Eskisi gibi kim önden gitmiş,
Kim arkada kalmış,
Artık dikkatimi çekmiyor. Mesela
Ne önden gidene yetişmeye
Ne geride kalanı çekiştirmeye çalışmıyorum yakasından.
Mesela
Artık sürekli randevusuna geç kalan kişi rahatsız etmiyor beni
Usulcana kalkıp gidiyorum.
Mesela ne yapabilirim ki, alışkanlık haline getirmişse yetişememeyi.
Mesela
Artık telefonda 3 kereden fazla çaldırmıyorum,
Geri dönmediğinde hatırlamıyorum bile.
Mesela
Artık her çalan telefona koşmuyorum,
Bazen de açmıyorum.
Mesela
Çorapsız bile giyiyorum ayakkabıyı,
Hanımın ısrarına rağmen yalın ayak olmayı.
Mesela ayaklarım özgür, çoraplar tutsak.
Mesela
Toplantılar, seminerler cazip gelmiyor artık.
Çünkü sözün anlamına
Sözün gücüne inanırım,
Özgürce kullanıldığı zaman.Bir forma sokulmuş,
Bir çerçeveye sığdırılmış söz
Cezbetmiyor eskisi gibi nedense.
Mesela
Bir kalabalığın içinde olmak yerine
Bir bankta tek başına oturmayı
Daha kıymetli buluyor insan.
Mesela kalabalık yoruyor, sessizlik ödüllendiriyor.
Mesela
Kelimeler de yorgun.
Yazılacak çok şey var,
Ama çoğu zaman içten içe susmak,
Yazmaktan daha anlamlı oluyor.
Ama yine de yazmak iyi geliyor.
Mesela
Uzun uzun konuşmuyorum artık,
Anlamak istemeyene bazen sükûtun arkasına duruyorum.
Mesela sessizlik bazen en iyi cevap.
Mesela
Yumurtam az pişmiş, çok pişmiş,
Çok da fark etmez artık.
Aslında severim
Az pişmiş tereyağında yumurtayı.
Ama cezbetmiyor artık.
Öyle de olsa diyor
Geçiyorum.
Bazen evden tam çıkarkenHanımın tatlı telaşı
“Geç kalma ha, pazara gideceğiz”
Çünkü ben biliyorum ki
Her gün pazar,
Her gün pazartesi.
Mesela
Artık dikkatimi çekmiyor
“Bizden, sizden, ondan” olmuş ayrımlar.
Çünkü herkes birbirine benzemiş.
Mesela
Cezbetmiyor artık eskisi gibi
Karşıya haykırmak.
Çünkü onun kelimeleri,
Onun cümleleri de
Eskisi gibi cezbetmiyor beni.
Ondan gelenler
Bir yankıdan ibaret artık.
Mesela
Hanım her sabah, istisnasız, çıkarken
Kapıda soruyor
“Akşam ne yapayım sana yemek olarak”
Artık sıralamıyorum, önceki gibi.
Bir de diyorum ona
“Bilmem ki, ne yaparsan yap.
Bir de sorma artık bunları bana.
Görümcen değilim, eltin değilim.”
Önüme ne koyarsan yiyorum zaten harika yemeklerin,
Biliyorsun, yemek seçmediğimi, mesela.Mesela
Kumanda artık önceki gibi elimde değil.
Bırakıyorum ortaya.
Çünkü biliyorum ki
Kumandayı tutan elde de bir irade var.
Zaten pek de izlemeyiz televizyonu.
Mesela pek izlemiyorum aksiyon filmleri,
Daha çok Heidi ve İbi çizgi filmi,
Kötülük yok mesela, herkes mutlu.
Mesela
Önceden dinlerdim
Söz, cümle çıkarken,
Bakardım birinin ağzına,
Mimik hareketlerine,
Konuştuğu zaman ne söylüyor diye.
Artık bakmıyorum mesela
Cümle ağızdan mı çıkıyor,
Kulağıma geldiği de değil.
Gönülden mi çıkıyor,
Kalbe mi giriyor,
Buna bakıyorum mesela.
Mesela
Sıkıldım artık protokollerden.
Takım elbise, rengarenk gömlekler.
Kravatın deseni, motifinden,
Ayakkabı uydu mu olmadı mı,
Çorabın içine, mesela
Sabahleyin kalkıyorum, gözümü kapatıyorum
Dolaptan alıyorum bir pantolon, bir tişörtHep de aynısını giyiyorum. Hep siyah giyiyorum, mesela.
Sanki dünyadaki kötülüğe karşı sessiz bir itiraz gibi.
Mesela
Dünyayı değiştirmek yerine
Kendime çalışıyorum bu aralar
Kendimi inşa ediyorum, mesela.
Mesela
Önceki gibi kalktığım zaman
Ne rüya gördüğümün hiçbir önemi yok
Hatta hatırlamaya bile çalışmıyorum.
Amaaan ne gördüysem, gördüm.
Zaten gerçek hayatta değiliz ya, diyorum. Mesela.
Mesela
Artık bu mahalle, o mahalle değil.
Vazgeçtim bu kavramlardan, mahalleden
Ama hak, hukuk varsa veya hakikat varsa
Ve hakikat kimden dillendirildiyse
Bakmıyorum mahallesine artık.
Mesela
Sadece İskender Pala okumuyorum,
Türk Telekom yönetimine girdikten sonra
Mesela Nurullah Genç Sermaye Piyasası Kurulu'nda görev alınca
Sadece oraya bakmıyorum
Mesela şimdi bakıyorum Ahmed Arif,
Bununla beraber Attila İlhan’a,
Nazım Hikmet’e de,
İsmet Özel’e de.Bülent Parlak'a da.
Mesela
Şatafatlı sofralar
Davetler, kalabalıklar, özel salonlar kapıda karşılamalar,
Şimdi beni çok yoruyor, mesela.
Daha sade bir köşede,
Bir cami bahçesinin küçük bir çay ocağında veya küçük, tenha bir çınar ağacının dibinde, bir
kahvehanede,
Taburede oturmak daha mesela bana kolay geliyor.
Yormuyor, mesela.
Mesela artık sahte davranışları daha çabuk fark ediyorum gülüşlerin, selamların, yakınlıkların içi
boşsa hemen anlıyorum ve uzaklaşıyorum. Sözden çok hâle bakıyorum, çünkü gerçek olmayan
şey kendini en çok davranışta ele veriyor.
Mesela, böyle işte.