Terörsüz bir ortam için çalışmalar yapıldı, PKK silahları yaktı ve bıraktı. Bu konuda MHP tarafı ve DEM Parti tarafı olumlu beyanatlarda bulundu. Bunlar elbette özlenen ve yapılması gereken gelişmelerdi.
İyi de, Halep’te bazı evlerin içerisine PYD tarafından yerleştiren ağır silahlar neyin nesiydi? O evlerde, silahlı PYD mensuplarının ne işi vardı?
Bunlar geçmişte de barış sürecini zehirleyip hendek kazdılar ve birçok insanların evlerine zorla girdiler. Söyleyin bakalım hangi hakla? Bir insanın evinde karısı, kızı, gelini de olur. Tanımadığım bilmediğim elinde silahlı insanlar bu şekilde evime girse, günlerce kalsa ne hale gelirim. Çünkü esir alınmışım ve karşı koyacak hiç bir gücüm de yoktur. Hatta bir insanın dostu ve hatta bazı akrabaları bile izin almadan bir insanın evine giremez. Ayrıca evimin içinden güvenlik kuvvetlerine de ateş açılıyor, evim hedef haline geliyor. Ev sahiplerinin nerede ise tamamı Kürt. Kürdü çoluk çocuğuyla esir alan, bu Kürt kılıklı hukuk tanımaz, insanlıktan nasibi almayanları nereye koyacağız?
Savaşacaksan erkek gibi savaş, çık meydana cesaretini göster. İnsanların evinden ateş edip onların mahvolması için pervasızca davranma hakkını nereden alıyorsun? Vicdansızca sivilleri de kendine siper ediyorsun. Kürt halkı ekseriyetle hem bu din iman bilmezlerden, hem de geçmişte bunlar gibi olan devletin içindeki bazı zalimlerden çok çekti. On binlerce insan evini yurdunu bıraktı, batıya göç etti.
Eğer barış süreci işlese DEM partinin yapacağı siyaset olmaz, elinde hiç bir koz kalmaz, silahlı çatışmalar olmasa DEM partinin beslendiği bütün kanallar kapanır.
Suriye’de aynı senaryo uygulandı. Mazlum değil, kaypak Abdi Ahmet Şara ile on maddelik bir anlaşma imzaladı ve sonra ortalıktan kayboldu. Şimdi Dem Partisi de aynı filmi tekrar bize göstermeye çalışıyor. Hani silahsız bir ortam olacaktı, o zaman neden silahlı unsurların arkasında durup her şeyi darmadağın ediyorsunuz? Mert olun verdiğiniz sözlere ve anlaşmalara sadık kalın.
Said Nurs'i Hazretleri;” biz ki Kürdüz aldanırız amma aldatmayız.” Burada Kürtlerin ne kadar erdemli bir toplum olduğunu vurgulamak istemişti.
Ne PKK’ya, ne PYD’ye ve ne de Dem Parti’ye bakın. LGBT’yi desteklemek, İslam’la alay etmek neyin nesi? Bu rezilliklere çanak tutanlar, Kürtleri asla temsil edemez. Aslında Kürtler şu sorgulamayı da yapmalı, yüz kadar belediye başkanlığı elde ettiniz. Kürt dilini geliştirmek için hangi okulu açtınız. Şu andaki DEM Partili olan bütün belediyeleri de sorgulamak lazım.
Bunların böyle bir derdi bulunmamakla beraber herhangi bir çabası da bulunmamaktadır. Ortalık gerilsin, yürüyüş yapalım sloganlar atalım. Bu mu hizmetiniz?
Suruç gibi bir yerde Hristiyanların Noel kutlaması yapılıyor. Bunların zeminini kimler hazırladı? Çocukluğum ve gençlik yıllarım Suruç’ta geçti, Suruç’ta bir tek Hristiyan yoktu.
İslamla dalga geç, Hristiyanlığa zemin hazırla. Bunu da Kürtlük perdesi altında yap.
Belki geçici olarak bazı Kürtler bunlara aldanabilir. Emin olun ki silahsız bir ortam olursa ve his yerine akıl devreye girerse, doğruların hepsi ortaya çıkar.
Daha yazacak çok şey var.
Kalın sağlıcakla.