Kıymetli okurlarım; Günümüzde yaşadığımız her sıkıntı bizim ruhsal dünyamızda derin yaralar açmaktadır. Maneviyatı kuvvetli olan insanlar hayatlarında yaşadıkları bu sıkıntıları rahatlıkla atlatabilmektedirler. Bunun ilk prensibi aile de verilen manevi eğitimle olmaktadır. Her yöremizde yeni doğan bebeğin adı konulduktan sonra, sağ kulağına ezan, sol kulağına ise kâmet okunur ve ardından yeni doğan bebeğin adı sağ kulağına üç kez söylenir. Bu güzel manevi uygulama bizzat Hz. Peygamber (s.a.v.) tarafından torunu Hz. Hasan doğduğunda yapılmıştır. Okunan ezan ve kamet Allah ile bebek arasında manevi bir bağ kurulduğu için önemlidir.

Sünneti seniyye olan bu güzel hasletlerimiz, günümüzde Anadolu da artık bir gelenek haline gelmiş. Toplumsal yaşantımızda önemli bir yer edinmiştir. Yapılan bu törenlerin kendine has ayrı ayrı kuralları vardır. Kimi yörelerde bebeğin doğumu davullu zurnalı kutlanır. Kimi yörelerde ise mevlit okutularak, çocuğun anaya, babaya, vatana millete hayırlı bir evlat olması için dualar edilir. Bazı yörelerde de davetlilere yemek ikram edilir, helva ve akide şekeri dağıtılır. Bu törenler yöreden yöreye farklılıklar gösterir.

Kıymetli okurlarım; çocuğun ilk eğitimi ailede başlar, o nedenledir ki büyüklerimiz insanın ilk mürebbiyesi annesidir derler. Anne çocuğa, ileride yaşamında lazım olabilecek her şeyi öğretmeye çalışır.

Önce ahlak ve maneviyatla çocuğa şahsiyet kazandırılır. Çocuğa bütün evreni yoktan yaratan ve yaşatan gücün yüce Allah olduğu bilinci verilir. Sonrasında temizlik, yeme içme, sevgi, saygı, oturma, konuşma adabı gibi toplum içinde uyulması gereken adabı muaşeret kuralları anne tarafından çocuğa öğretilir.

Ahlak ve maneviyatı ile şahsiyet kazanan çocuk adabı muaşeret kurallarıyla topluma faydalı bir insan olur. Çünkü temelden öğrenilmesi gereken hemen her şeyi çocuk anne ve babadan öğrenir. Kısacası çocuk anne ve baba tarafından hayata hazırlanmaktadır.

Günümüzde ise yukarıda bahsettiğim sünneti seniyye ile gelenek ve göreneklerimizin ne kadarı büyük metropollerde yerine getiriliyor bilemiyoruz. Ancak; bilinen bir şey var modern yaşam ile birlikte ulaşım şehirleşme ve çalışma ortamları gibi sorunlardan dolayı, çalışan anne ve babalar çocuklarıyla yeterli vakit geçiremiyorlar, buda çocuklarda öz güven eksikliği ve kaygıya neden olmaktadır. Çocuğun ilk okulu ailesi, ilk öğreticisi ise annesidir. Günümüzde ise evde verilmesi gereken bu Milli ve Manevi değerler kreşlere havale edilmektedir. Çocuklar anne ve babalarını rol model alması gerekirken, kreşteki öğretmenlerini rol model almaktadırlar. Bu da çocuklarda ikilem yaşanmasına sebep olmaktadır.

Kıymetli okurlarım; ahlak ve maneviyattan yoksun bir gençlik eğer kökleri sağlam değilse kendini bir boşluğun içinde bulmaktadır. Değer boşluğu oluşan bu tip gençlerde zamanla yalnızlık ve bireysellik ön plana çıkar. Gençler hayatı sadece maddeden ibaret görüp, hedonizm ile mutlu olmaya çalışmaktadır. Maneviyattan uzaklaşan bu gençler, hayatta bir amaçlarının bulunmaması nedeniyle yalnızlık hissine, kapılır bu ise onları savunmasız bırakır. Savunmasız kalan bu gençler günümüzde sokak satıcılarının tuzağına düşmekte esrar, eroin, kokain ve hapların kurbanı olmaktalar.

Bu nedenle telafisi mümkün olmayan bu tür olaylarla karşılaşmamak için, aileler olarak geleceğimizi emanet edeceğimiz gençlerimizi, Türk İslam töresine uygun, aile yapısına sadık dinini, dilini, geçmiş tarihini, atasını, töresini, anasını, babasını büyüğünü, küçüğünü bilen bir nesil yetiştirmek zorundayız.

Nasıl ki toprağa kök salmış bir ağaç, rüzgarlara ve fırtınalara karşı direnç gösterir ise, Milli ve Manevi değerlerle beslenen gençler de zorluklara karşı direnç gösterirler. Aksi takdirde Milli ve Manevi değerlerden yoksun yetişen bir nesil; rüzgârın önünde savrulan yaprak misali, her türlü yanlış yollara gidebilir.

Bugün şehirlerimizde yaşadığımız şiddet olayları, cinayetler, madde bağımlılığı ve aile bağlarının zayıflaması bunun en somut göstergesidir. Yarınlara, vatana millete faydalı bir nesil bırakmak istiyorsak, gençlerimize yalnızca maddi kazançlar değil; bizi biz yapan Milli ve Manevi değerleri miras bırakmak zorundayız.