Geçtiğimiz hafta, Allahü Teâlânın varlığını isbat eden “Bilgi ve Şuur Delili”ni ele almış idik. Bu hafta ise, “Çokluk İçinde Birlik Delili”ni incelemeye çalışacağız inşâallahü teâlâ.

“Çokluk İçinde Birlik Delili”, kısaca şudur: Kâinatta milyarlarca farklı tür bulunmaktadır. Bunların yapıları birbirinden farklıdır. Ancak bu sayısız farklı varlığın, birbirini etkilediklerini ve uyum içerisinde hareket ettiklerini görüyoruz. Bu kadar farklı varlığın, belirli gayeler etrafında birleşerek birbirini tamamlayıcı ilişkiler içerisinde bulunması, bunların; sonsuz ilim, irade ve kudret sahibi bir Zât tarafından yaratılıp yönetildiklerine işaret etmektedir. İşte o yüce Zât, Allahü Teâlâ’dır. “Çokluk İçinde Birlik Delili”nin mantıkî açılımı ise, şöyledir:

1) Kâinatta muazzam bir çokluk ve çeşitlilik vardır: Kâinatta arı, çiçek, bulut, nehir, toprak, güneş ve daha nice birbirinden çok farklı mahlûk bulunmaktadır. Bunların her biri farklı özelliklere ve farklı vazifelere
sahiptir.

2) Fakat ne gariptir ki bu farklı varlıklar, birbirlerinden etkilenmekte, birbirlerine yardım etmekte ve birbirlerini tamamlamaktadırlar: Kuşun kanadı, balığın solungacı, devenin hörgücü gibi yapılar, şaşırtıcı bir şekilde anlamlıdır ve işe yarar. Yani bunların tamamı, kendi hayat şartlarına ve gördüğü vazifeye uygundur. Arı, çiçeği tozlaştırır. Bulut, yağmuru
taşır. Yağmur, toprağı ve bitkileri besler. Dolayısıyla bu büyük çeşitlilik içinde müthiş bir işbirliği vardır.

3) Evet, farklı yapı ve özelliklere sahip bu kadar varlığın tamamı, büyük bir bütünün parçaları gibi görev ifa etmektedir: Örneğin güneşin ışık ve ısısı bitkilerin hayatını etkiler. Yağmur, toprağı ve bitkileri besler. Bitkiler, insanlar ve hayvanlar için besin ve oksijen sağlar. Arılar, bitkilerin çoğalmasına katkıda bulunurken bitkiler de arılara besin sağlar. İnsanların ve hayvanların çıkardığı karbondioksit ise, bitkiler tarafından kullanılır. Böylece birbirinden çok farklı varlıklar arasında karşılıklı fayda ilişkileri meydana gelmektedir.

4) Dolayısıyla sayısız farklı unsurun böyle bir uyum ve iş birliği içinde olması, bu çokluğun içinde bir birlik bulunduğunu göstermektedir: İnsan, hayvan, bitki ve cansız varlıklar, yapı bakımından birbirinden tamamen farklıdırlar. Fakat bunların birbirleriyle olan ilişkileri, onları âdeta büyük bir bütünün parçaları hâline getirmektedir. Zira birinin sahip olduğu bir özellik, diğerinin ihtiyacını karşılamakta; birinin yaptığı bir vazife, diğerinin hayatına fayda sağlamaktadır. Böylece sayısız farklı unsurun meydana getirdiği çokluk içerisinde dikkat çekici bir birlik ve bütünlük ortaya çıkmaktadır.

5) Milyarlarca farklı varlığın tesadüfen birlik ve uyum içinde bir araya gelmiş olması asla düşünülemez: Milyarlarca varlığın ve sayısız unsurun, kendi kendine var olmaları ve biraraya gelip anlamlı ve uyumlu bir sistem meydana getirmeleri, aklen mümkün değildir.

6) Sebepler de tek başına bu birliği meydana getirmiş olamaz. Çünkü sebeplerin kendileri de yaratıktır ve bu bütünün birer parçasıdır: Arı bal yapar; fakat balın insan için faydalı olacağını bilmez. Bulut yağmur taşır; fakat toprağın ve canlıların suya olan ihtiyacından bihaberdir. Bitki, kendisine verilen özelliklerle besin ve oksijen üretir; fakat bunların hangi canlıların ihtiyacını karşılayacağını bilmez. Yani sebeplerin kendileri de mahlûktur ve bu çokluğun birer parçasıdır. Dolayısıyla kendilerini ve çevrelerini kuşatan bu büyük düzeni bilmeyen bu sebepler, kâinattaki bütün varlıkları ortak gayeler etrafında birleştirip yönetemezler. Yani sebepler de, bu muazzam çokluk içindeki birliğin sahibi değildir.

7) Binaenaleyh bu muazzam çokluk içindeki bu müthiş birliği meydana getiren bir irade vardır: Çünkü atomdan galaksilere kadar her yerde ve her şeyde görülen bu çokluk içindeki birlik, sahipsiz olamaz.

8) O zaman, bu çokluk içindeki birliği sağlayan bir yaratıcı vardır. O da Allahü Teâlâ’dır. Evet, kâinattaki bu muazzam çeşitliliği, belirli gayeler etrafında birleştiren; farklı varlıkları birbirleriyle irtibatlandıran; onları birbirlerine yardım edecek ve birbirlerinin ihtiyaçlarını karşılayacak özelliklerle donatan; sonsuz ilim, irade ve kudret sahibi Allahü Teâlâ’dır…

(Devamı haftaya…)