6 Ekim 1657 tarihinde 48 yaşında vefat eden tarihçi, coğrafyacı ve bibliyografya yazarı Kâtip Çelebi’nin en önemli eseri Cihannümâ’dır. Kâtip Çelebi, Girit seferi sırasında coğrafya ve harita çizimine ilgi duydu. Coğrafya kitaplarının yetersiz olması yüzünden bir kitap yazmaya karar verdi. “Cihannüma” eserini iki bölüm halinde yazan Kâtip Çelebi, ilk defa sistematik bir coğrafya kitabı ortaya koydu.
Kâtip Çelebi’nin hayatını kısaca özetleyelim. Babası Enderun’da yetişmiş olan Abdullah Efendi’dir. Beş yaşında eğitime başladı. Kur’anı kısmen ezberleyerek, iyi hattatlardan hat dersi aldı. Çok zor olan arşiv yazısı Siyakat’ı öğrendi. Devrin en meşhur ve bilgili hocası olan Kadızade Mehmed Efendi’den uzun yıllar ders aldı.
Daha 14 yaşındayken babasının yanında memuriyete başladı. Ancak ücretini devletten değil babasının maaşından alıyordu. 17 yaşında ilk defa Bağdat seferine katıldı. Ardından doğuya yapılan birçok sefere iştirak etti. 1635’te IV. Murad’ın Revan seferine de katıldı. Son olarak 1645 yılında Girit seferine katıldı.
Bir seferden gelirken: “Küçük cihaddan büyük cihada döndüğünü” söylemiş ve ondan sonra kendini tamamen ilmi çalışmalara vermiştir. 1637’de zengin bir akrabasından kalan mirasın önemli bir kısmını, 300 bin akçeyi kitaba yatırdı. Kalanıyla evini tamir ettirdi ve aynı yıl evlendi.
Kitap okumayı ve ilimle uğraşmayı çok severdi. Bazen kitaba öyle dalardı ki, güneş doğuncaya kadar odasında mum ışığında çalışır, yorgunluk bilmezdi. İki yılda usul-i hadis ilmini tamamladı. Arapça Farsça yanında Latince’yi de öğrendi. Müslüman olmuş bir Fransız olan Mehmed İhlasi’nin yardımıyla Latince’den Türkçe’ye tercümeler bile yaptı.
Katip Çelebi vakur, iyi huylu, himmet sahibi, az konuşan erdemli bir zattı. Hicivden hiç hoşlanmazdı. İnce zevk ve merakları vardı. Evinde salkımlı mavi sümbüller yetiştirdiği bilinmektedir.
En önemli eseri Cihannümâ’da; Endülüs, Kuzey Afrika ve Osmanlı ülkesi konu edilmiştir. Osmanlı (iklimi Rum) bölümünde Bursa, Edirne İstanbul anlatılmış, daha sonra Rumeli, Bosna ve Macaristan konu edilmiştir.
İbrahim Müteferrika kurduğu matbaada kitaplar basmaya başladığında, 10. Eser olarak 1732’de Cihannümâ’yı yayınlamıştır. Eserin bazı bölümleri çeşitli Batı dillerine çevrilmiş, ayrıca özetleri ve ilaveleri de yapılmıştır. Cihannümâ’nın birinci bölümünde denizler, adalar ve nehirler, ikinci bölümünde ise şehirler ve keşfedilen yerler anlatılmıştır. Ayrıca dünyanın yuvarlak olduğunun delillerini sıralanarak dinin gerçeklerle asla çelişmediği ifade edilmiştir.
“Keşfüzzünun” adlı eseri Arapça olarak yazılmıştır. Kapsamlı bir bibliyografya ve bilimler ansiklopedisidir. Bu eseri yazmaya 1633 yılında başlamış 20 yılda telif etmiştir. Kitabın başında yer alan Mukaddime’de bilginin tarifi, İslam dünyasındaki gelişmesi, medeniyetle olan ilişkileri ve kitap telifi gibi konular yer almaktadır.
“Fezleke” adlı eseri Osmanlı tarihine dair Türkçe olarak yazılmıştır. 1592 yılından 1654 yılı başlarına kadar; klasik İslam tarih yazıcılığı geleneğine uyularak hadiseler sene tertibine göre anlatılmıştır.
“Düsturül Amel” ise, devlet düzeni ve devletin ıslahına dair eseridir. Katip Çelebi'nin devlet felsefesine dair görüşlerinin bir özeti olan eserde, bir mukaddime ve maliyenin düzeltilmesine ilişkin başlıca tedbirleri anlatan bir bölüm vardır.
“Tuhfetül Kibar” 1645’te başlayan ve yıllarca süren Girit seferi münasebetiyle kaleme alınmıştır. Bu eserde, 1656 yılına kadar Osmanlı deniz savaşları anlatılmıştır. Osmanlı denizcilik tarihi için önemli bir kaynak olan kitap çok ilgi çekmiş ve 1729 yılında Müteferrika Matbaası’nda basılmıştır.
“Mizanül Hak” döneminin fikri hayatını ve dini tartışmalarını konu alan Türkçe yazmış olduğu son eseridir. Kabri, İstanbul Unkapanı İMÇ 3. Blok bitişiğinde etrafı çevrili özel hazirededir. Allah rahmet eylesin.