Dünyada Firavun ve Karun’u aratmayacak kadar çok gözü dönmüş, kan ve gözyaşından beslenenler var. Gözleri petrol, altın ve gümüşten başka bir şey görmüyor bu zalim ve diktatörlerin.
Bunların güç ve iktidar sahibi olduğu bir dünyada iyiliğin yeri yok. Sebep oldukları kan ve gözyaşı, yoksulluk ve soykırım var. Hak ve hukuk yok, adalet yok. Eşkiyalık var. Yalnızca haksız güçlülerin çıkarları var. Düzensizlik, kaos ve derin bir korku var. Anlam yok, anlamsızlık var.
Amerika ve Batı avcı rolünde, diğerleri birer av. Hiç kimse bu ormanda güvende değil, kimsenin can güvenliği yok. Ülkelerin, insanların kaderleri zalimlerin iki dudağı arasına sıkışmış durumda. Sıranın kendilerine gelmesini bekleyen kurban…
Demokrasi, insan hakları ve özgürlükler gibi kavramlar ABD ve Batı için ganimete giden birer yoldur. Yalnızca önlerini açtığı zaman hatırlıyorlar. Direnç gösterdiğiniz andan itibaren de size karşı korkunç bir silah olarak kullanılıyor. İşte o zaman avcı, avını suçlu ilan eder. İşgal meşru, talan zalim için hak olur.
Venezuela örneğinde olduğu gibi
İşgal, talan ve yağma meşru olur. Trump avcı, Madura av. Eli kanlı avcı şimdi de İran’a göz dikti. Bu kan dökücü, kan kardeşi katil İsrail ile birlikte eli tetikte işgal için hazır bekliyor. Eğer İran’ın işini bitirilirse bilin ki tüm coğrafya cehenneme döner.
Sömüre sömüre, yaka yıka ve öldüre öldüre dünyaya demokrasi getirmeyi sürdürüyorlar.
Bunlarda en ufak bir ahlak kırıntısı ve utanma duygusu bile yok. Artık şu gerçek iyice anlaşılmış olmalıdır; ABD ve İsrail dünyanın vücuduna yerleşmiş kötü huylu bir kanser hücresidir. Dünyayı yiyip bitiriyorlar. İşgal girişimlerinde bulunuyorlar. Evrensel haklar ve değerler yok ediliyor.
Artık şu gerçek iyice anlaşılmış olmalıdır;
Amerika ve İsrail bir gün barış ve insan haklarından bahsediyorsa bilin ki ardından büyük işgaller ve yıkımlar gelecektir. Peki sıra kimde?
İfade etmiştik İran’da. İran içerden çökertilip teslim alınırsa eğer, kuşkusuz bunun yansıması tüm coğrafyayı olumsuz etkileyecektir. Kan ve gözyaşı sel olup akacaktır. Suriye’den sonra İran’da da tüm bölgeyi yakacak büyük bir ateş yakılmak isteniyor evet. Allah zalime aradığı fırsatı vermesin. Çünkü bunların asıl hedefi Türkiye. Türkiye’yi teslim almak istiyorlar!
Rahmetli Erbakan hocamız bu tehlikeye dikkat çekmişti ve şöyle demişti: “Bir gün mesele Suriye olursa bilin ki hedef Türkiye’dir.”
Bölgemiz yakıcı ve yıkıcı büyük bir ateş çemberinin içinden geçiyor. Yine çok büyük bir Emperyalist kuşatmayla karşı karşıyayız! Her şey gözümüzün önünde olup bitiyor.
Düşüre düşüre Türkiye’ye doğru yaklaşıyorlar.
Sis perdesi kalkıyor. Daha önce gizlenen niyetler gizlenmiyor artık. Akrep sokmak istiyor ama bu olmayacak çünkü karşılarında güçlü bir Tükiye var. Onların bir planı varsa Allah’ın da bir planı var. Birlikte zalimlerin zulmünü bertaraf edeceğiz. Acilen Türk ve İslam birliğine ihtiyaç var.
Başka bir şey daha olmalı..
Mazlum halkların cüretkar, kararlı ve sağlam bir duruşla dünya tanrılarına karşı koymalıdır.
Bu bizim için, insanlık için bir varlık ve yokluk meselesidir. Başka çaremiz yok, saflarımızı sıkı tutacağız. Kardeş olacağız.