Türkiye’de milyonlarca insan her gün internet sitelerinde ev arıyor. Bir konut satın almak çoğu zaman bir ailenin hayatındaki en büyük yatırım. Ancak çok az kişi gördüğü ilanların gerçekten o mülke ait olup olmadığından emin. Bugün özellikle büyük şehirlerde aynı konutun birden fazla ilanla piyasada dolaştığını görmek mümkün.
Türkiye’de bu yönde önemli bir adım da atılmış durumda. Ticaret Bakanlığı tarafından geliştirilen Elektronik İlan Doğrulama Sistemi (EİDS) ile ilanların yetki ve doğrulama süreçlerinin dijital ortamda kontrol edilmesi hedefleniyor.
Bu sistemin tam anlamıyla uygulanması, sahte ilanların ve kayıt dışı aracılığın büyük ölçüde önüne geçebilir. Ancak bunun için tüm platformların ve sektör paydaşlarının aynı disiplinle hareket etmesi gerekiyor.
Gayrimenkul sektörü Türkiye ekonomisinin en önemli alanlarından biri. Milyonlarca insanın birikimi, hayat planı ve geleceği bu piyasanın sağlıklı işlemesine bağlı.
Bu nedenle emlak piyasasında serbestlik kadar denetim de önemlidir. İlan siteleri faaliyet göstermeye devam edebilir; ancak bu faaliyetlerin şeffaf ve doğrulanabilir bir sistem içinde yürütülmesi gerekir.
Çünkü mesele yalnızca bir ilan meselesi değildir.
Mesele, insanların hayat birikimlerini koruyacak güvenli bir piyasa düzeni kurmaktır.
Tapusuz ve yetkisiz ilanlara dur demek; sadece vatandaş için değil, sektörün itibarı ve ekonominin sağlığı için de artık bir zorunluluktur.
Şeffaflık kazandırır, kaos kaybettirir.
Bugün emlak ilanlarının büyük bölümü özel internet platformları üzerinden yayımlanıyor. Bu platformlar piyasada önemli bir işlev görüyor; ancak sistem neredeyse tamamen onların inisiyatifine bırakılmış durumda.
Oysa devletin son dönemde üzerinde çalıştığı düzenlemelerin amacı oldukça net: mülk sahiplerini korumak, yetkili gayrimenkul danışmanlarının etkin şekilde çalışmasını sağlamak, kayıt dışı kazancı azaltmak ve gerçek satış değerlerinin görünür olmasını sağlamak.
Peki o halde şu soruyu sormak kaçınılmaz değil mi?
PİYASANIN FARKLI BİR DÖNÜŞÜME İHTİYACI VAR!
Eğer hedef; ilanların doğrulanması, yetkisiz kişilerin piyasadan çekilmesi, kazançların vergilendirilmesi ve tapu harçlarının gerçek bedeller üzerinden yatırılmasını sağlamaksa, neden tüm sistem resmî bir dijital platform üzerinden yürütülmesin?
Bugün Tapu ve Kadastro sistemi, MERNİS, e-Devlet ve birçok dijital altyapı zaten mevcut. Bu altyapı kullanılarak, yalnızca tapu sahibi ve yetkilendirilmiş gayrimenkul danışmanlarının ilan girebildiği merkezi bir satış platformu oluşturmak teknik olarak mümkün.
Böyle bir sistemde:
· Her mülk için tekil ilan numarası bulunabilir
· Malik onayı olmadan ilan yayımlanamaz
· Yetkisiz kişiler ilan veremez
· Satış fiyatları şeffaf şekilde izlenebilir
· Vergi ve harç kayıpları önemli ölçüde azalır
Üstelik bu platform özel ilan sitelerinin tamamen ortadan kalkması anlamına da gelmez. Bu siteler doğrulanmış ilan verisini merkezi sistemden çekerek yayınlayabilir. Böylece hem piyasa rekabeti korunur hem de bilgi güvenliği sağlanmış olur.
Bir başka önemli nokta da maliyet meselesi. Bugün emlak ofisleri ilan sitelerinde yer alabilmek için oldukça yüksek ücretler ödüyor. Pek çok danışman için bu giderler ciddi bir yük haline gelmiş durumda.
Madem sektör bu kadar büyük bir finansal yükün altına giriyor, neden bu kaynak resmî bir dijital platformun finansmanı için kullanılmasın? Böyle bir sistemde ilan ücretleri daha makul seviyelerde belirlenebilir ve elde edilen gelir hem sistemin sürdürülebilirliğini sağlayabilir hem de sektöre getirilen bazı ek harçların gerekliliğini ortadan kaldırabilir.
Kısacası mesele sadece sahte ilanları engellemek değil; emlak piyasasında dijital bir güven altyapısı kurabilmektir.