Bazı tipler vardır; halk arasında melek görünür, kayıt dışına çıktıklarında ise iblise dönüşürler. Rüşvet, hırsızlık ve yolsuzluk, irtikap ve kötülük… Ne ararsanız var bu tiplerde.

MASAK raporlarına göre yapılan her şey ayen beyan ortada. Öyle ki mızrak artık çuvala sığmıyor. Dün darbelerin kitabını yazdılar, bügün ise kirli işlerin ve yolsuzlukların kitabını yazıyorlar. Kul hakkı dediler, yediler. Namus dediler, kirletildi. Rezillik diz boyu!

Nerdeyse, Ana Muhalefet Belediyelerinin tamamına yakınında ısrarla aynı rezillikler yaşanmaya devam ediyor. Lağım taşmış durumda. Bu kez lağım Uşak Belediyesinde fena patladı! Fuhuş, irtikap, rüşvet, dört ayrı sevgiliye Belediye kasasından maaş bağlamak, say say bitmiyor…

Bir soru. Peki, neden Özel’inden, tüzeline kadar CHP teşkilatları tam kadro halinde yolsuzluklara imza atan Başkanları savunuyorlar? Kötülükte ısrar ne anlama geliyor sizce?

Kötülüğü savunmak ısrarı bir zihniyetin çürüdüğü anlamına geliyor. İşlenen suçlara ortak olduğu ve suçun bireysel işlenmediği anlamına geliyor. Bu çürümüşlük hali bir zihniyetin karakteri haline gelmişse tuz koktu demektir. Evet tuz çok pis kokuyor.

Oysa yapılması gereken şey; aynayı kırmaya kalkmak değil, yüzdeki karayı silmektir.

Etienne de La Bootie’nin sözüdür: “Kötüler bir araya geldiğinde topluluk değil, çete oluştururlar.” Koro halinde suçluyu savunmanın nedeni de işte budur.

Bir soru daha. Arsızlar neden bu kadar cüretkar oluyorlar? Platon, “İnsanlar kötülüğü, iyiliğin eksikliğinden yaparlar." diyor. Olan bu…

Gazeteci Sabahattin Önkibar’ı bu konuya sesiz kalmadığı için tebrik ediyoruz. Dinleyelim: “CHP'li başkan Özkan Yalım, kadını ta Uşak'lardan ahlaksız bir ilişki için Ankara'lara kadar getirttiriyor. Kadının yaşı 21. Allah aşkına yaşanan rezaletler Cumhuriyet Halk Partisi'nin gizli bir uygulaması mı?”

Evet, bize göre de böyle. Yaşananlar gizli bir ajandanın varolduğunu gösteriyor.

Geçmişte çok açık bir şekilde darbecilerle iş tuttular. 28 şubat ve muhtıralara destek verildi. Menderes’in asılmasının sebebi oldular. Başörtüsü yasaklandı. Kur’an kurslarının kapısına kilit vurdular. Bütün bu deliller gizli bir ajandanın olduğunu ve arkasında da bir üst aklın var olduğunu gösteriyor.

Askeri darbe dönemlerine dur denince yeni şekil darbe dönemleri başladı. Fuhuş, rüşvet, hırsızlık ve LGBT gibi sapkınlıklara destek vermek gibi her türden ahlaksızlıklar yaygınlaştırılmak isteniyor. Dini ve milli değerlerimiz öldürülmek isteniyor.

Ezcümle; Türkiye, Uluslarası azılı bir kötülük çetesinin kullandığı yerel taşeronlar eliyle yüzleşiyor. Bu çok açık, çünkü üslûplardaki benzerlikler bunu gösteriyor, değil mi?

Dün siyasette karşılarında Özal ve Erbakan gibi liderler vardı. Bugün, değerlerimize karşı yapılan darbelerin karşısında iyi ki Erdoğan var.

Yeni şekil darbe dönemlerinde tarihimizi, kültürümüzü ve kimliğimizi hedef alıyorlar.

Her şeye rağmen iyilik ve iyiler galip gelecektir. Emin olun.