(Milliyet, 11.4.1960, s. 1)

Hulki Edin'in bacanağı, Komitacı Korgeneral Fahri Belen, 1946-1950 devresinde DP lehinde Komitacı faâliyetlerde bulunmuş ve 1950-1957 devresinde (beklediği kadar olmasa da) yatırımının meyvalarını devşirmiş, 1957 - 1960 devresinde ise, DP'ye düşman kesilmiş ve hâinâne bir askerî darbeyle DP'nin ik̆tidârdan düşürülüp Kemalist Totaliter Rejimin pekiştirilmesi için yine Komitacı faâliyetlerde bulunmuştu… Yukarıdaki resim, menfûr 27 Mayıs Darbesine 47 gün kala CHP'ye iltihâkını müteâk̆ib sâbık “Millî Şef”i evinde ziyâreti esnâsında çekilmiştir. Mustafa Kemâl gibi, Ali Fethi gibi, Ali Fuad Erden gibi çekirdekden Komitacı olan İsmet İnönü de, hâin 27 Mayıs 1960 İhtilâlini hazırlıyan Komitacı ekipin bir rüknüydü…

***

Komitacı ekip, İhtilâlden sonra, ona Millî Birlik Komitesi Temsîlciliği vazîfesini tevdî etti ve o, bir müddet de (6.1.1961 – 25.10.1961), bu sıfatla, İhtilâl Meclisi'nde siyâsî faâliyetlerine devâm etti. (TBMM Albümü, 3. Cild: 1960-1983, Ankara: TBMM Yl., Haz. 2010 -2. basım-, s. 1643)

Korgeneral Fahri Belen, bekleneceği üzere, fanatik bir Kemalistti. Kemalizme olan îmânını ik̆râr etmek için iki kitab neşretmişti: Tarih Işığında Devrimlerimiz ve Büyük Atatürk'ün Askerî Kişiliği ve Hizmetleri… (Mustafa Kemâl’in Hastalığı, Ölümü, Cenâzesi; Yeni Söz, 28.11.2018/70)

(Milliyet, 28.5.1962, s. 5)

Ömer Sâmi Coşar ile Abdi İpekçi’nin Ordu içindeki Komitacı faâliyetleriyle meş’ûm 27 Mayıs 1960 İhtilâlinin nasıl hazırlandığını anlatan röportajında (Tefrika No 2), Komitacı Korgeneral Fahri Belen (soldaki büyük portre fotoğrafı)… Fotoğrafının altındaki yazı: “1950 den evvel kurulan komitenin fahrî başkanı olarak ilk DP hükûmetinde Bayındırlık Bakanlığına getirilen emekli korgeneral Fahri Belen”…

***

Org. Ali Fuad Erden’in amcazâdesi Dr. Vehbi Selâhi Durusoy ve Siyonist lideri İra Arthur Hirschmann

Dr. Vehbi Selâhi [veyâ Salâhi] Durusoy, “Durusoy” soy adını taşımakla berâber Esad ve Emin Âli Durusoy kardeşlerin kardeşi değil, amcazâdesidir. Daha evvel de bahsettiğimiz gibi, Belgrad Mutasarrıfı Nûreddîn-i Sipâhî'nin dört oğlundan (Harbiye Nezâreti erkânından) İzzet Bey'in oğlu Orgeneral Ali Fuad, “Erden”, Nûreddîn Bey (ve Hayriye Hanım)'ın oğulları Dr. Esad ve General Hâkim Emîn Âlî, “Durusoy”, Abdurrahmân Âsım Bey (ve Sadberk Hanım)'ın oğulları Nevzat ve Fahri, “Tandoğan” soy adlarını almışlar, ismini tesbît edemediğimiz dördüncü oğlun oğlu Dr. Vehbi Selâhi de, yine “Durusoy” soy adını benimsemiştir.

Dr. Selâhi Durusoy (ö. 1954), 1920'li senelerden îtibâren 1940'lı senelerin sonlarına kadar Ankara'da Nümûne Hastahânesi Dâhiliye Kliniği Şefi olarak çalıştı. Bu meyânda, Anadolu Kliniği isimli tıb mecmûasının Neşriyât Hey'eti Âzâsı idi. (İ. Yıldırım, H. Ertin ve İ. Başağaoğlu, “Türk Tıp Tarihinde ‘Anadolu Kliniği' -1933/1954-, Anadolu Kliniği, Ocak 2016, c. 21, sy. 1, s. 5. Mûmâileyhin vefât târihini de bu kaynaktan öğreniyoruz.) Kendisi, Nümûne Hastahânesi Dâhiliye Kliniği'nde çalışmakta iken, 11 Ekim 1949'da, birçok meslekdaşıyle berâber, emekliye sevk̆ edilmiştir. (Cumhuriyet, 12.10.1949, s. 3)

Muhtemelen evlenmedi ve nesli devâm etmedi…

Hakkındaki fevkal̃âde mühim bir bilgi, Siyonizmin en önde gelen isimlerinden İra Arthur Hirschmann ile olan münâsebetidir.

Hirschmann'dan, ilkin, Yeni Söz'ün 20 Aralık 2017 ilâ 9 Ocak 2018 târihli nüshalarında tefrika edilen Kemalizm, İsrâil'in Kuruluşuna Nasıl Yardım Etti? isimli araştırmamızda bir nebze bahsetmiştik.

“Kemalist Türkiye” de İsrâil’in bânîleri arasında yer alıyor: (“Ebedî Şef”i tâk̆îben) “Millî Şef”in müzâheretiyle, on binlerce Yahûdi, Türkiye üzerinden Filistin’e geçirildi

İra Arthur Hirschmann (1901 - 1989), 1930'lu senelerin sonlarında, Nevyork'un hâlen faâliyette olan büyük mağazalarından Bloomingsdale'in İdâre Meclisi Reîs Muâvini idi. Bundan mâadâ FM yayını yapan radyo istasyonları kurmakla, mûsık̆îyle ve siyâsetle de uğraşmaktaydı. (Nevyork'un Yahûdi Belediye Reîsi La Guardia'nın yardımcılarından biriydi.) Siyâsî nüfûzunu, 1938'den Cihân Harbi sonrası senelere kadar, husûsen, Avrupa'da Nazilerden kaçan Yahûdilerin Filistin'e muhâceretinin têmîni uğrunda seferber etmişti. 14 Şubat 1944'te Ankara'ya gelmiş, buradaki gizli veyâ âşikâr Siyonist teşekküllerle ve “Millî Şef” Hükûmetiyle temâsa geçerek Nazi işgâl̃i altındaki memleketlerde yaşıyan Yahûdilerin muhâceretiyle al̃âkalı işleri koordine etmeye başlamıştı. 22 Şubat 1944'te, bu muhâceret işlerini tanzîm etmek üzere, Amerikan Har̃b Mültecîleri Encümeni'ni (War Refugee Board) temsîlen, ABD'nin Ankara Büyük Elçiliği nezdinde Husûsî Ataşe tâyîn edilmişti. (https://www.jta.org/1944/02/23/archive/ira-a-hirschmann-appointed-war-refugee-board-representative-in-turkey; 12.10.2018)

ABD'nin Ankara Büyük Elçisi de yine bir kavimdaşıydı: Laurence Steinhardt…

Hirschmann, Doğu Avrupalı diplomatlar ve Devlet adamlarıyle gizlice irtibât kurarak, onları, memleketlerindeki Yahûdileri bir şekilde Türkiye'ye yollamıya ik̆nâ ediyordu. Îcâbında onlara rüşvet veriyor veyâ sahte evrâk tanzîm ediyordu… Meselâ bir Rumen diplomatının âilesine ABD vizesi verdirmiş, karşılığında, Romanya'nın Transnistirye bölgesinde bulunan temerküz kampından 100 bin civârında Yahûdinin kaçmasını sağlamış ve bunların büyük bir kısmı Filistin'e hicret etmişti. (10 Ekim 1989 târihli The New York Times gazetesinde çıkan vefâtnâmeden: https://www.nytimes.com/1989/10/10/obituaries/ira-hirschmann-is-dead-at-88-executive-and-leading-nazi-foe.html; 18.11.2018) Kezâ, sonradan XXIII. Jean ismiyle Papa olan ve Cihân Harbi esnâsında Türkiye'de bulunan Angela Roncalli'yi ik̆nâ ederek, ondan binlerce Macaristan Yahûdisi için sahte vaftîz vesîkası almış, dipl̃omatik yollarla bunları Macaristan'a naklederek orada binlerce kavimdaşının temerküz kamplarına yollanmasına mânî olmuştu. (Târih ve kültürle alâkalı ciddî bir Çek İnternet Sitesinden: http://www.neuhaus.cz/lide/Ira_Arthur_Hirschmann.htm; 12.10.2018)

Bu sûretle, on binlerce kaçak Yahûdi, Türkiye'nin têmîn ettiği gemilerle gizlice Türkiye'ye getiriliyor ve trenlerle veyâ gemilerle Filistin'e sevk̆ ediliyordu… Türkiye'nin yardımıyle Filistin'e yerleştirilen bu mazl̃ûm Yahûdiler, orada zâlim Siyonistler hâline gelecek, en az on dört asırdır Arab-Müslüman vatanı olan bu beldede, yerli halkın arâzîlerini gasbederek, onları kitleler hâlinde katlederek, vatanlarından tehcîr ederek, ezerek, sindirerek, kısaca jenosid siyâseti tâkîb ederek İsrâil Devleti'ni kuracaklardır…