına teşekkür ediyor, sağlık hizmetlerinin gelişmesi için emek veren herkese şükranlarımı sunuyorum.

Rabbim kimseye hastalık vermesin. Ancak ihtiyaç duyduğumuzda da bizleri böylesine güçlü sağlık kurumlarından mahrum bırakmasın.

Kalın sağlıcakla...

07.06.2026