Çorap söküğü gibi birbiri ardına sıralanan hırsızlık ve yolsuzluk sarmalına birde uçkur kaynaklı arsızlık ve ahlaksızlık eklenince Allah’ım aklımı koru duasına âmin der oldum.

CHP için milli güvenlik sorunu diyen kesime hak verircesine yapılan ve hiçbir kurala sığmayan bu fütursuzca tutum ve davranışa da hak veren ve sorunu siyasi mesele gibi gören kesimin olmasına da şaşıranlardanım.

Cumhuriyetimizin kuruluş yıllarında kurucu iradenin omurgasını oluşturan CHP’nin o yıllardan günümüze icraatlarına objektif bir gözle bakanlar ne demek istediğimi kolayca anlarlar.

Yarım asırdır İstanbul’da yaşayan bir vatandaşım. CHP nin Türkiyemizde ve İstanbul büyükşehir belediyesinde iktidar olduğu yıllarda halka yaşattıkları ve bizzat yaşadıklarımı unutmam mümkün değil.

Karaoğlan lakaplı Ecevit yıllarında yarım paket yağ bir litre benzin almak için saatlerce kuyrukta beklemişliğim de var, sabah okula giderken ev arkadaşlarımla helalleşmişliğim de var. Şehirler mahalleler hatta sokakların sağ sol kavgası ile bölünmüş olduğu için girilemez levhaları görmüşlüğümde var.

Yetmişli seksenli yıllar CHP’nin yerelde iktidar olduğu yıllardı.

Merhum Özal ile başlayan değişim günümüze kadar mehter takımı gibi iki ileri bir geri ağır bedeller ödenerek bugünlere gelinse de geçmişi unutmamak ve unutanlara hatırlatmakta yarar var. 1993 yılında patlayan İSKİ lağımından yayılan kesif kokunun ülke geneline yayılması halkımızın uyanmasına sebep oldu.

CHP ve zihniyeti o günde uçkur krizi ile sarsılmıştı. İSKİ genel müdürü ihalelere fesat karıştırarak yolsuzluk denizinde boğulmuş bu yetmezmiş gibi uçkuruna da sahip çıkamayarak, eşini genç bir hanımla aldattığı için kodesi boylamıştı. Bugün olduğu gibi o günde bu yolsuzluk ve arsızlığı CHP li ihbar etmişti.

28 şubat postmodern darbesinin kirli rüzgarı ile dipçik gölgesinde ülke genelinde iktidar fırsatı bulup bunu da yüzüne gözüne bulaştıran bu zihniyet halkın gözünden tamamen düşmüştü.

Çeyrek asırdır millet tercihini Erdoğan’dan yana kullanmış yerelde ve ülkeden iktidar olan AK Parti uzamış iktidarlığın kaçınılmaz sonucu olan metal yorgunluğuna düşünce millet yerelde bir kere daha CHP demiş ama dediğine diyeceğine de pişman olmuş.

Erdoğan dönemini tarih Özal dönemi gibi artı ve eksileri ile yazacak.

Cumhuriyetimiz ile yaşıt olan CHP’nin tarih sayfalarından silinmesi zor lekeleri var. İnkılap tarih kitapları düzeltilmeden bu lekelerden kurtulmak da mümkün değil.

CHP parti olmaktan çok bir zihniyetin temsilcisi olmayı yeğliyor. Bu kirden kendini aklaması gerekirken maalesef dediğim dedik çaldığım düdük dediği sürece marjinal kalmaya devam edecek.

İnsan nasıl noksan ve hata yaparsa iktidarlarda hata yapar ve yıpranır. Yorulmuş ve yıpranmış Ak parti kadrolarının hatalarının bir sonucu olarak halkın teveccüh

edip yerelde iktidar ettiği CHP den fışkıran lağım 1993 yılında patlak veren İSKİ lağımının onlarca katı olunca bugün üzülerek izlediğimiz gelişmelere şahitlik yapıyoruz.

O günde şikâyet eden CHP’liydi. Bugün de şikâyet eden CHP’li.

O günde yolsuzluk hırsızlık arsızlıktan şikâyet edilmişti bugünde aynı.

Ama değişen önemli bir şey var.1993 yılının CHP’lisi bugünün CHP’lisinden çok ama çok daha omurgalı ve dik duruşluydu. İSKİ lağımını patlatan adamın arkasında durmadığı gibi ceza almasına da sevinmiş ve CHP’yi de cezalandırmış iktidar yüzüne hasret bırakmıştı.

Bugünün CHP’lisi maalesef sınıfta kaldı. Her şey ayan beyan ortada olduğu halde inat edip arsızlığa bir kılıf yolsuzluğa başka kılıf hırsızlığa ise siyasi diyerek kılıf geçirmeye çalışıyor ve hata yaptığını da kabul etmeyerek amalı fakatlı cümlelerle başkaları da yaptı diyerek topu taca atmayı tercih ediyor

Onlar dediği Ak parti.

Böyle bir yaftalama hem karın doyurmaz hem de çamur at izi kalsına evrilir.

Atatürk’ün partisiyiz övünmelerinin karın doyurmayacağının bilinci içerisinde yolsuzluk ve hırsızlık denizinde boğulanları hukuken aklanmaları için mahkeme sürecini beklemeli.

Klişeleşmiş olan şikayet eden CHP şikayet edilen CHP ye bir klişeden ben ilave edeyim hukuken aklanan CHP olsun.

Olsun ki, kitle daha fazla zorlanmadan vicdani ile gönül seferberliği ile partisi ile gurur duyarak partisine oy versin.

Sağlık ve mutluluk dileklerimle.

///////////////