Bir yük treni Çin’den yola çıkıp Türkiye’ye girdiğinde ülke para kazanmaya başlar mı? Evet. Her vagon demiryolu, terminal, gümrük, depolama, sigorta ve bakım hizmetlerine talep oluşturur. Yük Türkiye’de işlenir, paketlenir veya yeniden ihraç edilirse oluşan değer daha da büyür. Orta Koridor’un Türkiye için anlamı, raylardan geçen yükü ekonomik faaliyete çevirebilmektir.

Dünya Bankası, yatırımlar ve verimlilik adımları tamamlandığında koridordaki yük hacminin 2030’a kadar üç katına çıkabileceğini, taşıma süresinin ise yarıya inebileceğini hesaplıyor. Hızlı ve güvenilir hizmetler, Türkiye’nin bu büyümeden alacağı payı artırabilir.

Vatandaş bu koridorun etkisini iş imkânlarında, üretimin sürekliliğinde ve ürünlerin pazara hızlı ulaşmasında hissedebilir. Taşıma ucuzladıkça üreticinin maliyeti düşebilir, ihracatçı Avrupa ve Orta Asya’ya hızlı ulaşabilir. Rekabet güçlüyse bu tasarruf fiyatlara da yansıyabilir.

Türkiye’nin çalışan bir altyapısı var. Bakü-Tiflis-Kars demiryolu 2017’den beri faal. Marmaray Asya ile Avrupa’yı raylarla bağlıyor. Kars Lojistik Merkezi yük aktarma ve depolama hizmeti veriyor. Bu omurgaya doğu, batı ve güney yönünde yeni bağlantılar ekleniyor.

İlki Zengezur güzergâhı. Türkiye tarafındaki 223,9 kilometrelik Kars-Iğdır-Aralık-Dilucu demiryolunda inşaat sürüyor. Hat, Nahçıvan üzerinden Azerbaycan’a uzanacak bağlantının Türkiye bölümünü oluşturuyor. Ermenistan kesimindeki çalışmalar tamamlanır ve transit şartları üzerinde uzlaşılırsa Bakü-Tiflis-Kars’a ek bir demiryolu seçeneği doğacak.

Bu bağlantı Türkiye ile Azerbaycan arasındaki fiziki bağı güçlendirirken Iğdır ve Kars’ın ekonomik rolünü de değiştirebilir. Depolar, aktarma merkezleri, bakım tesisleri, gümrük hizmetleri ve ihracata dönük üretim için yeni talep oluşabilir. Bu gelişme Türkiye’nin Türk dünyasını Avrupa’ya bağlayan rolünü daha da güçlendirebilir.

İkinci bağlantı İstanbul Kuzey Demiryolu Geçişi adı verilen INRAIL projesi. Çayırova ile Çatalca arasında kurulacak 127 kilometrelik çift hat, Yavuz Sultan Selim Köprüsü üzerinden geçecek. Yolcu ve yük trenlerine hizmet verecek hat, İstanbul çevresinde yüksek kapasiteli bir demiryolu geçişi sağlayacak. Avrupa İmar ve Kalkınma Bankasına göre bu hat Orta Koridor, Irak Kalkınma Yolu ve Türkiye-Avrupa demiryolu arasındaki ana bağlantıyı kuracak.

Güneyde Hicaz Demiryolu yeniden gündemde. Türkiye, Suriye ve Ürdün, Suriye’deki eksik 30 kilometrelik bölümün tamamlanması için prensipte uzlaştı. Hat işlerlik kazandığında Türkiye’nin demiryolu ağı Akabe Limanı üzerinden Kızıldeniz’e ulaşabilir. Böylece doğu-batı omurgasına güney yönlü bir kapı eklenebilir.

Bu neyi değiştirecek?

Marmaray yük trenlerine belirli saatlerde hizmet veriyor. INRAIL daha geniş çalışma süresi ve kapasite sağlayarak İstanbul’daki darboğazı azaltabilir. Böylece Orta Asya ile Irak’tan gelen yükler aynı demiryolu üzerinden Avrupa’ya ilerleyebilir. Türkiye farklı ticaret yollarının kesiştiği bir dağıtım merkezine dönüşebilir.

Yeni hatlar iş imkânlarını artırabilir. Makinist, vagon teknisyeni, depo yöneticisi ve gümrük uzmanına ihtiyaç artabilir. Sigorta, veri analizi, siber güvenlik, dış ticaret, soğuk zincir, ambalajlama, kalite kontrol, demiryolu ekipmanı ve lojistik yazılımı Kars, Iğdır ve İstanbul çevresinde büyüyebilir.

Bu alanlara kaynak yöneltebilecek Türk Yatırım Fonu faaliyette. Fon depolama, soğuk zincir, otomatik gümrük, dijital altyapı ve KOBİ’leri öncelikli görüyor. Türkiye’nin 2030 Sanayi ve Teknoloji Stratejisi de organize sanayi bölgelerinin ulaşım bağlantılarını güçlendirmeyi hedefliyor. Bu adımlar koridor çevresindeki girişimlere yeni finansman kanalları açabilir.

Bir başka kazanç çoğu zaman görünmüyor. Koridordan geçen her yük aynı zamanda veri üretiyor. Hangi ürünün nereden geldiği, hangi pazara gittiği, nerede beklediği ve hangi güzergâhın aksadığı izlenebiliyor. Türkiye bu verileri güvenli biçimde birleştirebilirse ticari ve stratejik istihbarat kapasitesini güçlendirebilir.

Akışı erken gören, yaklaşan tedarik sıkıntısını da erken fark eder. Bu veriler enerji ekipmanı, gıda, kritik mineraller veya savunma sanayisi girdilerindeki daralmayı erkenden gösterebilir. Kamu kurumları stok ve tedarik politikasını, şirketler ise üretim ve ihracat planlarını daha sağlam bilgilerle hazırlayabilir.

Koridor dış politikadaki ağırlığı da artırabilir. Avrupa güvenli tedarik ararken, Orta Asya ürünlerini yeni pazarlara taşımak, Azerbaycan ise batıya daha sağlam bağlanmak istiyor. Bu üç arayışın kesiştiği yerde Türkiye var. Bu konum Ankara’nın geçiş tarifeleri, gümrük uyumu, güvenlik standartları ve yeni güzergâh görüşmelerinde daha fazla söz sahibi olmasını sağlayabilir.

Zengezur ve INRAIL tamamlandığında Türkiye’nin elinde doğuda ve batıda birden fazla demiryolu seçeneği olacak. Bir bağlantıda sorun yaşandığında diğerinin kullanılabilmesi, ticareti siyasi krizlere, kazalara ve doğal afetlere karşı daha dayanıklı hâle getirecek. Bu kapasite Türkiye’nin güvenilir ortak olma değerini yükseltecek.

Kazancın büyümesi üç şarta bağlı. Yük hızlı taşınmalı, yerli şirketler hizmet zincirine katılmalı, koridor verisi sanayi politikasıyla buluşturulmalı. Raylar Türkiye’yi geçiş merkezi yapar. Üretim, lojistik ve veri ise bu merkezi ekonomik ve siyasi güce dönüştürür.